BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Aptal Türkler

Aptal Türkler

Her milletin aptalı olur da Türk’ün olmaz mı? Kendi tarihini bilmeyen, okumayan, öğrenmeyen, başka milletlerin karşısında, tam bir aşağılık duygusuyla iki büklüm eğilip kalan Türkler, aptal kere aptaldırlar.



Her milletin aptalı olur da Türk’ün olmaz mı? Kendi tarihini bilmeyen, okumayan, öğrenmeyen, başka milletlerin karşısında, tam bir aşağılık duygusuyla iki büklüm eğilip kalan Türkler, aptal kere aptaldırlar. Hrant Dink dâvâsı dolayısiyle binlerce değil, on binlerce aptal Türk, cezbe halinde bağırıp duruyorlar: “Hepimiz Hrant Dink’iz! Hepimiz Ermeniyiz!” diyorlar. Dünkü yazımda belirtmiştim: Bir aptal, bir ahmak, bir zır cahil adamın, Ermeni dâvâsına hizmet edercesine Hrant Dink’i öldürmesi ne kadar utanç yüklü bir hareket ise, on binlerce kişinin meydanlara dökülerek “Hepimiz Ermeniyiz!” diye haykırması da o derece yanlıştır. Aptalca bir davranıştır. Bazı köşe yazarlarımızın makaleleri de, aptallığımızın ikinci yüzüdür. Adamlar, hiçbir ciddi incelemeye girişmeden “Kendimizi Ermenilerin yerine koyalım. Birinci Dünya Savaşında, 1914-1915 yıllarında, Ermeniler büyük kayıplar verdiler. Büyük acılar yaşadılar!” diyorlar. 1914-1915 yıllarında, hakikaten çok kanlı olaylarla karşı karşıya kaldık. Türklerden, Kürtlerden, Ermenilerden ölen, öldürülen kimselerin sayısı yüz binlerin çok üzerindedir. O büyük facia karşısında, üzülmemek elbette mümkün değil. Ama “Kendimizi Ermenilerin yerine koyalım. Adamlar haklı!” diyenler, kendilerini biraz da Türklerin yerine koymalıdırlar! Sanki 1914-1915 yıllarında, Türkiye’de yaşayan Ermeni vatandaşlarımız kendi işleri güçlerinde çalışırlarken, milletimizin, devletimizin, ordumuzun aleyhinde hiçbir harekete bulaşmazlarken Türk halkının, Türk ordusunun büyük zulmüne uğrayarak büyük kayıplar vermişlerdir. Peh! Bu iddia, baştan sona kadar bir büyük safsatadan ibarettir. Bizim aptal adamlarımız, akıllarına şöyle bir soruyu katiyyen getirmiyorlar; demiyorlar ki: “Biz, Birinci Dünya Harbinde 7 cephede çarpışırken, kendi işlerinde güçlerinde olan Ermeni vatandaşlarımızın üzerine niçin saldıralım?.. Aklını peynir ekmekle yiyen bir devlet bile, 7 cephede düşmanla çarpışırken bir de içeride, kendi vatandaşlarına karşı bir cephe açmaz. Osmanlı devleti, hükümranlık süresi olan 624 yıl içerisinde 195 savaş yapmış. 195 savaşa katılan koca Osmanlı devleti, hiçbir savaşta, Ermenilere dokunmamış da, en güçlü olduğu devirlerde, Ermenilerin kılına bile dokunmamış da, neden en son savaşlarından birinde; üstelik dünyanın en güçlü devletleriyle çarpışırken tutup, bir de kendi topraklarındaki masum Ermenilere karşı kanlı bıçaklı olmuş?” Bu soruyu kendisine sormayan, cevabını aramayan, öğrenmeyen her insan hem de aptal kere aptaldır. Araştırılınca görülecektir ki, biz Birinci Dünya Savaşına girdiğimizde, kendimize hep dost bildiğimiz Ermeni vatandaşlarımız, Rusların, İngilizlerin, Fransızların oyunlarına gelerek bizi arkadan vurmaya başlamışlardır. Kürtleri ve Türkleri, câmilere doldurarak diri diri yakmışlardır. Kuyulara gömmüşlerdir. Sulara batırmışlardır. Duvarlara çivilemişlerdir. Derilerimizi soymuşlardır. Analarımızın gözü önünde çocuklarımızı tandırlarda kızartıp tepinmişlerdir... Ve daha binlerce cinayet işlemişlerdir. Sonra Suriye’ye sürülünce kendileri de yüz binlerce kayıp vermişlerdir. Bu kanlı hadiselerin müsebbipleri Türkler değildi. İhanet Ermenilerden gelmişti...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT