BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kişiye özel

Kişiye özel

Özel olmaya can atarız. Bayılırız kişiye özel muameleye... Hem demokrasiye inanır, hem de kişiye özel uygulamalar bekleriz...



Özel olmaya can atarız. Bayılırız kişiye özel muameleye... Hem demokrasiye inanır, hem de kişiye özel uygulamalar bekleriz... Perhiz ve lâhâna turşusu misali; anlaşılmaz, arabesk bir tutum sergiliyoruz. Kime sorsak; gelişim, değişim ve çağ atlamak gibi sihirli sözcüklerden meded bekliyor... Buna rağmen davranışlar tutucu, statükocu ve yavan. Dahası kişiliksiz, ilkesiz, gereksiz ve sığ politikalara bel bağlanmaktadır. Samimiyet hak getire!.. Gereksiz gerginliklerle çalışma gayretlerimiz kitlenmekte, gelecek ümitlerimiz söndürülmektedir. İyi kötü, başarılı başarısız, gerekli, gereksiz gibi değerlendirmeler varken; “sizden mi, bizden mi?” gibisinden boş kalıplarla zaman geçirilmektedir. Bugün Meclis’i kilitleyen gündem de bu boş kalıpların oylanmasında düğümlenmektedir. Fikir belirtenlerin tamamına yakın bölümü, çıkmaz sokaklarda, karmaşık labirentlerde seyredildiğinin farkındadırlar. Buna rağmen izahı güç bir inatla hatalarda ısrar edilmektedir. Dün üçüncü dünyü ülkelerine has olarak bilinen davranış ve uygulamalar; bugün Türk dünyasının ortak davranış ve uygulamaları haline gelmiştir. Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Azerbaycan, Türkiye ve Kıbrıs’taki yönetim ve yöneticilere bakınız! Geçmişe kilitlenmiş, şahıslara endeksli yönetimler. Böyle kalkınma, böyle gelişme, böyle değişim olmaz. Olamaz! Olur diyenlerin “kırk yıl”dır başaramadıkları ve ulaşamadıkları hedefler ortadadır. Sadece siyaset dünyası değil, bütün sektörler “oylama”ya kilitlendi. Ancak oylanacak olan hususların birbiriyle ilişkisinin olmaması sadece “kafalar”ı değil; ülkeyi de karıştırmaktadır. Ecevit’e göre; “sistem değil kişiler önemli”dir. Bahçeli’ye göre; “kişiler vazgeçilmez” değildir. Yılmaz’a göre; “öyle de olsa olur, böyle de...” Kutan’a göre; “varsa yoksa Erbakan”, Çiller’in ise ne dediğini anlayan varsa beri gelsin! Bu yapı ve anlayış içindeki siyaset dünyasından “istikrar” beklenebilir mi? Bu oylama aşılmış olsa dahi engeller aşılamayacak, “istikrar” denilen “Anka Kuşu” avlanamayacaktır. Zannetmiyoruz! Doğruların üç bilinmeyen ve hatta üç istenmeyen bir denkleme endekslenmesi şanssızlık olmuştur. Pakette yeralan ve hepsi de başlı başına bağımsız olan üç ayrı konuyu tek bir “oy”a bağlamak olsa olsa, “tecrübe ve istikrar”ın marifetidir. Oylama sonuçları bizi aldatmamalıdır. “evet” veya “hayır”lar hür iradenin tecellisi gibi görünse de aldatıcıdır. Gerçek dünyamızı gözardı ederek, sanal ve muhal bir geleceğe kilitlenmemizin acıları zaman içinde çok daha iyi hissedilecektir. Ne diyelim? “Elle gelen düğün bayram!..”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT