BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Erkekler & Kadınlar...

Erkekler & Kadınlar...

İngiliz kadın meslektaş Rona Levin, arkadaşlarıyla oturup, “Erkekleri Bezdirecek Muhteşem Kadın Cevapları” başlıklı bir liste hazırlamış... İşte listeden örnekler;



İngiliz kadın meslektaş Rona Levin, arkadaşlarıyla oturup, “Erkekleri Bezdirecek Muhteşem Kadın Cevapları” başlıklı bir liste hazırlamış... İşte listeden örnekler; ... Adam: Daha önce tanışmamış mıydık?... Kadın: Evet... Hayvan Hastanesi’nin danışmasında çalışıyordum... ... Adam: Daha önce sizi bir yerlerde görmemiş miydim?... Kadın: Evet... Bu yüzden artık dışarı çıkmıyorum... Adam: Sana mı gidiyoruz, bana mı?... Kadın: İkisine de... Sen kendi evine, ben benimkine... Adam: Bir kadını nasıl mutlu edeceğimi bilirim... Kadın: İyi... O zaman beni rahat bırak... ... Adam: Sana kendimi hediye etmek istiyorum. Kadın: Basit hediyelerden hoşlanmam... ... Adam: Senin için dünyanın öbür ucuna giderim... Kadın: İyi... Benim için orada kalır mısın?... İbibik... -Karım giyim-kuşamıma önem verir... Beni hep “şık boğaz” eder... -Ahmet Mete Işıkara çok revaçta... Nereye gitse yer yerinden oynuyor... -Hanım telefon faturası çok geldi... Konturun topuzunu kaçırmışsın... -Komplekslerinizin esiri olmayın... Takıntıya kürek çekmeyin... -İnsani değerlerimiz çöl olmasın... Kişilik erezyonuna hayır... -Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar, üç sıçrar... Sonunda menisküs olur... -Sözünün eriydi, ama şimdi terhis oldu... -Çevreciler... Randevu verdiklerinizi bekletin, ağaç olsunlar... -Ok yağdan çıkınca, dalkavukluğun sınırı olmaz... -Çok üçkağıtçıdır çok... Akıllara “vurgunluk” verir... -Tiyatronun ölmesine seyirci kalmayalım... Seyirci olalım... -Apartman sakinlerine “paratoner taktıralım” dedim... Şimşekleri üzerime çektim... -Torpille idareci oldu... Haliyle sadece “vaziyeti idare ediyor”... -Çok bencil bir heykeltraş... Hep kendine yontuyor... (İbrahim Ormancı) Esnaf bedduaları... Bütün müşterilerin Bülent Ecevit gibi ola, kimseye mal satamayasın... İflas edesin... Körler memleketinde gözlükçü olasın... Deprem bölgesinde kayıkçı... Gelinlikçi olasın, dükkanın Seda Sayan’ın evinin dibinde ola... Ama o bütün gelinlik ihtiyaçlarını başkasından karşılaya... Sana hiçbir şey demiyorum... Stad önünde Trabzon bayrağı satıcısı olasın... Derbi notları... Fener, Fatih Terim’den vazgeçti... G.Saray Turan Sofuoğlu’nu istedi... Terim’in kredisi bitti... Taffarel 89 dakika maçı seyretti, 1 dakika da topu... Cimbom rüya takımı... Fener de kâbus takımı... Bazen acemi şoförler de iyi araba kullanır... Fener küçükle küçük oluyor, büyükle büyük... G.Saray derbide yenildi... Derbider oldu... Yaşamı ertelemek... beni her ölüm etkiler tanımasam bile üzülürüm yitirilmiş ümitlere... hiç gerçekleşemeyecek ideallere... yaşanmamış sevgilere üzülürüm bu yüzden korkarım yaşamı ertelemekten ne yapılması, ne söylenmesi gerekiyorsa söylenmeli, yapılmalı seviyorsanız, sevdiğinizi bugün söyleyin, sevdanızı bugün yaşayın işinizde yapılacak ne varsa bir an önce yapın yarın çok geç olabilir bir anda bitebilir herşey yaşamak için acele edin bence kısa yaşamışlıklar, yaşamamışlıklardan daha iyidir geriye dönüp baktığınızda “keşke”ler çoğunlukta olmasın uzun vadeli hedefler için bile bugünden harekete geçmeli yarınlar çok uzakta olabilir daha okulda başlamıyor muyuz ertelemeye yaşamı ilk hedef kolej, sonra üniversite hep yarına yatırım bugünü sonra, yaşamamacasına işe gireyim sonra... evleneyim sonra... çocuklar büyüsün sonra... emekli olayım sonra.... sonra... sonra.. sonra.... bir sürecin başında, ortasında yaşam her an sona erebilir sonrası olmayabilir fedakarlıklar güzel ama unutmayalım “herkes kendi hayatını yaşar”... (Tayfun Taliboğlu) Terim’in ajandası Müfit yenildik diye seviniyormuş... Yeni antrenör bulunacak, galip gelince dövülmeyecek...Hakan, Okan, Hagi, Emre, Sergen ve Arif bekleneni veremedi... Golcü alınacak... Taffarel oyundan soğumasın diye defansta gedikler verilecek... Bülent’in sağ ayağı yedek bekletilecek... Gerekirse kendisi de takımdan kesilecek... BİZİMKİLER Özkan Abi Trabzon’daki bir kahvede “Beşiktaş fark atacak” şeklinde yorum yapınca ölümden döndü... Engin Abi’nin “Güzellik hasta ediyor” haberine yorumu; “Ben de diyorum niye her tarafım dökülüyor?...” * Halit’in resmi polise, “Abi siz ne iş yapıyorsunuz” diye soruşunun üçüncü yıldönümü kutlandı... * İzmir’den İbrahim Ormancı profesyonel duvar yazıları ile köşemizden hisse kaptı... “İbibik”e çok güleceksiniz... TEMEL’ İN YERİ NASA Mars’a adam gönderecekmiş. Sadece bir kişi gidecek ve giden geri dönmeyecekmiş. İlk aday olan mühendis İdris’e bu iş için ne kadar isteyeceğini sormuşlar... “1 milyon dolar” demiş ve eklemiş; “Aileme bağışlayacağım”... İkinci aday olan doktor Dursun’a da aynı soruyu sormuşlar; “2 milyon dolar” demiş Dursun, “Bir milyonunu aileme bir milyonunu da tıbbi araştırmalara bağışlayacağım”... Üçüncü aday olan avukat Temel aynı soruya “3 milyon dolar” diye cevap verince yetkililer neden bu kadar fazla istediğini sormuşlar. Temel yetkililere doğru eğilmiş, kısık bir sesle; “1 milyonunu ben alırım, 1 milyonunu size veririm, İdris’i de Mars’a göndeririz”... HAFTANIN HATIRLATMASI “Bana hatırlama sanatını değil, unutma sanatını öğret... Çünkü ben hatırlamak istediklerimi hatırlıyor, unutmak istediklerimi unutamıyorum...” (Voltaire)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT