BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Duvar edebiyatı

Duvar edebiyatı

Halkın nabzı duvarlardan tutulabilir... Duvar yazılarının telifi, şöhreti, bir maddi getirisi olmadığından duvar yazarı yüreklidir, samimidir. Seksen öncesi politik davaların tahtası olan duvarlar, artık aşk meşk davalarına ev sahipliği yapıyor...



Halkın nabzı duvarlardan tutulabilir... Duvar yazılarının telifi, şöhreti, bir maddi getirisi olmadığından duvar yazarı yüreklidir, samimidir. Seksen öncesi politik davaların tahtası olan duvarlar, artık aşk meşk davalarına ev sahipliği yapıyor... Olur olmadık köşelerde karşımıza çıkan içli sanat eserleri zaman zaman gülümsetiyor da... İçerikten ziyade bana en hoş gelen, harflerdeki eğim. İçindekileri haykırma coşkusuyla dev harflerle başlayan yazarın, duvarın hislerine cevap verecek genişlikte olmamasından mıdır, coşkunun azalmasından mıdır bilinmez yazının sonlarına doğru puntoyu küçültmesi. Altmış puntoyla başlayan “Naciye seni çok sev.....”deki duygu seli, on beş puntolu “...yorum”a bırakıyor... - Ya aşkıma karşılık ver, ya da peşinden koştururken eskittiğim ayakkabıların parasını... - “Sevmek çay sevilmek şeker, garipler çayı şekersiz içer” (Bir kafe duvarında) - “Vatan bize ortam size emanet” - (Söğütlüleşme metrobüs durağı) - Taksim’de yaz boz tahtasına dönmüş bir duvardan; “Tosun bu duvarda da hizmetinizde” - Aşk bir mesele gel sırtımı kesele. - Boşa saymayın her iki yönde de on iki tane fayans var (bir umumi tuvalet) - Tek rakibim kuru fasulyeci Seyfi. (bir başka umumi tuvalet) - “Solma çiçeyim dilara” - (Aşk budur, romantizm budur...) - No aşk no dırdır, only geyik only gırgır... - Bir giyim dükkanı; “Satılan mal geri alınır ama olay çıkartırız!” - Muhtemelen bıyıkları yeni terlemiş bir delikanlıdan; “İstisnaysam kaideyi bozarım” - Bir bayan kuaförü camından; “Burdan giriş yok anam yandan dolaş” - 100 metre ileriye taşındık... (reklam bütçesi olmayan dönerci) - Sirkeci- Halkalı banliyö treninin içinde; “Kodum mu sit down” - Maçka, demokrasi parkının yan cephesindeki bir platformda: “Hiç kimse benden evinde bir kütüphane yapmamı istemedi...imza: bir içmimar” - Buraya çöp atan dövülecektir. Kadın erkek fark etmez! (bir apartmanın yan duvarı) - Dolmabahçe’ye giderken solda görünür; “Nuri Alço kıymetlimisssss” - Dışarıdan yemek getirmek serbesttir. (Öğrenci evi duvarı) - “İstesem de olamam bir aşkın kölesi... Senin derdin aşk, benimki semt meselesi. Rıdo...” (Yorumsuz...) - Bağcılar’da bir ilköğretim okulu duvarı ; “Ben sana faiklen öyle bi teklif göndermedim” - Bir mahalledeki elektrik trafosunda, kısa ve öz; “benim olacaksın.” - Âlem oyuncu olmuş ben de yönetmen; istediğime rol, istediğime yol veririm... - Ciddi isen sonuna kadar varım, dalga isen manyak sörf yaparım! - Hrant Dink öldü Ermeni olduk, papaz öldü Hristiyan olduk, Barış Akarsu öldü rock’cu olduk, Allah Bülent Ablayı başımızdan eksik etmesin. (bilumum duvarlar...) - “Sırf senin canın yanmasın diye sol yanıma yatmadığım geceler var benim...” > Ninem diyor ki; Otu çek, köküne bak.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT