BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dünyamız yap-boz gibi

Dünyamız yap-boz gibi

Yeryüzü, gizemli tabiat olaylarına sahne oluyor. Bir zamanlar tek ana kara olan Dünya zamanla 8 parçaya bölünmüş.



1 KITADAN 8 PARÇAYA PANGEA?döneminde (sağdaki harita) tek parça olan yeryüzü, yaklaşık 1.6 milyon yıldan günümüze 8 parçadan (Asya, Avrupa, Afrika, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Avustralya, Antartika ve Hint Yarımadası) oluşan haliyle ulaştı. Hareketliliği devam eden dünyamızın gelecekte nasıl bir şekil alacağını şimdiden tahmin etmek mümkün değil. YER KABUĞU SÜREKLİ AKTİF Dünyamızın Litosfer denilen üst yapısını oluşturan büyük kabuk plakalardan her birinin hareket halinde olduğu bilimsel bir gerçektir. Sevgili okurlar, dünya haritasına dikkatle bakınca Afrika, Güney Amerika ve Atlantik Okyanusu kıyılarının geçmiş zamanlarda kırılarak birbirinden ayrılmış oldukları gayet açık bir biçimde fark edilmektedir. Dilerseniz yeryüzünün oluşum dinamiği ile bu haftaki yazımıza başlayalım... KITA ÇARPIŞMALARI Yerkabuğu 8 adet büyük ana parça ve bir düzineye yakın küçük plakalardan oluşmuştur. Bu plakalar, daha alt kesimde bulunan çok sıcak bir yüzey üzerinde âdeta yüzmekte ve her biri, yılda yaklaşık 2 ile 15 santimetre arasında değişen bir hızla, daha az dirençli yönlere doğru ilerlemektedir. Bu parçalar birleşim doğruları boyunca birbirinden ayrılabilir, çarpışabilir veya birbirine basınç uygulayarak yerkabuğunun yükselmesine sebep olabilir. Dağların oluşması bu şekilde meydana geldiği gibi, bu plakaların kırılmaları sonucunda yer sarsıntıları da oluşabilmektedir. Eğer üzerinde okyanus bulunan iki plaka çarpışırsa, biri diğerinin altına girer. Alt taraftaki plaka blokları daha aşağıya sürüklenir ve sıcaklığı 1100 santigrad derece olan yüzey üzerine ulaşır. Bu sıvı yüzeyde eriyerek, basıncın etkisiyle sıcak lav durumunda yukarı fışkırır. Su altı volkanları böyle oluşmaktadır. Şiddetli püskürtme sonucunda su üstüne ulaşan lavlar, yeni adaların meydana gelmesine neden olur. Meksika Körfezi’ne yakın Karayip Adaları ve Doğu Hint Adaları bu oluşuma örnek gösterilebilir. Aynı yoğunlukta iki kıta plakasının birbiriyle çarpışması sonucu, çarpışan kenar boyunca yükselen karalar, sıradağları oluşturur. Afrika’nın Avrupa’ya 130 milyon yıl önce çarpmasıyla meydana gelen Alp Dağları, onun güneydoğu uzantısı olan ülkemizdeki Toroslar ve yine 80 milyon yıl önce Hindistan’ın daha üstteki Asya Kıtasına çarpmasıyla oluşan Himalayalar bu jeolojik olayın tipik örnekleridir. DÜNYA SADECE 2 KITAYDI Bu plakaların hareketleri çok önceki zamanlara uzanmaktadır. Jeolojik araştırmalara göre, bundan 540 milyon yıl önce Kambriyum döneminden ortalama 290 milyon yıl önceki Permiyen dönemine kadar geçen süreçte ekvatorun çizgisinin kısmen kuzeyinde, şimdiki Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’nın bugüne nazaran biraz daha küçük olmakla birlikte, üç kıtanın LAWRASİA adlı birleşik bir kıta oluşturdukları, güneyde ise geri kalan bütün diğer kıtaların tek bir plaka halinde güney yarım kürede GONDWANALAND ismi verilmiş olan kıtayı meydana getirdikleri bilimsel bir gerçektir. SONRA TÜM KARALAR BİRLEŞTİ Bundan sonra yaklaşık Permiyen döneminin ortalarında oluşan birleşik kıta PANGEA’yı (yunanca toplu kıta anlamında) görüyoruz. Ancak birleşme sürekli olmamıştır. Süper Kıta olarak adlandırılan PANGEA yaklaşık Kretase Dönemi’nin başlarında (145 milyon yıl önce) dağılmaya başlar. Bu, günümüzdeki kıtaların oluşmalarının ilk aşamasıdır. Pangea döneminde dünya iklimi çok sıcaktı ve TETHYS DENİZİ adlı Türkiye’mizin de büyük bölümünü kaplayan geniş okyanuslarda çok çeşitli organizmalar yaşardı. Bu canlıların tabandaki çöküntüleri, bugünkü bilinen petrol yataklarının büyük bir bölümünü oluşturmuştur. VE GÜNÜMÜZDEKİ 8 PARÇA Kıyı kesimlerindeki geniş bataklıklarda bulunan yüksek boydaki eğrelti otları ve ormanlardaki devasa ağaçlar, daha sonraları toprak altında yüksek basınç ve karbonlaşma sonucu günümüzdeki dünya kömür stoklarını meydana getirmiştir. Bu süreçte bitkilerin çoğalmalarıyla o zamanlarda havada bulunan yüksek miktardaki karbondioksit fotosentezle oksijene dönüşmüş ve böylece bütün canlılar için en başta gelen değişik iklim şartları sağlanmış ve oksijenin artması yeni bir çağın başlangıcını meydana getirmiştir. KITALAR HÂL HAREKETLİ Pangea’nın parçalanmasıyla oluşan jeolojik değişimler o zamanki yaşayan canlıların çeşitliliğine de imkan vermiştir. Kıtaların birbirlerinden ayrılmaları, çeşitli sıcaklık farklılıkları doğurmuş ve canlıların yeni ortama uyum sağlayan biçimlenmelerini kolaylaştırmıştır. Senozoik dönemin (Yeni Zaman) başlangıcında, 65 milyon yıl önce Paleojen’de Kıtalar aşağı yukarı günümüze yakın görünümündeydiler. İçinde bulunduğumuz 1.6 milyon yıl önceden günümüze gelen Kvarterner döneminde kıtalar, kısmen buzullarla kaplı olarak bugünkü şekillerini aldılar. Ancak vurgulamak istediğim; kıta plakalarının halen hareket halinde olduğu gerçeğidir. Evet değerli okurlar, size bugün ‘İnsanoğlu’dan önceki dönemlerle ilgili değişik bir konuyu sunmaya çalıştım. Umarım ilginizi çekmiştir. Gelecek hafta size “İlk Çağlardan Günümüze Uygarlık Yolunda İnsan” başlıklı yazımı hazırlayacağım. Haftanızın sağlık ve mutlulukla geçmesini diliyorum. Sevgiyle kalın. Geyiklere Twitter yemi Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabına gönderilen aç geyiklerle ilgili mesaj üzerine Afyonkarahisar’da geyikler için doğaya 350 kilogram arpa ve ot bırakıldı. Bu arada Afyonkarahisar’da açıklamada bulunan Bakan Eroğlu, Başbakan Erdoğan’ın, hayvanlara eziyet edilmemesi, onların bakımı ve korunması konusunda kendisine talimat verdiğini hatırlatarak, “Hazırlayacağımız yeni mevzuata göre hayvanlara işkence edenler daha büyük cezalarla karşı karşıya kalacak” dedi. Dinozorlar zıplıyordu! GENİŞLEYEN DÜNYA TEORİSİ, kıtaların hareket halinde iken kısmen genişlemelerini açıklamaya çalışır. Yarım yüzyıl önce okyanus araştırmalarında ortaya atılmış olup, sağlam temellere dayanmaktadır. Gezegenlerin manyetik alanlarıyla ilgili olup, uzaydan gelen elektron ve nötron yağmurlarının bir kısım enerjiyi maddeye dönüştürdüğünü baz alır. Milyonlarca yıl evvel dünyamız biraz küçük ve yer çekimi de daha düşüktü. Aksi halde 20 metreye varan eğrelti otları ve tonlarca ağırlıktaki Dinozorlar’ın o cesamette avlarını koşup yakalayabilmeleri mümkün olamayacaktı. Yer çekimi azlığı bu canlıların atlayıp zıplayabilmelerini ve hareket kabiliyetlerini arttırıyordu. Ancak yer çekimi günümüzdeki seviyesine ulaşınca, 12.000 yıl önce nesilleri tükenen Mamut filleri devasa cüsseleriyle avcı insanlardan kaçamamış ve yok olmuşlardır. Hastanede yaban hayvanlarının da bakımı yapılıyor. Van Hayvan Hastanesi konteynerde şifa verecek Depremde hasar gören Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi, konteynerlerde hizmet vermeye başladı. Konteynerin açılış kurdelesini kesen Rektör Prof. Dr. Peyami Battal, “Hastaneye yeni araç tahsisi yaparak köylerde hayvanların taramasını yaptıracağız. Hasta hayvanları buraya taşımak suretiyle gerekli tedavilerini gerçekleştireceğiz. Bu hizmeti daha iyi vermek için bir hayvan ambulansı temin edeceğiz. Bu ambulansla öğretim üyelerimiz ve öğrencilerimiz köyleri gezerek halkımıza daha iyi hizmet verecek” dedi. Aşkınız ‘kök salsın’ Sevgililer Günü gibi özel günlerde doğaya duyarlı davranmayı tercih edenler ÇEKÜL Vakfı’nın “7 Ağaç Ormanları” projesi kapsamında oluşturulan ormanda sevdikleri adına ağaç diktirebiliyor. Her birimiz kâğıt, kalem, mobilya, yakacak gibi ihtilaçlarımız için yılda “7 Ağaç”ın kesilmesine neden oluyoruz. Doğaya karşı sorumluluğumuzu hatırlatan bu proje sayesinde tükettiğimiz ağaçları doğaya yeniden kazandırabiliriz. Cudi Dağı’nda keşfedilen zeytin ağacı umut oldu Şırnak’ta meyve veren ve kültür bitkisi olduğu açıklanan zeytin ağaçları bulundu. ‘GAP ve Doğu Akdeniz Bölgelerinde Zeytin Taraması” projesi kapsamında araştırma yapan uzmanlar Mehmet Ulaş ve Mücahit Taha Özkaya, Cudi ve Küpeli dağlarının 1157 rakımlı bölgesinde meyve veren zeytin ağaçlarına rastladı. Bu yükseklikte zeytine rastlanmasının ‘şaşırtıcı’ olduğunu belirten Ulaş, “Çünkü 700- 800 metreden sonra meyve veren zeytin ağacına çok rastlanmaz” dedi. Çevreye dost ajanda Çevre ve insan sağlığına hassasiyetini 2012 yılı için yaptırdığı ajanda ve kalem setinde de gösteren Çekmeköy Belediyesi, doğaya zarar vermeyen geri dönüşümlü kraft kâğıt ve mukavvadan üretilen ajandaların yanı sıra aynı malzemeden üretilen tükenmez kalemleri çocuklara dağıtıyor. Kağıdın geri dönüşümünün ağaçları kurtaracağını belirten Belediye Başkanı Ahmet Poyraz, “Ekolojik dengenin korunması, çocuklarının yaşayacağı dünyayı düşünen her birey için önemli bir sorumluluktur” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT