BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Eserleri aydınlatıyor

Eserleri aydınlatıyor

“Günışığı” sütun başlığıyla gazetemizde fıkra yazarlığı yapan Ahmet Kabaklı’nın 5 ciltlik Türk Edebiyatı tarihi başta olmak üzere kaleme aldığı kıymetli eserler gençliğe rehber olmaya devam ediyor.



Ahmet Kabaklı Hoca, bir Almanya ziyaretinde, misafir olduğu gazeteci Adnan Öztürk ve eşi Fatma Öztürk ile birlikte. Kabaklı Hoca, Moğolistan sınırları içindeki Tonyukuk Abidesi’nde 1995 yılında incelemelerde bulundu (sağda). Kurucusu olduğu Türk Edebiyatı dergisi, Şubat sayısında, 8 Şubat 2001’de vefat eden Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından Ahmet Kabaklı’yı anıyor. İsa Kocakaplan, Türk Edebiyatı Vakfının kurucusu “Kabaklı Hoca’nın vefatının üzerinden on bir yıl geçti” sözleriyle başladığı dergideki yazısında Ahmet Kabaklı’nın edebî çalışmaları üzerinde duruyor. Kocakaplan’ın tespitiyle; 1966 yılında yayınladığı üç ciltlik (sonraki yıllarda 2 cilt daha ekledi) Türk Edebiyatı tarihinden sonra, 1970 yılında Mehmet Akif’i yayınlar. Yunus Emre kitabının baskı tarihi 1971. Mevlânâ kitabının baskı tarihi ise 1975’tir. Bu üç isim Hoca’yı daima meşgul etmiştir. Bunların yanına Yahya Kemal ve Ziya Gökalp’i de katabiliriz. Hoca, ömrü boyunca Yunus’un Hak yolunda feryadını, Mevlânâ’nın kuşatıcılığını, Âkif’in istiğnasını, Yahya Kemal’in Türk edebiyatına vukuflu bakışını, Ziya Gökalp’in ısrarlı mücadeleciliğini nefsinde toplamayı başardı. KÖŞE?YAZARIMIZDI Kocakaplan, “Ahmet Kabaklı nerede ne yazdı?” isimli bir bibliografya taramasında, Hoca’nın Yunus Emre hakkında 20 civarında, Mevlânâ hakkında 60 civarında, Mehmed Âkif hakkında 50 civarında, Fuzulî hakkında 25 tane, Ziya Gökalp hakkında da 17 tane yazısının bulunduğunu belirtiyor. Kabaklı Hoca’nın, 1961 yılından itibaren Tercüman gazetesinde yazmaya başladığına dikkat çeken İsa Kocakaplan, şöyle devam ediyor: “19 Mart 1991’de Türkiye gazetesinde (Günışığı, sütun başlığıyla) yazmaya başladı. Türkiye gazetesindeki son yazısı 19 Kasım 2000 tarihini taşıyor. 17 Kasım 2000 tarihinda Türkiye Hastanesi’ne yattığını hatırlıyorum.” Ahmet Kabaklı Hoca, 1991 yılından vefatına kadar gazetemizde köşe yazısı yazdı. ESERLERİ:?Kültür Emperyalizmi, Müslüman Türkiye, Mehmet Akif, Yunus Emre, Mevlana, Ejderha Taşı, Ecurufya, Sohbetler 1-2, Temellerin Duruşması 1-2, Güneydoğu Yakından, Şiir İncelemeleri, Doğudan Doğuş, Sultanü’ş Şuara Necip Fazıl, Şair’i Cihan Nedim, Türk Edebiyatı 1-2-3-4-5 (5 Ciltlik en önemli eseri). Her dem yeni doğarız... Türk Edebiyatı dergisi Şubat sayısında, “Her dem yeni doğarız bizden kim usanası” mısraıyla Yunus Emre’yi kapak konusu yaptı. Ayrıca, “Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Bilkan’la yapılan bir mülakata yer veriliyor. Sezai Coşkun’un, “Roman kahramanı olarak Yunus Emre”, Funda Özsoy Erdoğan’ın, “Yeni bir Yunus Emre romanı: OD”, M. Fatih Andı’nın, “Modern Türk şiirinin Yunus Emreleri”, Abdullah Uçman’ın, “Rıza Tevfik’in kalemiyle Yunus Emre”, Senail Özkan’ın, “Yunus Emre ve Rilke’de âşıkane söyleyiş”, Zekeriya Başkal’ın, “Yunus Emre Hakkın’da İngilizce eserler” ve Beşir Ayvazoğlu’nun, “Yunus Emre, Adnan Saygun ve Oratoryo” başlıklı yazıları öne çıkıyor. Şeyh-ül muharririn Ahmet Kabaklı kimdir? 1924’te Elazığ’da doğdu. 1944 yılında İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu imtihanını kazanarak İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü’nde yüksek tahsilini tamamladı. 1956 sonbaharında bir yıllık eğitim stajı için MEB tarafından Paris’e gönderildi. Dönüşünde İstanbul Çapa Eğitim Enstitüsü edebiyat öğretmenliğine tayin edildi (1958-1969). Bu arada Aydın’da iken başladığı Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi (1955-1960). Daha sonra Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nda edebiyat dersleri verdi (1975). Türk Edebiyatı Cemiyeti Başkanı ve Türk Edebiyatı Dergisi’nin yönetmenliğini yaptı. MEB ve sivil toplum kuruluşları tarafından Ahmet Kabaklı’ya 1997 yılında Şeyh-ül muharririn payesi verildi. 1956 yılında Tercüman gazetesinin fıkra yarışmasını iki kişiyle birlikte kazandı ve aynı gazetede yazı hayatına başladı. 1957’den 1990 yılına kadar Tercüman gazetesinde, 1990 yılından ölümüne kadar Türkiye gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. 8 Şubat 2001 tarihinde İstanbul’da Hakkın rahmetine kavuştu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT