BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Alara, gurbetçiye satışla başladı AB’nin meyve deposu oldu

Alara, gurbetçiye satışla başladı AB’nin meyve deposu oldu

Gurbetçilere kiraz ve incir satarak meyvecilik sektörüne giriş yapan Alara Fidan, Avrupalının ağız tadını yakalayarak dünyada kiraz ve incirde marka olmayı başardı.



KOBİ DÜNYASI Mustafa Sezer mustafa.sezer@tg.com.tr Avrupa’daki Türklere kiraz ve incir satarak meyvecilik sektörüne adım atan Alara Fidan, dünyanın dört bir tarafındaki insanlara yaz-kış taze meyve yediriyor. 50 milyon dolardan fazla ihracat rakamına ulaşan Alara, yurt içinde de onbinlerce çiftçiyi istihdam ediyor. Bursa’da faaliyet gösteren Alara Fidan’ın kurucusu Yavuz Taner, Avrupa ve dünyanın bir çok ülkesindeki tüketiciyi anlayarak onların isteği doğrultusunda üretim yaptıklarını belirterek, “İlk dönemde ihracatımız Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarımıza hitap eden ürünlerden oluşmaktaydı. Çünkü yaptığımız araştırmalar Avrupalı vatandaşlarımızın tüketimine yönelik ürünün daha doğru olacağını gösteriyordu. Bunun üzerine ‘Bursa Siyah İnciri’ ne yöneldik. Sonrasında ihtisas ürünleri olarak kiraza odaklandık. Kiraz da tedarikçi ve satıcıları nezdinde cazip bir ürün olmaktan uzaktı. 30 yıllık ihracatçı olarak bu iki ürüne ağırlık verdik ve yaptığımız çalışmalarla kirazda hasat süresini uzatarak ihracatını 15 günlük süreden 100 güne çıkardık” dedi. Bugün Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde onbinlerce çiftçinin kendileri için üretim yaptığını, ayrıca modern bahçe tesis etmek isteyen üreticilere fidan temin ettiklerini dile getiren Taner, “8 farklı bölgede farklı iklim şartlarında üretim yapıyoruz. 4 bin dekar şirket arazisi üzerinde 2015 itibariyle her yıl 10 milyon kilo meyve hasadı yapmayı planlıyoruz. Bahçelerimizde yetişen ürünlerimizi Avrupa’dan Amerika’ya, Kanada’dan HongKong’a kadar onlarca ülkeye ihraç ediyoruz. Şu an 50 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştiriyoruz. Ayrıca nektarin, Japon eriği, elma ve nar gibi ürünlerin de satışına başladık” diye konuştu. Alara uzmanları yanılttı Yavuz Taner, Türk kirazının Avrupa’da fark edilmeye başlanmasıyla birlikte 1990’lı yıllarda Avrupalı kiraz uzmanları ve profesörlerden oluşan uzmanlarının Türkiye’de incelemelerde bulunduğunu hatırlatarak, “Türkiye’deki kiraz üretimi, dağınık, disiplinsiz, küçük üreticilerden oluşmaktadır. Uluslararası arenada rakip olamaz, güç oluşturamaz ve tehdit değildir” denildiğini söyledi. Taner, aynı profesör ve kiraz yetkililerinin 10 yıl sonra, Türk kirazının dünyadaki performansı yükseldikçe tekrar Türkiye’ye geldiğini belirterek “Bu defa dönüşlerinde hazırladıkları raporda, ‘10 yıl önce sunmuş olduğum rapor için özür diliyorum. O gün Türk Kirazı için Alara Faktörünü tespit etmemiştim’” şeklinde raporlarını revize etmişlerdi” dedi. Türkiye kışı yaşarken Arjantin’de hasat yapıyor Yavuz Taner, kirazın ihraç süresini uzatmak için çalışmalar içinde olduklarını belirterek,”Türkiye’de kış iken Güney yarımkürede yaz olması dolayısıyla bu bölgede üretim yapmayı planladık. Güney Küre’de Arjantin’de, kasım, aralık, ocak ve şubat döneminde hasat yapılacak şekilde kiraz bahçe yatırımı yaptık. Bu sayede Kuzey küre’de yaz döneminde 100 gün ve Güney küre’den de 100 gün olmak üzere Avrupa’daki alıcılara yıl boyunca toplam 200 gün kiraz tedarik edebiliyoruz” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT