BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Başbakan’a saldıranlar hangi dindendirler?

Başbakan’a saldıranlar hangi dindendirler?

Başbakanımızın bir cümlesiyle beraber, devlerimiz homurdanmaya başladılar: “Dindar bir nesil yetiştirmeye çalışacağız. Muhafazakâr fakat demokrat bir nesil!”



Başbakanımızın bir cümlesiyle beraber, devlerimiz homurdanmaya başladılar: “Dindar bir nesil yetiştirmeye çalışacağız. Muhafazakâr fakat demokrat bir nesil!” Bu görüş, Başbakanımızın şahsi kânaatinden doğmuyor. Mukaddes kitabımız Kur’an da böyle emrediyor. Açın, okuyun Yunus sûresinin 99. ve 100. ayetlerini göreceksiniz. Başta, sevgili peygamberimiz olmak üzere, tasavvuf dünyamızın bütün mensupları, hem mükemmel dindarlardır hem de büyük demokratlardır. Çünkü “dinde zorlama katîyyen yoktur!” “Allahın rızası dışında kimse iman edemeyeceğine göre, kişileri zor kullanarak Müslüman yapmak mümkün olabilir mi? Bütün Müslümanların vazifesi katiyyen zor kullanmadan İslamiyeti, büyük bir hoşgörü içinde anlatmaktır. Açın okuyun Yunus Emre’yi göreceksiniz: “Bir kez gönül kırdın ise/Bu kıldığın namaz değil,/Yetmişiki millet dahi/Elin yüzün yumaz değil!” “Yunus Emre der hoca/İstersen var bin hacca,/Hepsinden daha yüce/Bir gönüle girmektir!” diyen Yunus Emre’den, kim daha büyük demokrat olabilir? Sevgili Peygamberimizin özbeöz amcası olan Ebu Leheb inatçı bir kâfir idi. Hz. Ali’nin babası da Müslümanlığı kabul etmedi. Bize ne sevgili peygamberimizin kâfir amcalarından. Biz, gözümüzü ve kulağımızı sevgili peygamberimize ve ilmin kapısı olan Hz. Ali efendimize ve onlar gibi olan İslâmiyetin yüce kişilerine çeviririz. Işığımızı onlardan alırız. Başbakanımızın bir cümlesi üzerine bütün Ateistlerimiz, Hümanistlerimiz, Kemalistlerimiz, Pozitivistlerimiz homurdanmaya başladılar. Adamlara cevap vermek için bir kitap hacminde yazmak gerekir. Ben burada çok önemli bir-iki örnek vereceğim gerisini siz de araştırın. Doğru! Doğru! Doğru! İmam Hatip okulları ve İlahiyat fakültesi, CHP zamanında açıldı. Fakat CHP’nin laiklik anlayışı, İslam düşmanlığı esasına dayanıyordu. Çünkü CHP, İslamiyetin karşısında Kemalizmi, yeni bir din haline getirmek gayretindeydi. Bu yeni dinin peygamberi de Allahı da Atatürk olacaktı! Ben gördüm ve okudum, bütün milletvekillerimiz de Meclis kütüphanesinden bulup okuyabilirler. CHP Edirne Milletvekili Şeref Aykut Kamalizm isimli bir kitap yazdı. O kitapta diyordu ki: “Kamalizm, bütün dinlerin üstünde bir yaşamak dinidir!” Tarihimizin en büyük dalkavuk şairleri CHP saflarında toplandılar. Atatürk’e “sen bizim yeni peygamberimizsin! Allah sensin!” diye şiirler yazdılar. Behçet Kemal Çağlar; CHP milletvekili idi, peygamberlerimiz için yazılan şiiri, baştan sona Atatürk’e göre değiştirmişti. 1928 yılında, Hakimiyet-i Milliye Matbaasında, CHP iktidarı tarafından bastırılan TÜRK’ÜN YENİ AMENTÜSܒnde aynen şöyle deniliyordu: “Kahramanlığın örneği olan, vatanın istiklalini yoktan var eden Mustafa Kemal’e O’nun cengaver ordusuna, yüce kanunlarına, mücâhit analarına ve Türkiye için ahiret günü olmadığına iman ederim. İyilikle fenalığın insanlardan geldiğine, büyük milletimin medeni cihanda en büyük mevkii kazanacağına, hamaset destanlarıyla tarihi dolduran kudretli Türk ordularının birliğine ve Gazinin Allahın en sevgili kulu olduğuna, bütün hulusu kalbimle şahadet ederim!” 1931 yılında, İstanbul Devlet Matbaasında basılan ve 1950 yılına kadar bütün liselerimizde, okutulan 4 ciltlik resmi Tarih Kitabı’nın 2. cildinin 89. sahifesinde aynen şöyle deniliyor: “Muhammet 40 yaşına geldiği zaman vatandaşlarını kendinin bulduğu ve doğru olduğuna inandığı yeni bir dine davete başladı” “Muhammed’in koyduğu esasların toplu olduğu kitaba Kur’an denir. O Arapların ahlâk ve âdetlerinin pek fena ve pek iptidai ve ıslâha muhtaç olduğunu anlamış, bunları ıslâh için tenha yerlere çekilerek senelerce düşünmüş ve yıllarca tefekkürden sonra kendisinde vahiy ve ilham fikri doğmuştur” Sayfa : 90. Başka örnekler vermeye gerek var mı? Bu fikirlerle yetişenler şimdi İslamiyet denilince bir dev öfkesiyle homurdanmaya başlıyorlar.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT