BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Bu nasıl teklif?!.”

“Bu nasıl teklif?!.”

-Bak sana birşey diyeceğim. Benim yerime genel müdür olur musun? - Aaa, o nasıl söz efendim. Onu da nerden çıkardınız? -Ya, burada yıllardır çalışıyorsun. Aslında ben olmasaydım buraya sen geçecektin. Dolayısıyla samimi olarak diyorum ki, ben görevimi bırakayım sen genel müdür ol. Ne dersin?”



Genç bir yöneticinin, başarılı bir yöneticiyle ilgili ilginç hikayesine kaldığımız yerden devam ediyoruz. Genel müdürlüğe yeni atanan 22 yaşındaki Semih, çalışanlarca “çocuk” olarak karşılanmıştır. Hatta önceki genel müdürün yaşlı yardımcısı, birgün gelip o koltuğa oturma hayaliyle yanıp tutuşurken, birden bire peydah olan bu genç genel müdürü doğrusu hiç kabullenememiştir. Böyle bir ortamda Semih fabrikayı ve çalışanları tanıdıktan sonra, üretimi ve kaliteyi artırmak için sürpriz bir uygulama düşünür: “-Herkese aynı oranda dağıtılan ücret, çok çalışanı cezalandırmak demektir. Öyleyse, başarılı ile başarısızı birbirinden ayıran ve başarıya motive eden bir sistem olmalı. -Nasıl olacak bu? -Herkesin yıllara göre aldığı maaş belli. Yıllık aldığı zam oranı da. -Evet. -Bir kişisel karne bastıracağız. Herkesin bir karnesi olacak. Bu karne kısım amirlerince doldurulacak. Özel gayret gösteren kimselerin gösterdikleri bu tutum ve çalışma karnelerine artı olarak kayıt edilecek. Bu karneler daha sonra kısım amirlerince toplanacak ve genel müdürlüğe gelecek. Genel müdürlük de, yıllık maaş artışlarında önceki artış oranını en alt seviyede tutmak kaydıyla artı not alan çalışanlara, artı miktarı oranında ek zam daha talep edecek. Yani diyelim ki önceden yıllık artış % 20 idi. Bundan sonra en az artış yine %20 olacak. Ama çalışanlar karnelerindeki başarı oranına göre % 20’den - % 100’e kadar artışa hak kazanabilecekler. Önceleri zor gibi görünse de bu uygulamaya geçilir. Bir hafta sonra işçilerde çalışma azmi ikiye katlanmıştır. Herkes karnesine artı yazdırmak için hem çok çalışmakta, hem kılık kıyafetine, insani ilişkilerine, tutum davranışlarına dikkat göstermektedir. Çünkü karnede kişinin hemen her halini değerlendirme imkanı vardır. Bir yıl içerisinde fabrika gerçekten şaha kalkmıştır. Genel müdür tüm birimlerde saygınlığını kazanmış, yönetimce de başarısı tescillenmiştir. Bu seviyeye geldikten sonra Semih yaşlı genel müdür yardımcısını çağırır: -Gel bir çay içelim seninle. İkisi başbaşa görüşürken der ki Semih: -Bak sana birşey diyeceğim. Benim yerime genel müdür olur musun? -Aaa, o nasıl söz efendim. Onu da nerden çıkardınız? -Burada yıllardır çalışıyorsun. Aslında ben olmasaydım buraya sen geçecektin. Dolayısıyla samimi olarak diyorum ki, ben görevimi bırakayım sen genel müdür ol. Ne dersin? Adam şok olur. Fakat Semih devam eder. Kendisinin ilk işi olmadığını söyledikten sonra, “Ben yine iş bulabilirim. Sen de yıllardır beklediğin bu makama kavuşursun. Fena mı olur. Bak bu kararımda çok samimiyim.” Önce ağız yoklama olarak algılanan bu konuşmada Semih çok samimi olduğuna karşısındakini ikna ettikten sonra der ki; -Yönetime bir yazı yazacağım. Senin genel müdür olman şartıyla görevimden istifa ediyorum. Bunu da imzalayacağım ve sen faks çekeceksin. Semih, adamın sevincini hissederek dilekçeyi yazıp imzalar ve der ki: -Buyur kendi ellerinle faks çek. Odadan çıkarken etekleri zil çalar yaşlı genel müdür yardımcısının. Gerçekten faksı çeker. Ertesi gün genç genel müdürü çağırırlar. Tabii kendisine bu işin olmayacağını, istifasının kabul edilmediğini söylerler. O da yaşadığı durumu anlatır ve o insanı kazanmak için yaptığını söyler. Geri döndüğünde de der ki ona: -İnan ki istifamı kabul etmediler. Etselerdi bu iş bitmişti. Ama sana söz. İstifamı kabul ettiklerinde genel müdür sen olacaksın. Bunun üzerine yaşlı kimse olayı anlamıştır. İtiraf eder: “-Efendim sizin bir imza basıp bırakacak kadar değer vermediğiniz o makama gelebilmek için biz neler vermezdik. Oysa siz hiç önem vermiyorsunuz. Böyle birini ilk defa görüyoruz. Böylece bize makamın değil, o makama layık olmanın önemli olduğunu öğretmiş oldunuz. Sizinle çalışmaktan gurur duyacağım. Çünkü siz beni kazanmayı başardınız.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT