BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘The leader as servant!’

‘The leader as servant!’

İş dünyasında son yıllarda yaşanan en önemli paradigma değişimlerinden biri ‘ürün odaklılık’tan ‘müşteri odaklılığa’ geçiş olmuştur. Aslında bizim ‘ahilik’ kültürümüzde asırlardır var olan ‘Müşteri velinimetimizdir’ anlayışı Batı dünyasında yeni anlaşılmaya başlanmış sayılır. Batıda bu durum ‘Customer is the king’ (müşteri kraldır) tarzında formüle edilmiştir.



İş dünyasında son yıllarda yaşanan en önemli paradigma değişimlerinden biri ‘ürün odaklılık’tan ‘müşteri odaklılığa’ geçiş olmuştur. Aslında bizim ‘ahilik’ kültürümüzde asırlardır var olan ‘Müşteri velinimetimizdir’ anlayışı Batı dünyasında yeni anlaşılmaya başlanmış sayılır. Batıda bu durum ‘Customer is the king’ (müşteri kraldır) tarzında formüle edilmiştir. Sanayi çağının ‘önce yığınla üret, sonra saldırı şeklinde sat’ anlayışı yetmişli yıllardan itibaren esmeye başlayan global rüzgârlar sebebiyle yerini ‘müşterinin ihtiyacını anla, önce sat sonra üret’ tarzına dönüştü. Böyle olunca yönetim piramidinin en altında olan müşteriyi üste almak gereğinden hareketle ‘piramidi tersine döndürmek’ (the inverted manegerial pyramid’ tarzında bir yönetim modeli ortaya atıldı. Bu yeni anlayışın savunucularından biri olan Hint asıllı Amerikalı yönetim düşünürü Keki Bhote bir makalesinde bunun kolay olmayacağından bahisle; yönetim piramidini tersine döndürmeyi düşünen şirketlerin yönetici ve patronlarının yönetim tarzlarını da dönüştürmeleri gerektiğini söylüyordu. Müşteri odaklı bir kültüre geçmek isteyen şirketlerde artık ‘emreden ve kontrol eden yöneticilik’ten ‘ben çalışma arkadaşlarımın görevlerini daha iyi yapmaları için onlara nasıl hizmet edebilirim’ anlayışına sahip ‘Hizmetkâr Liderliğe’ geçmeyi savunuyordu. O makalesinde ‘The Leader as servant’ (hizmet eden lider) kavramını ortaya koyuyordu. Yönetim tarzında bu değişimi gerçekleştirmeden piramidi tersine çevirmeye çalışmamak gereğine işaret ediyordu. O günlerde bu makaleyi okuyunca aklıma Sevgili Peygamberimizden bir hatıra gelmişti. Konunun uzmanı olmamakla beraber hadise şuydu: Bizans’tan gelen bir elçi Peygamber efendimizle görüşmek ister, nerede olduğunu sorar, Kendilerinin bulunduğu eve gelince manzara şudur. Eshab-ı Kiram oturmakta, Peygamber Efendimiz ayakta onlara bir şeyler dağıtmaktadır. Bizans elçisi ‘Ey Kureyş Kavmi sizin seyyidiniz (lideriniz, emîriniz) kimdir?’ diye sorunca Mübarek Efendimiz o muhteşem tevazuları ile ‘Benim!’ demiyorlar ‘Seyyidil kavmi hadimihüm’ ‘Bu kavmin seyidi, lideri onlara hizmet edendir’ buyuruyorlar. Batı bizim bindörtyüz küsur yıldır bildiğimiz bir güzelliği keşfetmiş, uygulamaya çalışıyor. Biz ise sahip olduğumuz güzelliklerden bihaberiz. Mevlid Kandiliniz mübarek olsun efendim!
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT