BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bizans’ı hortlatma senaryoları

Bizans’ı hortlatma senaryoları

Seçim öncesi politikacılar birbirini suçlama yarışında ve kamuoyu da seçime endeksli iken; Bizansı hortlatma senaryoları İstanbul’da sahneleniyordu.



Seçim öncesi politikacılar birbirini suçlama yarışında ve kamuoyu da seçime endeksli iken; Bizansı hortlatma senaryoları İstanbul’da sahneleniyordu. Türkiye’nin seçimlere kilitlendiği günlerde; Boğaziçi Üniversitesi’nin rektörlük binasında “BİZANS İSTANBUL’U” (Byzantie Constantinople) isimli “SEMİNER” yapıldı. Seminerde her şey Bizans’ın renginde “mor” hakim idi. Bu seminer hakkında sadece Türkiye gazetesi ile Akit gazetesinde haber ve yorum yer alıyordu. Akit gazetesinin 13 Nisan 1999 tarihli “Tutanak sayfası”nda Türkiye gazetesinin yorumu aynen şu bilgilerle veriliyordu: “Kosova’da Arnavutları temizlediler, Rumlarla son hedefe yöneldiler! Boğaziçi Üniversitesi ve Yapı Kredi Bankası; İstanbul’a taşınan Sırplara ve Yunanlılara Bizans’ı hortlatma çabasında ev sahipliği yaptılar. Rezaleti bir tek Türkiye gazetesi fark etti. Toplantıda İstanbul’u Bizans haline sokmanın krokisi dağıtıldı.” ABD Ortodokslarının kontrolünde yapılan konferansa Sırp, Yunan, İtalyan, Alman ve Amerikalı Bizans uzmanları (Bizantolog) katıldılar. Seminere Boğaziçi Üniversitesi ev sahipliği yaptı. Masrafları Yapı Kredi Bankası üstlendi. Türkiye Bilimler Akademisi ile “Fransız Anadolu Araştırmaları Akademisi” (İnstitu Français d’ Etudes Anatoliennes Enstitüsü) destek verdi. Gerçekleşen seminerde bol bol Hıristiyanlık propagandası yapıldı. Seminerde Ayasofya ve Kariye camileri gibi; Zeyrek Camii (Pamakoristos Kilisesi)nin de müze haline getirilmesi ısrarla istendi. Harvard Üniversitesi öğretim görevlisi İhor Sevçenko çay molalarında dolaylı olarak Bizans Hipodromunun ortaya çıkarılması için Sultanahmed Camii’nin yıkılmasını telkin etti. Aynı görüşü yıllar önce Mimarlar Odası görevlisi dolaylı değil, açıkça söylemişti. (İsmi arşivimizde mevcuttur) İstanbul Bizansı gibi Anadolu Bizansı’nın da ortaya çıkarılması istendi. Seminere katılan konuşmacılar (Bizantolog)lar semineri izleyen gençlere Yunanca öğrenin, Bizans’ın eserlerini inceleyin ve Bizans’la barışın çağrısını yaptılar. Osmanlıcanın (bazı fakülteler dışında) öğretilmediği; Osmanlıdan miras milyonlarca eserin ve arşivin tozlu raflarda çürüdüğü bir ülkede Yunanca öğrenin ve Bizans eserlerini inceleyin çağrısı manalıdır. Kosova’da tarihin en korkunç katliamının yapıldığı günlerde İstanbul’daki “Bizans Gösterisi” Kosova’dan sonra sıranın İstanbul ve Anadolu’ya geldiğinin işaretidir. Yunanistan’da ilk ve ortaöğretim okullarında, mezun olan öğrencilere “Yemin metnini” okumadan diploma verilmez ve bu yeminin son sözü “Dünyada tek bir Türk kalmayıncaya kadar savaşacağız” şeklindedir. Sırpların milli marşlarında bile: “Od Jadnana do İrana nece biti Mülümana” (Adriyatik denizinden İran sınırına kadar tek bir Müslüman kalmayıncaya kadar savaşa devam) şeklinde slogan vardır. Anadolu bu hedefin odak noktasıdır. 1830 yılında İngiltere, Fransa ve Rusya’nın “OSMANLI DEVLETİ”ni yıkma, parçalama, (Türkleri Balkanlardan, Akdeniz ve Ege’den atma) ve kuşatma politikasının bir parçası olarak kurulan Yunanistan; 1830’dan bu yana Osmanlıya ve şimdi de Türkiye’ye karşı yayılmacı bir politika takip etmiştir. Yunanistan’ı kuran bu güçler Yunanistan’ın elinde 10 maddelik “Megalo idea” verdiler ve bunların 6 maddesi gerçekleşti. Henüz gerçekleşmeyen ama gerçekleşmesi için çalışılan 4 madde İstanbul’da ve bilahare Trakya dahil yerlerde Bizans’ın kurulması, Kıbrıs’ın ve Batı Anadolu’nun ilhakı ve Pontus’un kurulmasıdır. Dünyada savaşsız toprak kazanan, savaşlarda devamlı yenildiği halde, masada kazanan tek ülke Yunanistan’dır. 1830’dan bu yana Türkiye aleyhine 7 defa genişleyerek kuruluşundan bu yana 14 misli büyümüştür. Viyana kongresinde alınan karar halen yürürlüktedir. Bu kararlar Türkleri Avrupa’dan, Balkanlar’dan, Ege ve Akdeniz’den, Anadolu’dan atma ve Orta Asya steplerine sürülerek Türklerin tamamen imhasıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT