BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Takke düşüyor!

Takke düşüyor!

Galatasaray için “kara bir hafta” geçti! Yoo! “Kara hafta” deyimini, Galatasaray’ın “geçen hafta” sportif alanlarda “başına gelenler için” yazmıyorum!



Galatasaray için “kara bir hafta” geçti! Yoo! “Kara hafta” deyimini, Galatasaray’ın “geçen hafta” sportif alanlarda “başına gelenler için” yazmıyorum! Futbolda Fenerbahçe, basketbolda Beşiktaş, basketbol bayanlarda gene Fenerbahçe’ye karşı kaybedilen kupa ve “voleybolda” başa gelenler elbette ki “Galatasaray camiasını üzdü!” Ama “Galatasaray için” haftayı “kara” yapan “genel kurulda ortaya çıkan tablo” ile genel kuruldan sonra gazetelere akseden gelişmelerdi! Düşününüz “Galatasaray tarihinin en önemli, en hassas ve en zor genel kurullarından birini yapıyor”; genel kurula gelen üye sayısı 1800’ü zor buluyor! Kulubü “dolar bazında çok büyük bir borç ve faiz yükü altına sokan” Faruk Süren’in “yeniden seçilirken” aldığı oy sayısı “1100’ü bile bulmuyor!” Bir gün sonra Beşiktaş’ın genel kuruluna gelen üye sayısı, Galatasaray genel kuruluna gelen üye sayısının nerede ise “3.5 misli!” Ve “Galatasaray’ın seçilen başkanı” Faruk Süren, “Beşiktaş’ın kaybeden başkan adayı” Hasan Arat’ın aldığı oyun “yarısı kadar bile oy alamıyor!” Galatasaray için, Galatasaray camiası için “ne hazin bir tablo!” Herhalde, “monşerler ve mon beyler, tatili ve dinlenmeyi Galatasaray’a tercih ettiler!” “Arkasında böylesine zayıf”, ne zayıfı “çok cılız” bir oy desteği olan “bir başkan ve yönetimi” nasıl “cesur kararlar alabilecek”, nasıl Galatasaray’ı “iddia edildiği gibi” bir “Dünya Kulübü” yapacak? “400 oyla ibra edilen, 1000 oyla seçilen bir yönetim” koskoca Galatasaray’ı nasıl yönetecek? Hem de “Futbol takımı” böylesine “imrenilecek” ve “kıskanılacak” bir başarı çizgisi yakalamışken? “Bunca baskıya”, bunca “yalvarış ve yakarışa” rağmen ortaya çıkan “destek rakamları” Galatasaray adına “yürek sızlatıcı!” Dahası var: Ya, “Genel kuruldan iki gün sonra” medyaya sızan “Terim ile Galatasaray’ın yollarının ayrılacağı” haberi? Bu haber “acaba” genel kuruldan “iki gün önce” medyada yer alsaydı, oy tablosu böyle mi olurdu? Ortada “Fatih Terim ve talebelerinin başarısı üzerine kurulu” bir seçim kampanyası varken, Galatasaray camiasına “söylenmeyen ve açıklanmayan gerçekler” görülüyor ki “Galatasaray’ın geleceğini büyük ölçüde etkiledi!” Aylar önce yazmıştım; “Süren ve arkadaşlarının Terim’le devam etme arzuları çok tartışılır!” Mehmet Cansun’un ağzından kaçırdığı sözler, “Süren’in hınk deyicilerinin Terim hakkındaki açıklamaları” ve nihayet “Avrupa medyasında yer alan” ama “seçim öncesi” hemen yalanlanan “Galatasaray Cruyff’a gitti, onu istiyor” haberleri “ortada bir şeylerin döndüğünü” çok iyi gösteriyordu! “Yüzlerce milyon dolarlık projeleri” yeni yönetime bırakmak istemeyen Süren ve arkadaşlarının, “iş Terim’in sözleşmesinin uzatılmasına gelince” ayak sürümeleri de, “birşeylerin değil çok şeylerin döndüğünü” ortaya koyuyordu! Ne yazık ki, “Ben Adanalıyım, delikanlı adamım” diyen Fatih Terim “nedense” genel kurulun sonuçlarına “doğrudan tesir edecek” bir senaryonun “sahneye konmasına” göz yumdu, hatta “bazı açıklamalarıyla” adayı destekledi. “Bile bile ve isteyerek yapmadı” ise, “Galatasaray’ın bugünkü yönetim tablosundan ve gelecekte olacaklardan” ikinci derecede sorumlu olacaktır! Ama “bile bile”, kendisinin adının ve talebeleriyle birlikteki başarısının “oya tahvil oyununda” başrole oturtulmasına göz yummuş ise, “sorumluluğu birinci derecede olacaktır” ki; bunun da “bir bedeli vardır, olmalıdır!” Bu bedel ise, “Terim’in her halûkârda Galatasaray’da kalmasıdır!” Ancak “bu bedeli öderse” Galatasaraylılar onu affedebilir! Yoo! “Bunca olandan sonra çeker giderse”, bilmelidir ki “yarınlarda olacaklar için” Galatasaraylılar “onu unutmayacaklardır!” Hatta bir aralık “Süren varsa varım” demeye getiren Terim “belki de Süren’in asıl niyetini yeni yeni anladığı için” gitmek istiyor! Ama “bu kaçışı” gerçek Galatasaraylılar’a anlatamaz! Hele hele bana ve benim gibilere “hiç ama hiç anlatamaz!”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT