BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > "THY batar dediler 10 kat büyüdük"

"THY batar dediler 10 kat büyüdük"

Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, Türkiye Toplantıları’nda THY’nin başarı sırrını anlattı: THY’nin 2003’te uçak sayısının 65 olduğunu söyleyen Topçu, “61 uçak almaya kalktık, ortalığı ‘Bunlar batacak’ fısıltıları sardı. Bugün 152 noktaya uçuyoruz. 2015 hedefini 2011’de aştık. Dünyada 7’nci, Avrupa’da ise 3’üncü sıraya çıktık” dedi.



Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş Kabe izlenimlerini, THY patronu Hamdi Topçu başarılarının sırrını açıkladı. Merkez Valisi Mustafa Malay’ın onurlandırdığı gecede, Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa Aydın marka, gazeteci-yazar Fikri Akyüz yeni anayasa tartışmalarına girmişken imdada yazar Nevzat Bayhan’ın fıkrası yetişti... Türkiye Toplantıları elverişsiz hava şartlarına rağmen dostları buluşturmaktan geri kalmadı. Dün akşam İhlas Holding VİP salonunda bir araya gelen iş, sanat ve siyaset dünyasının ünlü isimleri sıcak bir sohbet tutturdular. Genel Yayın Yönetmenimiz Nuh Albayrak’ın yönettiği toplantıda sıcak, neşeli bir hava yaşandı... THY YÖNETİM KURULU BAŞKANI TOPÇU: ‘Batarsınız’ dediler 10 kat büyüdük Toplantıda THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, milli hava yolumuzun son yıllardaki başarılarının sırrını şöyle anlattı: “Türkiye dünyanın merkezi. On saat uç ABD, on saat uç Çin, on saat uç Güney Afrika. Dünya hava trafiğinin % 66’sı Anadolu üzerinden işliyor. Gelgelelim Türkiye’nin payı % 1’in bile altındaydı. 2003 yılında uçak sayımız 65 idi ki 8-10 tanesini hiç sayma. 61 uçak almaya kalktık ortalığı fısıltılar sardı: Bunlar ellerinde kalacak, batacaklar! Halbuki biz hak ettiğimiz yerde olmadığımızı biliyorduk. Küçülmemiz gerektiğini söyleyenlere rağmen 91 uçak daha sipariş ettik. Artık 152 noktaya uçuyoruz. Günde 9 kere Londra’ya gidiyoruz. Rusya, Ukrayna, Irak, İran, Libya... 2015 hedefini 2011’de aştık. Dünyada 7. Avrupa’da 3. sıraya çıktık. Gittiğimiz şehirlerin çoğunda dedelerimizin hatıraları var. Osmanlı coğrafyasına dostları taşıyoruz. Avrupa havacılık çok sıkıştı. İngiltere İberik Havayollarını aldı. Air France, KLM’yi aldı. Lufthansa 7-8 şirketi topladı. ‘Şemsiye altına girmeyenler ıslanır’ diyorlar. Biz de şemsiye olacağız.. Mesela Polonya Havayolları ile görüşüyoruz.” Türkiye’nin itibarının yurt dışında yükseldiğine vurgu yapan Topçu, şöyle bir anısını da aktardı: “Geçen Tanzanya’dayız, Zenzibar Cumhurbaşkanı davet etti. ‘Burası % 98 Müslüman ve bunu size borçluyuz’ dedi. Bize bir kapı hediye etti, anahtarsız mandalsız. Bu ne demek biliyor musunuz? Yani bu kapı daima açık, ne zaman istiyorsanız geleceksiniz, itip gireceksiniz. Bizim tarihimizde utanılacak bir şey yok. Sırp Dışişleri bir şey istedi, ‘bakalım filan’ dedik, ‘Yaa Sokullu’nun hatırına yapın‘ diye ısrar etmez mi, şaştık valla...” UÇAKLARDA KUR’AN-I KERİM ZİYAFETİ THY uçaklarında Kur’an-ı kerim hizmeti konusuna açıklık getiren Başkan Topçu, “ABD 10 saat filan ama yolcularımız sıkılmıyorlar, o kadar film ve müzik buluyorlar ki anlatamam. Eh bir kanalda da Kur’an-ı kerim olsun. Uçak sallandı mı sığınacak yer arıyoruz” dedi. TÜRKİYE VE DÜNYANIN NABZI BURADA ATIYOR İstanbul Yenibosna’daki İhlas Holding VİP salonunda bir araya gelen iş, sanat ve siyaset dünyasının ünlü simaları Türkiye ve dünya meselelerine çözüm aradı... Genel Yayın Yönetmenimiz Nuh Albayrak’ın yönettiği toplantıda İBB Başkanlık Danışmanı Nevzat Bayhan anlattığı Temel fıkrası ile neşeli bir hava yaşattı. HAVAYI BAYHAN ISITTI İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlık Danışmanı Nevzat Bayhan toplantıda anlattığı fıkra ile ağızlara bal çaldı: Kışlada olağanüstü bir gün. Komutan Temel’i çağırmış işaret ve parolayı bilmeyen kimseyi sokmayasın, göreyim seni kuş uçmaya!.. Bir bakıyor köylünün biri içeride dolanıyor. - Oğlum bu kim? - Bilmem garibin biridur. - Parola sordun mu? - Adam asker değil ki nerden bilsun? Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa Aydın: Marka olamadıkça gerisi boş... Genel Yayın Yönetmenimiz Nuh Albayrak’ın kürsüye davet ettiği Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa Aydın, marka olmanın ehemmiyetini şu şekilde anlattı: “21. yüzyılda bağımsız bir ekonomi, siyaset, kültür, tarih istiyorsanız ‘marka’ olacaksınız. Önce insan, sonra aile, şehir, ülke ve kurumlar marka olacak. Artık bir ülkeyi ezmek için ABD’nin yaptığı gibi tanklarınızı göndermeniz gerekmiyor. Markanızı gönderirseniz o ülkeyi hem ekonomik, hem siyasi, hem de kültürel olarak bağımlı hale getirirsiniz. Batılılar bunu şuurlu olarak yapıyorlar. Ki bu istila sitemine ‘franchising’ diyorlar. Bendeniz bu işin uzmanıyım. Mc Donalds en büyük zincir, Coca Cola, Kentucky, Pizza Hut. Sadece ismini kullandırarak o sektörü kontrol altına alıyorlar. Çin’den Güney Afrika’ya kadar... Türkiye’de 350 yabancı marka var, bunun karşısında 1450 Türk firması bulunuyor ama marka olduklarının farkında değiller. Mesela Mardin’in burma kadayıfı, Trabzon’un kaymağı, Erzurum cağ kebabı, Kahramanmaraş’ın dondurması birer marka ama çağdaş dünyada algılandığı şekilde bir marka kisvesi giydiremiyoruz onlara. Bu yüzden 350 yabancının gücü bizden beş kere daha fazla. Biz eğitimciyiz ama bir binaya Harvard tabelası takmakla orası Harvard olmaz, altını doldurmanız lazım. Artık kamu da marka oluyor, şehirler marka oluyor. İradenin arkasında, ilkelerin arkasında, kararlı olarak durmak lâzım.” Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş: Kabe’yi gökdelenler kuşatmış! Toplantıda Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, Balkanlarda yaşadığı hatıraları ve son Suudi Arabistan gezisini anlattı: “Riyad çok değişmiş. Kum kaplı bir şehirdi, şimdi kendinizi Singapur’da sanırsınız. Cidde’de dört yıl çalışmıştım rahattı, ferahtı, umrecilerin konak yeriydi. Şimdi bir ABD şehri gibi olmuş, hani ‘Cola city’ derler ya. Boğucu alışverişten kaçıp Kabe-i muazzamaya sığındık. Kabe-i şerif ne yazık ki 40-45 katlı binalarla muhasara edilmiş. Eskiden misafirler için yapılan Kral Sarayı bile tenkit edilirdi, şimdi binalar heyula gibi. Kabe buna rağmen bambaşka, içeri girdin mi ayrı bir dünya... Cıvıl cıvıl müminler arasına giriveriyorsunuz. Erkeklerin neredeyse tamamı beyaz entarili, kadınlar siyah feraceli. Siyah ve beyaz. En tabi, en sade renkler.. Tabii THY’nin konukseverliğinden bahşetmesem yarım kalacak..” GAZETECİ-YAZAR Fikri Akyüz: Bize yarı başkanlık yakışır Türkiye Toplantıları gecesine katılan Merkez Valisi Mustafa Malay yaşadığı hadiselerle THY’nin güzelliğinden dem vururken, gazeteci-yazar Fikri Akyüz de son günlerde gündeme gelen Yeni Anayasa meselesi hakkında fikrini şu şekilde açıkladı: “Türkiye’de parlamenter rejimin sıkıntıları malum, bize ABD’deki gibi tam başkanlık sistemi değil ama Rusya ve Fransa’daki gibi yarı başkanlık sistemi uygun. Kuvvetler ayrılığı diyorsunuz, başkanlık sisteminde tam bir kuvvetler ayrılığı vardır. İstediğiniz kimseyle çalışabilir siyaset dışından bir ismi bakan seçebilirsiniz.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT