BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Direnmeyin ölürsünüz!

Direnmeyin ölürsünüz!

Başbakanlık Devlet Arşivlerindeki “Dersim Belgeleri”nde insanın kanını donduran ifadeler yer alıyor .



TÜRKİYE KARANLIKTA KALMIŞ BİR DÖNEME DAHA IŞIK TUTUYOR ÖZEL HABER ARŞİVLERDEKİ DERSİM -2- Melik DUVAKLI Gizliliği kaldırılan ‘Başbakanlık Devlet Arşivleri’ndeki Dersim belgeleri arasında, olayların organizatörü olarak bilinen Nuri Dersimi’ye ilişkin çok çarpıcı bir belge yer alıyor. Dersim harekâtına giden süreç boyunca Seyit Rıza’nın yanında yer alan, başta Seyit Rıza olmak üzere bölgenin ileri gelenlerini devlete mukavemet etmeye ikna eden ve aşiretleri bu noktada birleştiren kişi olarak bilinen Nuri Dersimi’nin devlete istihbarat raporları verdiği anlaşılıyor. İdamlardan önce esrarengiz bir şekilde yurtdışına çıkan Nuri Dersimi, aynı zamanda Seyit Rıza adına İngilizlere mektup yazan kişiydi. Belgelerde yer alan bilgilere göre Nuri Dersimi devletin harekât için ön hazırlıklar yapmaya başladığı 1930 yılında esrarengiz bir gözaltı olayı yaşıyor. Gözaltına alınıp serbest bırakılan Dersimi daha sonra soluğu Dersim’de alıyor. NURİ DERSİMİ’NİN İSTİHBARAT NOTLARI Ancak ortaya çıkan bilgiler Dersimi’nin bölgede istihbarat faaliyetleri yürüttüğünü gösteriyor. Sivas Valiliği, İçişleri Bakanlığı ve Başbakanlık arasında yapılan yazışmalardan Nuri Dersimi’nin umumi müfettişliğe rapor verdiği anlaşılıyor. Sivas Valiliği, İçişleri Bakanlığı’na gönderdiği 13 Mart 1930 tarihli yazıda Nuri Dersimi’de ele geçirilen 13 maddelik bilginin, Dersimi’nin daha önce umumi müfettişliğe verdiği raporlarla örtüştüğü notu düşülerek ‘hükümet aleyhinde menfi hareketi vuku bulmadığı, bu nedenle de tahliye edildiği’ belirtiliyor. Yazıda Nuri Dersimi’nin serbest bırakıldıktan sonra evinde yapılan aramada iki not daha ele geçirildiği rapor ediliyor. Ancak bu notlar oldukça kafa karıştırıcı. Notlarda aşiretlerin ilişkileri, Seyit Rıza ve ailesinin faaliyetlerine dair istihbarat notları yer alıyor. Nuri Dersimi tuttuğu notlarda ‘Ovacıktaki aşiretlerle, Koçuşağı, Kırgın ve Abbasuşağı aşiretlerinin teşvikiyle bir Seydanle ittifak yapmaya çalıştıkları, Seyit Rıza’ya firari olarak Halep’te yaşayan Aziz Bey’den mektup geldiği, Seyit Rıza’nın hükümet aleyhinde yazılmış bir kağıdı Dersimlilere imza ettirdiği, Kemah’ta müsademe eden Dersimlilerin siyasi bir maksat için İmraniye Kangal’a gittikleri, Ovacık’taki aşiretlerin silahlanmakta oldukları’ gibi bilgilere haber veriliyor. Bir dönem ordu bünyesinde de faaliyet gösteren Nuri Dersimi’nin 1930’dan sonraki 7 yılı oldukça kritik. Çünkü Dersimi, daha sonraki süreçte Dersim’deki faaliyetlerin odağında yer aldı. Aşiretleri devlete karşı faaliyetler için kışkırttı. DERSİMLİLER, ÖLECEKLERİNE KANAAT ETMELİ Dersim, Nuri Dersimi’nin faaliyetleri ile meşgulken hükümet cephesinde hazırlıklar devam ediyordu. Arşiv belgeleri dönem idarecilerinin bölgeye bakışını da ortaya koyan çarpıcı veriler barındırıyor. Resmi tarih kayıtları Dersim harekâtını 1937’de başlayan isyanın bastırılması olarak anlatıyor. Oysa harekâtın sonuçlarına dönük kararlılık bu tarihten öncesini kapsıyor. Örneğin Üçüncü Umumi Müfettiş Tahsin Uzer’in kaleme aldığı 12 Şubat 1936 tarihli raporda bölgede devletin aldığı tedbirlere karşılık halkta silahlardan arındırıldıktan sonra Ermenilerin akıbetine uğrayacakları yönünde kesin bir kanaat oluştuğu belirtilerek, herhangi bir harekete kalkışmamaları için “behemehal öleceklerine kanaat etmeleri lazımdır” ifadeleri kullanılıyor. HAREKÂT DEĞİL SEFER 1930’dan itibaren hazırlıkları yapılan harekât, 1937 yılında başlıyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasını taşıyan emirlerde harekâtın bir sefer gibi telakki edilmesi gerektiği vurgulanıyor. 25 Mayıs 1937 tarihli belgede “harekâtın sefer mahiyetinde mühim harekât olduğu kararı verilmiştir” ifadeleri yer alıyor. Gerisi, her türlü yetkiyle donatılıp emrine binlerce asker ve hava filosu verilen general Abdullah Alpdoğan’ın hüneri kalıyor. AŞİRETLERİ KIŞKIRTMA GÖREVİ Bir dönem orduda da görev yapan Nuri Dersimi’nin, Seyit Rıza ve ailesini yakından takip ederek, aşiretleri devlete isyan için teşvik ettiği ortaya çıktı. İSYAN DEĞERLENDİRMESİ Tahsin Uzer’in yazdığı raporda “Dersimliler isyana kalkışmaları hâlinde behemehâl öleceklerine kanaat etmelidir” diye yazıyor. KATLİAMI YILLAR ÖNCESİNDEN PLANLAMIŞLAR İsyancı olduğu gerekçesiyle erkeklerin öldürülmesinden sonra bölgede kadınlar kocasız, çocuklar babasız kalmıştı.. Operasyonda tutuklanan çok sayıda Dersimli, Elazığ’da kurulan mahkemelerde yargılanmıştı. SABİHA GÖKÇEN’E BOMBALAMA GÖREVİ New York Times gazetesinin 17 Haziran 1937 tarihli nüshasında, Dersim olaylarına ilişkin bir haber yer alıyor. Gazete, isyancıların Sabiha Gökçen’in uçağından atılan bombalarla vurulduğunu yazıyor. Sabiha Gökçen’in ünü Amerika’ya ulaşmış! Atatürk’ün manevi kızı ve ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen’in Dersim harekâtındaki rolüne ilişkin belgeler de Başbakanlık Arşivlerinde yer alıyor. Belgelerden Gökçen’in hava harekâtındakinin başarısının o dönemde Amerikan basınında bir haber olduğu anlaşılıyor. Dönemin Washington büyükelçiliğinden Dışişleri Bakanlığına gönderilen yazıda Dersim harekâtının 17 Haziran 1937’de New York Times gazetesine haber olduğu belirtiliyor. Bakanlığın Başbakanlığa ilettiği belgede New York Times’ın haberi ile ilgili şu ifadeler kullanılıyor: “Atatürk’ün manevi kerimeleri Sabiha Gökçen’in tayyaresinden attığı bir bomba ile kıyamcıların reisinin ve başındaki adamlarının imha edildiği ve hadisenin pek çabuk bastırıldığı yazılmakta.” Reisicumhur Mustafa Kemal Atatürk imzasıyla yayınlanan belgede, Dersim harekâtına iştirak eden Kara va Hava birliklerinin kuvvetli tayin edilmesi isteniyor. Muhafız alayı Dersim’de görev almış! 1937-38 Dersim harekâtına Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayının katılıp katılmadığı, tartışma konularından birini oluşturuyor. Muhafız alayının harekâta katılmış olması Mustafa Kemal Atatürk’ün olaydaki rolünü de ortaya koyan unsurlardan biri. Gizliliği kaldırılan Başbakanlık Devlet Arşivlerindeki Dersim belgeleri arasında harekâta katılan Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı ile ilgili bir el yazısı not ve nota ilişkin belge yer alıyor. Bu belgelerden muhafız alayının olayda rol aldığı anlaşılıyor. Dönemin başvekil vekili tarafından Milli Müdafaa Vekili (Milli Savunma Bakanı) General Kazım Özalp’e hitaben yazılan 28 Eylül 1937 tarihli belgede Atatürk’ün muhafız alayını geri çağırdığı ifadeleri yer alıyor. Belgede şu ifadeler kullanılıyor: “Atatürk’ten telefonla telakki ettiğim emirde, Dersim’de bulunan muhafız alayının orada işinin bittiği, avdetinin münasip olacağı ve bu alayın doğrudan doğruya manevra meydanına getirilerek manevra verilmesinin ayrıca bir tatbikat olacağı beyan buyurulmuş olduğundan lazım gelen tertibat alınmak üzere icab edenlere emir buyurulmasını rica ederim.” YARIN: FRANSIZLARIN DERSİM OLAYLARINDAKİ ROLÜ NEYDİ? 1939’DA HAZIRLANAN DERSİM RAPORLARINDA HAREKÂT BAŞLATAN MİLLİ ŞEF’E HANGİ METHİYELER DİZİLDİ?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT