BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Final Four’u görebilecek miyiz?

Final Four’u görebilecek miyiz?

İlk iki maçta eşitliği bozamayan Efes ve Asvel bu akşam son defa kozlarını paylaşacak. Kazanan taraf adını Final Four’a yazdıracak



Abdi İpekçi Spor Salonu bu akşam tarihi günlerinden bir tanesini daha yaşayacak. Üst üste 3 yıldır sürekli Final Four kapısından dönen Efes, dördüncü defa bu şansızlığı yaşamak istemiyor. Bunun için İbrahim ve arkadaşlarının ilk maçta yendikleri Asvel’i bir kere daha İstanbul’dan eli boş göndermeleri gerekiyor. Doğrusu, Türk basketbol tarihine altın harflerle geçecek bu başarıya herkesin ihtiyacı var .... Bursa’daki Oyak Renault maçından sonra Efes dış dünyayla ilişkisini kesti. Bunun için, ne coach Ergin Ataman ne de oyuncuların bu tarihi 40 dakika ile ilgili son görüşlerini sayfalarımıza yansıtabiliyoruz! İstanbul’daki 11.maçına çıkacak Efes bu sezon kendi seyircisi önünde yenilgiyle tanışmadı. Seyirci faktörünün bazı maçlarda ne kadar itici bir güç olduğu çoğu 40 dakikada görüldü. Lyon’daki farklı mağlubiyetten sonra Fransız gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ataman, üçüncü maç için görüşlerini açıklarken saha avantajının üzerinde durmuştu: “Asvelíin performansında çok benim oyuncularımın sergileyeceği basketbol büyük önem taşıyor. Eğer biz kendi oyunumuzu seyircinin de vereceği destekle sahaya yansıtabilirsek Final Four vizesini alırız. Abdi İpekçi’de bugüne kadar Asvel dahil 10 değişik takımla karşılaştık. Rakiplerimizin hepsi birbirinden güçlüydü. Ne var ki, bileğimiz bükemedi. Çünkü talebelerim bu salonda bir başka oynuyor”. Asvel coachu Gregor Beugnot da, Selanik’e gidecek takımın belirleneceği üçüncü maçın İstanbul’da olmasının Efes’i avantajlı kıldığını söylüyor. “Efes gerçekten iyi bir takım. Tıpkı Cibona’nınki gibi farklı bir oyun sistemleri var. Onların bu oyun anlayışı karşılaştığımız takımlardan hiç birininkine benzemiyor. Bir tahminde bulunmam gerekirse Final Four için Efes’in %60 daha şanslı görüyorum. Çünkü bu son 40 dakikayı kendi evlerinde tamamlayacaklar. Bizim tek avantajımız ise tıpkı 1997’de olduğu gibi kaybedecek hiçbir şeyimizin olmadığı...” İki maçta attığı 42 sayıyla şu anda serinin en skoreri konumundaki 30 yaşındaki ABD’li Marlon Maxey ise Beugnot’dan daha faklı bir ifadeyle, saha dezavantajına rağmen Efes’den daha iyi bir takım olan Asvel’in tura yakın taraf olduğunu iddia ediyor. Asvel’i favori gösteren bir başka oyuncu ise Sonko. ABD’li Delaney Ruud’un ayrılmasından sonra play maker’lık sorumluluğunu en iyi şekilde yerine getiren Sonko, 80 dakikalık mücadele sonunda bire birde durdurulması çok zor bir oyuncu izlenimi verdi. Sayı yollarında hem içerden hem dışardan etkili olan 29 yaşındaki Sonko, mükemmel asistleriyle de Maxey, Seals ve Bilba gibi çembere yakın oynamayı seven takım arkadaşlarının kolay sayılar bulmasını sağlıyor. Bir çok basketbol otoritesinin Avrupa’nın en iyi 3 play maker’ı arasında gösterdiği Sonko, bu akşamki 40 dakikaya daha farklı bir bakış açısı getirerek lacivert-beyazlıların savunma soruna dikkat çekiyor; “ilk 10 dakika çok iyi savunma yapıyorlar. Daha sonra hücumda etkili olabilmek için savunma disiplininden uzaklaşıyorlar.” Haksız da sayılmaz Sonko... İki maçta Efes potasında ortalama 81 sayı gördü. Efes coachu Ergin Ataman da takımındaki savunma sorununu göz ardı etmiyor. Kazanılan ilk karşılaşmadan sonra Ataman, “Lyon’dan galibiyetle dönmek istiyorsak, bu akşam ki hataları tekrarlamamalıyız” ifadesini kullanmıştı. Ancak savunma hataları Fransa’da da devam edince Efes-Asvel çeyrek final serisi Astroballe’da son bulmadı. Temsilcimizin savunması ne kadar tehlike sinyalleri veriyorsa hücum potansiyeli de bir o kadar Asvel’lileri korkutuyor. Lacivert beyazlılar Fransa’daki Asvel maçı hariç son 9 maçta 78 sayının altına düşmediler. Bu sürede İbrahim ve arkadaşları tam 4 defa da 90 sayı barajına ulaştılar. Doğrusunu isterseniz, son birkaç yıldır Avrupa Ligi’nde hücumda bu kadar etkili olan bir takım daha çıkmadı (ama burada Efes’i bekleyen tehlike bu orana sürekli aynı 5 oyuncuyla ulaşılması). Belki de Asvel coachu Beugnot’nun Efes’i küçümsememesi lacivert-beyazlıların bu hücum özelliğinden kaynaklanıyor. İlk 40 dakikada Efes’in 3 sayılık atışlardaki yüzde 63’lük oranını unutmayan Beugnot, “Efes’in çok tehlikeli şutörleri var. Eğer ilk maçta olduğu gibi yüksek bir şut yüzdesiyle oynarlarsa hiçbir şansımız kalmaz” diyor. Bu arada İbrahim, Mulaomerovic ve Hidayet ile dışardan sayı yollarını zorlayıp pota altında Drobnjak-Hüseyin ikilisini unutmamak gerekiyor. Çünkü böyle stresi yüksek maçlarda oyuncular sadece dış sutları düşündüğünde istenilen yüzdelere ulaşılmıyor. Bu gerçeği bundan üç yıl önce Asvel maçında yaşamıştık. Bu hüzün dolu tablo bir daha yaşanmak istenmiyorsa aynı hatalar tekrarlanmamalıdır. Bakalım bu akşam sevinen taraf, hücumu seven Efes mi yoksa ikinci maçta lacivert-beyazlıların savunma silahlarını etkisiz hale getirmeyi başaran Asvel mi olacak?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 91630
    % 2.1
  • 4.7866
    % -1.01
  • 5.5944
    % -1.16
  • 6.3074
    % -1.67
  • 189.176
    % -2.18
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT