BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zevk ve zarafetin simgesi tahta kaşık

Zevk ve zarafetin simgesi tahta kaşık

Sapı ısınmayan, hafif, zarif, kavurmalarda rahat kullanılan tahta kaşıklar, mücevher görünümünde, kakmalı, nakışlı, oymalı şekilleriyle sofralara renk katardı.



Sofralarımızda normal boylardaki nakışlı kaşıklar kullanılır. Ama yemek pişirmekte kullanılan kaşıklar daha büyüktür. Geniş kazanlarda kaynatılan aşure, keşkek gibi sulu yemekler neredeyse adam boyu kaşıklarla karıştırılır. Geçen haftalarda çatalın hikâyesini yazmıştım. Sıra kaşığa geldi. Mutfağın ve sofralarımızın vazgeçilmezi Meydan Larousse’daki tarifinde: “Sulu veya küçük taneli yiyecekleri kaptan alıp ağıza götürmeye yarayan saplı sofra eşyası” deniliyor. İnsanlarca çok eski zamanlardan beri kullanılmakta. İlk kaşıklar pişmiş topraktan, daha sonraları ise şimşir gibi sağlam ağaçlardan yapılmış. Zamanla madenlerden yapılan kaşıkların, en kıymetlileri gümüş ve altın olanlarıdır. Türklerin kullandıkları kaşıklar yemeklere göre değişmekte, tahtadan ve deniz kabuklarından özellikle sedeften yapılmaktaydı. Kepçeler, kahve ve muhallebi kaşıkları madenden olurdu. Anadolu’da Selçuklular ve Osmanlılar zamanında çok güzel tahta kaşıklar yapılmıştır. Kastamonu ve Konya kaşıkçılığın merkezi durumundaydı. İstanbul’da da kaşıkçılık sanatı sürdürülmüş ve kaşıkçı esnafı, tam bir teşkilatla çalışmıştır. YEMEK ÇEŞİDİNE GÖRE İSİM Osmanlı döneminde sanat kıymeti olan, mücevher görünümünde, kakmalı, nakışlı, oymalı kaşıklar yapıldı. Bugün çoğu Topkapı ve Dolmabahçe saraylarında sergilenmekte. Günümüz mutfak dilinde yemek çeşidine göre adlandırılıyorlar. Çorba kaşığı, yemek kaşığı, tatlı kaşığı, kahve kaşığı, dondurma kaşığı, kavurma kaşığı, servis kaşığı, pilav kaşığı, hoşaf kaşığı en belli başlıcaları. Konya kaşıklarının da ayrı bir ünü var. Konyalılar 19. yüzyılın ikinci yarısında mallarını Suriye, Mısır, Tunus ve Cezayir’e göndermeye başlamışlardı. Eski önemini kaybeden tahta kaşıkların günümüzde mahalli olarak yapılmasına devam edilmektedir. KULLANIŞ RAHATLIĞI VAR Örf, âdet ve geleneklerine bağlı Anadolu halkının tahta kaşıkları kullanması boşuna değildir. Sapının sıcaktan ısınmaması, hafifliği, zarafeti, soğan ve et kavurmalarındaki kullanılış rahatlığı tercihin sebebinin belli başlı olanlarıdır. Zevk ve zarafetin işlendiği Anadolu tahta kaşıkları tereyağının yıkanmasında ve kaplara yerleştirilmesinde yaygın olarak kullanılır. Günümüzde müzeleri süsleyen bu kaşıklarda, oymacılık ve süsleme sanatlarının örneklerine rastlamak mümkündür. Kaşık yemek pişirme ve lokantada masalara servis edilmesinde de kullanılır. Yazımın sonunda adında kaşık kelimesi kullanılan tariflerden iki tanesini sizin için seçtim. Hepimizin çok kullandığı, “Kaşık Salatası”. Malzemesi çok ince doğrandığı için sadece kaşıkla yenilebiliyor. İkincisi ise Anadolu’nun birçok bölgesinde yapılan “Kaşık Tatlısı.” KAŞIK SALATASI MALZEMELER > 2 adet olgun domates > 3 adet salatalık > 2 adet yeşil biber > 5 dal taze soğan > 3-4 diş sarımsak (taze ise 2 dal) > 1 tutam reyhan > 1 tutam maydanoz > 4 yemek kaşığı zeytinyağı > Yarım limon > 1-2 yemek kaşığı nar ekşisi > Tuz Yapılışı: Salatada kullanacağınız malzemeleri yıkayın ve isteğe göre domates ve salatalığı soyun. İnce ince kıyın ve geniş bir karıştırma kabına alın. Son olarak tuz, zeytinyağı, limon suyu ve nar ekşinini ekleyerek karıştırın ve servis yapın KAŞIK TATLISI MALZEMELER > 2 adet yumurta > 1 çay bardağı yoğurt > 1/2 limon suyu > 1.5 su bardağı un > 1/2 çay kaşığı kabartma tozu Şerbeti İçin: > 2 su bardağı şeker > 1 su bardağı su Kızartmak İçin: > 2 su bardağı sıvı yağ Yapılışı: Yumurta, yoğurt, limon suyu iyice karıştırılır. Un ve kabartma tozu katılıp, boza kıvamında bir hamur yapılır. Şeker ve su kaynatılıp, şerbet hazırlanır. Soğutulur. Hamur karışımından tatlı kaşığına alınıp, kızdırılmış yağda kızartılır. Hemen şerbete atılır. Üzerine tarçın serpip servis yapılır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT