BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Haydarpaşa Garı’nın acı hikâyesi!..

Haydarpaşa Garı’nın acı hikâyesi!..

1 Şubat 2012’de Haydarpaşa garında 2 seneliğine faaliyetler durduruldu. İnsanlar hatıralarını severler. Bu gar binası da gurbete çıkan hemen her insanımızın hatıralarıyla dolu. YHT gibi çok kaliteli bir hizmet uğruna yapılan bu tatile sevinerek katlanmalıyız...



1 Şubat 2012’de Haydarpaşa garında 2 seneliğine faaliyetler durduruldu. İnsanlar hatıralarını severler. Bu gar binası da gurbete çıkan hemen her insanımızın hatıralarıyla dolu. YHT gibi çok kaliteli bir hizmet uğruna yapılan bu tatile sevinerek katlanmalıyız... Bu gar binası 1906-1908 senelerinde yapıldı. Garın mimarisi Almanlardan, masrafı da bizden. İstanbul-Bağdat tren yolu için yapıldı. Devamında hat Haleb’den itibaren Şam ve Medine’ye uzatıldı. Çok stratejik bir ulaşım hattı. Doğru dürüst yolu olmayan Orta Doğuya, bir can suyu. Yani son yüz senedir en kritik petrol bölgesinin nefes alması idi. İttihadcıların idareye el koyması, Trablusgarp, Birinci Dünya Harbi ve Anadolunun işgali canavarlığı hep bunun için yapıldı. 1’inci Dünya Harbi sırasında Lawrence ve hempalarının 4 sene tek hedefi bu demiryolunu imha idi. Harp devam ederken; Kût’te, İngiliz ‘D’ Seferi Kuvvetleri Komutanı General Townshend, biriliği ile 29 nisan 1916’da, Halil Paşa’ya esir düştü. Teslim alınan 5 General 3000 İngiliz, 7000 Hintli asker ve 3300 sivil silahlarını teslim etti. Townshend ise zati silahlarını teslim etmedi. Bu levazımat ve cephanesinin Türk ordusunun eline geçmesine engel oldu. Townshend 22 günde bir şerefli misafir yolculuğu ile 20 Mayıs 1916’da İstanbul’a getirildi. Bu esir her işinde serbestti. Yüzmeden ava çıkmaya kadar. Heybeliada’da ikametine köşk tahsis edildi, Enver Paşa dahil sadrazam ve o günün bütün bakanları evlerinde misafir edip şerefine partiler düzenlediler. Harp devam ederken; Türk tarafının bütün askerî bilgilerine, bu esir vâkıf idi. İstanbul’a gelişinin 16’ncı ayı, 24 Eylul 1917’de Haydarpaşa Garı sabotaj sonucu patlatıldı. Yangını o sıra Heybeliada’da olan esir general hatıralarında şöyle anlatır: “Buradan alevlerin karanlıkta bir dil şeklinde göğe yükseldiğini görüyordum. Yangın; tren istasyonu civarında bir şalopeden rıhtıma bomba taşınırken, istimli bir vincin kırılmasından çıkmıştı. Patlamada İstasyon, bir anda alevler içinde kaldı. İstasyonda Bağdat sefer kuvvetine gönderilmek üzere Halep’e hareket etmeye hazır petrol yüklü trenler vardı. Yaklaşık bin kişi telef (şehid) oldu. İstasyonda çok miktarda cephane ve mermi bulunuyordu. İnfilak eden mühimmat, fişek gibi havaya uçup, Boğaz’daki gemilerin üzerine yağdı. Meydana gelen zarar beş milyon lira vardı...” Bir esirin vâkıf olduğu bilgiler, okuyucumun takdirine sunulur.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT