BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KRAMPON...

KRAMPON...

G.SARAY’ın Xherdan Shaqiri ile görüşmeleri hızlandırmasının ardından Spikerler Federasyonu isim telaffuzu için bir araya geldi. “zabrisever”



G.SARAY’ın Xherdan Shaqiri ile görüşmeleri hızlandırmasının ardından Spikerler Federasyonu isim telaffuzu için bir araya geldi. “zabrisever” ... KURULUŞ tarihleri itibariyle “Atatürk hangi takımı tutuyor?” muhabbetinden uzak olan Trabzon-spor gözünü İsmet İnönü’ye dikti. “H.Kosecki” ... UJFALUSİ’nin Eskişehirspor stadının zeminiyle alakalı ‘böylesini görmedim’ açıklamasının ardından Çatladıkapıspor; “Sen bi de bizimkini gör, hem kayak merkezi hem 2 tutam çim var.” “brokal” ... YILMAZ Vural’ın katıldığı “Yenilsen de Yensen de” programının reytinglerde son sıraya oturması bilim adamlarını kara kara düşündürüyor. “yolcu” ... NAMI gezegen sınırlarını aşan Turgut Doğan Şahin’in yeni taliplisi Mars’ın İdman Yurdu. “H.Kosecki” AYAKÜSTÜ... “İz Bırakanlar” serisinin beşinci kitabı fena sardı beni... Olimpiyatların Mimarı Mösyö Coubertin’i anlatırken bir paragrafta aynen şöyle yazıyor: “...Müsabaka basittir, 180 metrelik parkuru önde bitiren atletleri defne dallarıyla dallar, dallıları kendi aralarında koşturur, ikinci kez de kazananın dalı üstüne dal koyarlar. Üç dal, dört dal derken dallaya dallaya baş dallamayı bulurlar.” AYNI?O?HESAP Kemal Bey, adil yargıyı etkileme fezlekesi için, “Hapse girsem, assanız bile konuşacağım” demiş. Tosun Paşa’da “Küçük Enişte” var ya; ona benzettim sahneyi; “-Tutmayın küçük enişteyi... Salıverin gitsin...” Tuzaktan kumanda... (...KANALTÜRK / Telegol) SERHAT ULUEREN: Hugo Almeida için ne söyleyeceksiniz?... ZİYA ŞENGÜL: Bu Almeida’yı turşu yapsan, kavanoza sığmaz... ... SERHAT ULUEREN: Sabri bugün yine kötü bir gün geçirdi?... ZİYA ŞENGÜL: Sabri oyundayken kuşlar bildiri yayınlıyor, kalenin arkasında durmayalım diye... HAYATA?DAİR... Güne; kendi kendime, bütün hayat problemlerini aynı anda çözmeye çalışmayacağıma ve sizden de bunu yapmanızı beklemeyeceğime söz vererek başlayacağım... ... Kendim, siz ve içinde yaşadığım dünyaya ilişkin yeni şeyler öğrenmeye çalışarak başlayacağım... Böylece her şeyi yeni doğmuş gibi kabul edeceğim... ... Birbirimizi daha iyi tanıyabilmemiz için, size üzüntümün yanı sıra sevincimi de iletmeyi düşünerek başlayacağım... . Bir insan olduğumu ve ben kusursuz oluncaya kadar sizin kusursuz olmanızı istemeyeceğime kendime hatırlatarak başlayacağım... ... Ellerimi uzatıp sevecenlikle size dokunmayı kendime hatırlatarak başlayacağım... Çünkü sizi duyumsamaktan yoksun kalmak istemiyorum... ... Her güne, yeniden seven insan olma sürecine giderek başlayacağım ve sonra neler olacağını izleyeceğim... (...Leo Buscaglia) Bizimkiler... Talip’in; evde yalnız olduğu bir günü anlatırken ortaya çıkan bombasıdır; “Karnım acayip aç, dolaptan bir şeyler uydurup atıştırdım... Patates kızartması, zeytin, peynir, domates falan... Baktım kapı çaldı... Kimseyi de beklemiyorum... Pizzacıyı görünce kafam dank etti... Açlıktan sipariş verdiğimi bile unutmuşum...” söz der ki; “-Hayatın tadı; hayatın tadını ararken karşınıza çıkan lezzetlerdir...” (...Ooo... Güzel güzel dedirten müthiş S.Ö.Z.leri) TEMEL’iN YERi Temel, vakti zamanında Amerika’ya gitmiş... Vakti zamanı dediğim kovboylar filan olduğu zaman... Bir eve yerleşmiş. Kış yaklaşırken de, “Biraz odun keseyim, kışın donarım” demiş... Çıkmış dağa, odun kesmiş, yüklemiş katırına, evine doğru yola koyulmuş... Yolun kenarında yaşlı bir Kızılderili görmüş... Kızılderili Temel’e şöyle bir bakmış, “-Bu kış sert geçmek” demiş... Temel de “Ula bunlarun kesin bir bilduğu vardır, ben gideyim biraz daha keseyim” diyerek gitmiş, biraz daha odun kesmiş... Dönüşte, yine aynı Kızılderiliyle karşılaşmış, Kızılderili: “-Bu kış çok sert geçmek” demiş. Temel bunu duyunca, biraz daha odun kesmiş, dönüşte yine aynı Kızılderiliyle karşılaşmış, yine aynı laf. Bu 5-6 sefer böyle tekrarlanmış, her seferinde Kızılderili dozajı arttırmaktaymış, sonunda artık katır yük taşıyamaz hale gelince, Temel patlamış: “-Niye taksit taksit söylüyorsun?... Hem nereden biliyorsun?...” Kızılderili Temel’i süzmüş, uzaklara bakarak cevap vermiş: -Bizde bir laf var, “Beyaz adam ne kadar odun kesmek, kış o kadar sert geçmek...” BİR FİLM DİYALOĞU (...City of Angels filminden) “-Birlikte olmayı hak etmeyen milyonlarca insan yan yanayken, ben neden hâlâ senden ayrı nefes alıyorum?...”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT