BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Albayın mezarını açtıran belgeler

Albayın mezarını açtıran belgeler

Cenaze, klasik otopsi yapılmadan gömülmüş. Ceset bir gece dağda bekletilmiş. Olay iki yıl boyunca soruşturulmamış. Kroki, olay yerine gidilmeden çizilmiş. Bulunan silahlardan birinin ateşleme mekanizması kayıp!..



ÖZEL HABER Melik DUVAKLI MEZARI 2 ŞUBAT’TA AÇILACAK Mardin Jandarma Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden’in Edirnekapı Mezarlığı’ndaki kabri, savcılık kararıyla 2 Şubat’ta açılacak. Ceset, otopsi raporu alınmak üzere Adli Tıp Kurumu tarafından incelenecek. Faili meçhul cinayetlerle ilgili soruşturma kapsamında önümüzdeki hafta mezarı açılacak Mardin Jandarma Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden hakkında Diyarbakır Özel Yetkili Savcılığınca yürütülen soruşturma dosyasındaki belgelere TÜRKİYE ulaştı. 1995 yılında iki koruması ile birlikte şüpheli şekilde öldürülen ve “PKK ile girilen çatışmada şehit düştü” şeklinde kayıtlara geçen albayın mezarını açtıracak belgelerde, çarpıcı bilgiler yer alıyor. KLASİK OTOPSİ YAPILMAMIŞ 15 Ağustos 1995 tarihli otopsi raporunda yer alan bilgilere göre, sadece dış otopsi ile yetinilmiş. Cesetler Mardin Devlet Hastanesi morgunda olmasına rağmen sağlık ocağında hükümet tabibi olarak görünen Doktor Serap Pamak’a dış otopsi yaptırılmış. Raporda “klasik otopsi yapılmasına gerek görülmediği” ifadesi de yer alıyor. Albay ve iki koruması, dış otopsiye göre başından aldığı kurşun yarası ile şehit düşmüştü. Bu durum, infaz şüphesi uyandırıyor. GİTMEDEN KROKİ ÇİZİLDİ Olay Yeri Krokisi tutanaklarıyla ilgili belgede de; Karakol Komutanı Seyfullah Erten’in fiilen çatışmaya katılmadığı, başkasının anlatımı ile kroki çizdiği bilgisi yer alıyor. İşte o ifade: “Fiilen çatışmaya katılmadım. Akşama doğru alay komutanının şehit olduğunu telsizden öğrendim. Nasıl şehit olduğunu görmedim, bilmiyorum. Olay bizim karakolda görevli Osman Han uzman çavuşun yanında olmuş. Onun anlattıkları doğrultusunda olay yeri krokisini birlikte çizdik ve tutanak tanzim ettik. Tutanak altındaki imzalar bana aittir...” 2 YIL SONRA SORUŞTURMA Albay Rıdvan Özden, Ağustos 1995’te şehit olmasına rağmen ifade tutanaklarında Nisan 1997 tarihi yer alıyor. Bu bilgi, albayın ölümünün olay tarihinde soruşturulmadığını, eşinin 17 Mayıs 1996 tarihinde verdiği dilekçenin üstünden de yaklaşık bir yıl geçtikten sonra soruşturulduğunu ortaya koyuyor. 1997’de alınan tanık ifadelerinde ise albayın cesedinin bir gece dağda bekletildiği ortaya çıkıyor. Tanık olarak ifadesi alınan Mardin Dargeçit Bostanlı Karakol Komutanı Seyfullah Erten, “Ertesi gün alay komutanının vurulduğu yere gidildi ve cenazesi buradan alındı” beyanında bulunuyor. Uzman Çavuş Adem Kardaş ise ifadesinde, “Saat 19:00 sıralarında çatışma bölgesinde bulunan alay komutanının şehit olduğu haberi telsizle bize iletildi. Albay’ın cenazesini sabah gördüm, gece çatışma sürmedi. Albayın nasıl vurulduğunu ben görmedim. Sabahleyin cesedinin bulunduğu yere gittiğimde alnından vurulmuş olduğunu gördüm” diyor. Olaydan sonra ele geçirildiği iddia edilen üç silahın ekspertiz raporuna göre, silahlardan birinin iğne ve ateşleme mekanizması kayıp. Diğer ikisinin ise o bölgedeki olaylarda kullanılmadığı bilgisi yer alıyor. ALBAY ÖZDEN’İN EŞİ: 17 yıldır otopsi için mücadele ediyorum Soruşturma sürecinin geldiği noktayı değerlendiren Rıdvan Özden’in eşi Tomris Özden, şunları söylemişti: “Gerçekler ortaya çıksın ve içimizdeki şüpheler bitsin diye 17 yıldır mücadele ediyorum. Savcılık mezarın açılmasına karar verdi. Ben başından beri şüphelerimi dile getiriyorum. İlla şudur ya da budur diye bir iddiam yok. Ben gerçeğin peşindeyim. 17 yıldır bir otopsi için mücadele veriyorum. Keşke bunu o zaman başvurduğumuzda yapsalardı da bu mesele bu kadar boyutlanmasaydı.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT