BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Turizm seferberliği

Turizm seferberliği

Türkiye, her zaman olduğundan çok daha fazla çalışmaya mecbur olduğu bir dönemden geçmektedir. Zira, hem ekonomi, hem de dış politika açısından ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır.



Türkiye, her zaman olduğundan çok daha fazla çalışmaya mecbur olduğu bir dönemden geçmektedir. Zira, hem ekonomi, hem de dış politika açısından ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Birçok ülke, ekonomik krizden çıktığı halde, Türkiye’deki sıkıntılar devam etmektedir. İhracatta, yatırımlarda, kapasite kullanımında, daralmalar sürmektedir. Özel sektöre, bir türlü gerekli destek verilememiş, yatırım ve ihracat şevki aşılanamamıştır. AB üyeliği, şu anda, sadece kâğıt üzerindedir. Görülen odur ki, Topluluk Türkiye’yi epey oyalayacaktır. Mevcut statüyü, lehimizde değil, aleyhimizde değerlendirecektir. Devamlı olarak tahrik edecek, içişlerimize karışacak, bölücülüğü ve terör odaklarını teşvik edecektir. Bu arada, başta Ermeni lobileri olmak üzere, aleyhimize devamlı olarak yalan ve iftira üreten lobilerin faaliyetleri de artan bir tempoda devam edecektir. Kendi tarihleri; sömürü ile, kanla, soykırımları ile dolu olanlar Türkiye’ye akıl satmayı sürdüreceklerdir. Dış politikada dostluk yoktur, çıkar birliktelikleri vardır. Bu bakımdan dış politikadaki gelişmeleri titiz biçimde takip etmek, bunun yanısıra uzun vadeli-esnek-bağımsız-milli çıkarlara uygun stratejiler tesbit etmek şarttır. Bu arada, çalışma hedeflerimizi, dış ülkelerin yönetimleri kadar, (hatta daha da yoğun biçimde) o ülkelerin halklarına yöneltmemiz şarttır. Zira, halkın sevgisi ve desteği, eninde sonunda yönetimleri de etkileyecektir. Kaldı ki, Türkiye’yi bir defa gören, bizi bir defa tanıyanların, etkilenmemesi, sempati duymaması mümkün değildir. Bu tanıma, tüm menfi propaganda ve lobilere karşı da en etkili kozumuz olmaktadır. 2000 yılının “İnanç Turizmi” yılı olmasından ve Türkiye’nin bu konuda tam anlamı ile tüm zenginliklere sahip bulunmasından da yararlanarak, topyekûn bir “Turizm Seferberliği”nin başlatılması şarttır. Ve bunda herkese, her kuruma görev düşmektedir. İlk görev, Türk vatandaşı olarak hepimize düşmektedir. Türkiye’ye gelen yabancıların memnun ayrılması için, her türlü gayreti göstermeliyiz. İlgi, nezaket, dürüstlük, edep, misafirperverlik, temizlik, velhasıl tüm hasletlerimizi en iyi şekilde ortaya koymalıyız. Trafik kurallarına tam anlamı ile uymalı, Türkiye’nin “trafik anarşisi ülkesi olduğu” gerçeğini değiştirmeliyiz. Hizmetin en kalitelisini vermeli, fiyatları şişirmemeliyiz. Sık sık ekranlarda görerek, üzülüp hicap duyduğumuz yılışık tavırları, turistleri bizâr eden davranışları terketmeliyiz. Sarkıntılık eden tipleri hizaya getirmeliyiz. Yurt dışında çalışanlarımız, çok iyi ilişkiler, dostluklar kurmalı, iyi örnek olmalıdırlar. Tanıdıklarının Türkiye’ye gelmesi için gayret sarfetmelidirler. Her fırsatı değerlendirmeli, ülkemizin propagandasını yapmalıdırlar. Belediyeler, yurt dışı ilişkilerini mümkün olan maksimum seviyeye getirmelidirler. Bol “kardeş şehir” ilişkisi kurmalı; sık sık fuar-kongre-seminer düzenlemeli (veya düzenlenenlere destek vermeli); başta gençler olmak üzere çok sayıda yabancıyı davet etmeli; Türkiye’yi tanıtıcı film-broşür-kitap-vb. araçları bastırıp dağıtmalıdırlar. Medya kuruluşları, artık sorumluluklarını müdrik olmalıdırlar. Aleyhimize kullanılabilecek haberlere öncelik vermemeli, abartmamalıdırlar. Terörü ön plâna çıkarmamalıdırlar. (Sık sık, geçmiş 1 Mayısları, Nevruz olaylarını, terör kalkışmalarını, TBMM kavgalarını ekrana getirmek şart mıdır?) Müspet programlar yapmalı, özellikle dış yayınlarda Türkiye’nin özellik ve güzelliklerini aksettirmelidirler. (İngiltere Başbakanı’nın odasına füze atıldığı hafta Londra’da idim ve bu olay medyada çok önemsiz yer almıştır.) Devlet, TURSAB, Özel sektör, tam bir dayanışma içinde olmalıdır. Devlet her türlü teşvik ve desteği sağlamalıdır. Dışişlerimiz, daha aktif, daha tanıtıcı, daha cesur olmalıdır. Şirketlerimiz, birbiri ile rekabet etmemeli, fiyatları kırmamalıdırlar.Türk kültürüne, müziğine, mutfağına, folkloruna öncelik verilmelidir. Bavul ticareti teşvik edilmelidir. Batıya, devamlı olarak sağlıklı haber akışı sağlanmalı, Türkiye dışı kaynakların etkinliği kırılmalıdır. Havaalanı girişleri hızlı hizmet vermelidir. Tarihe ve geçmişe sahip çıkılmalıdır. Turistler bazı firma ve mihmandarların hırslarına, çıkar hesaplarına kurban edilmemelidir. Tanıtımlar, broşür-kartpostal-kitap vb. araçlar çok kaliteli olmalıdır. Bol bol tanıtım yapılmalı, en etkili araçlar devreye sokulmalıdır. Turizm sektöründe hizmet veren elemanlar eğitimli olmalıdır. İnanç Turizmi-Termal Turizm-Sağlık Turizmi-Üçüncü Yaş Turizmi, vb. konulara da ağırlık verilmelidir. (Tunus, Fransa’nın SSK-Sağlık birimi gibi hizmet vermekte, hastalar burada tedavi edilmektedir. Yurt dışında çalışan kardeşlerimizin tedavisi niçin Türkiye’de yapılmasın? Hem çok daha ucuz olacaktır, hem de dil ve din problemleri ortadan kalkacaktır.) Çok kapasiteli bir Turizm Bakanı ile Müsteşarımız görev başındadır. TURSAB da, yeni bir şevkle, dinamik bir ekiple görev başındadır. Şu halde, çok kaliteli bir hizmeti sunmak, başarı kazanmamak için hiçbir sebep yoktur. Lütfen bu fırsatı ve zenginliklerimizi iyi değerlendirelim. Lâf değil, iş üretelim.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT