BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Köprüden geçerken

Köprüden geçerken

Ara sokak ve caddelerden toplanan bütün vasıtalar köprü yolunda birikiyor, sonra da sıralar hâlinde karşıya ilerliyorlardı. Bu geçişin birkaç olmazsa olmazı vardı: Ne yaptığını bilmek, ne yapıldığını anlayacak akıl ve yaşta bulunmak, sürücü kursuna gidip belge almak ve yetecek kadar yakıt doldurmak gibi...



Ara sokak ve caddelerden toplanan bütün vasıtalar köprü yolunda birikiyor, sonra da sıralar hâlinde karşıya ilerliyorlardı. Bu geçişin birkaç olmazsa olmazı vardı: Ne yaptığını bilmek, ne yapıldığını anlayacak akıl ve yaşta bulunmak, sürücü kursuna gidip belge almak ve yetecek kadar yakıt doldurmak gibi... Fakat en önemli olan; herkesin birbirine yardım için can attığı bu yola bir kere girmiş olmaktı. Zaten “Bu kıtaya hoş geldiniz” levhasını görenler bütün yol sıkıntılarını unutuyor; kimin kaç kere motorunu stop ettirdiği, kimin kime sürttüğü gibi bütün yol sıkıntıları arkada kalıyordu. * -Efendim ben biraz acemiydim de... -Olsun. Zaten yalnız kalmamışsındır; yolda lastiğini değiştirmeye yardım edenler, kendi deposundan emdiği fazla yakıtı sana takviye yapanlar olmuştur. Bunlar bu yolun güzellikleridir. Önemli olan köprüyü geçmektir ve hatta aynı istikametteki birilerine yardım etmektir... Peki sen neden bu kadar tereddüt ettin yola çıkmak için? -Karşı tarafta kafamı karıştıranlar vardı. Diyorlardı ki: “Motor kitabını anladın mı da bu arabayı kullanmaya çalışıyorsun? Ateşleme, soğutma, şanzıman, vites, buji, elektrik ve yakıtlar hakkında ne biliyorsun? Lastik çeşitleri, fren sistemi, yolun altyapısı, asfalt kimyasından haberin var mı? Köprü ayaklarının bastığı toprağın jeolojik yapısı hakkında, sismoloji ve fay hatları hakkında, meteoroloji ve havayı okuma hakkında ne kadar eğitim aldın?.. Köprü ve viyadüklerdeki buzlanmayı düşündün mü? Rüzgârın köprüye yaptığı basıncı hesaplamayı öğrendin mi?..” gibi yüzlerce şey sorup söylüyorlardı... -Yaa, ben onları biliyorum. Onlar; kendi yapmadıkları güzel işleri, başkalarının yapmasını da engellemeye çalışan talihsiz kimselerdir! Hatta geçenlerde; “Kur’anı anlamadan namaz kılınır mı, önce âlim ol sonra namaza başla” demeye başlamışlardı. -Evet, lazım olduğu kadarını bilmek şart ama az daha ben de; köprüyü geçmek için mühendis olmak lazım, zannedecektim!
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT