BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > TBMM’den Notlar

TBMM’den Notlar

Ankara’da taktik savaşı... Oylamanın ortaya çıkardığı sonuç Türkiye’de yeni bir dönemin de habercisiydi. Siyasetle ilgilenen herkesin yeni bir durum değerlendirmesi yapması kaçınılmaz oldu.



Anayasa değişikliği görüşmeleri bir bloklaşmadan çok, her partinin ayrı bir yöntem izlediği taktik savaşı şeklinde geçti. Hükümet ortaklarından DSP 101. maddede yapılacak değişikliğin Süleyman Demirel’in yeniden cumhurbaşkanlığına seçilmesi için yapıldığını açıkca ifade ederken, MHP ve ANAP, bunun şahıslar için değil, cumhurbaşkanı seçim sistemini değiştirmek için düşünüldüğünü iddia ettiler. MHP sözcüsü İsmail Köse, daha da ileri giderek, değişiklikten sonra kimin seçileceği konusunda parti olarak bir karar almadıklarını söyledi. Bu durum aday gösterme sırasında yeni bir tartışmanın yaşanacağının da ilk işaretlerini verdi. İktidar partilerinin sözcüleri 69 ve 86’ncı maddede yapılacak değişikliklerin ne kadar elzem olduğunu çeşitli örneklerle anlatarak FP’yi iknaya çalıştılar. Ancak, FP, bırakın ikna olmayı, her türlü engelleme yöntemini sonuna kadar kullandı. FP’nin isteklerinin dikkate alınmaması ve bir uzlaşma aranmaması başından beri gönülsüz davranan ANAP’ın, işi tıkanma noktasına götürmek için uyguladığı bir taktik olarak da değerlendirildi. FP’liler DYP’nin de aynı yöndeki açıklamalarından destek alarak, iktidar ortaklarını bir hayli terlettiler. Her madde üzerinde çok sayıda önerge verme ve bu önergeleri savunmak için sonuna kadar söz hakkını kullanma FP’nin uyguladığı klasik muhalefet tarzının esasını oluşturdu. Görüşmeler sürerken kulisler de bir hayli hareketli ve heyecanlıydı. Küçük kümeler halinde toplanan milletvekilleri, kendi aralarında “sonuç toto” oynadılar. 250 ila 400 arasında farklı iddalar ortaya konuldu. Bu durum biraz da bir olumsuzluk halinde en çok fireyi hangi partinin verdiğini önceden anlayabilmek için bir nabız tutmaydı. Ancak, kimse renk vermemeye çalıştı. Liderler görüşmelerin başından itibaren Genel Kurul salonundaki yerlerini alarak işi ne kadar ciddi tuttuklarını gösterdiler. En büyük sıkıntıyı zaman zaman FP ile paralel hareket eden ve açıkca mahalefet yapan milletvekillerinden dolayı ANAP lideri Mesut Yılmaz yaşadı. ANAP’taki muhalif milletvekillerinin sayısı hakkında da çeşitli görüşler ileri sürüldü. Ancak kimse net bir sayı ortaya koyamadı. Bu durum, iktidarın diğer partilerdeki muhaliflerin sayısına hayati bir önem kazandırırken, belirsizliği daha da arttırdı. Oturuma, TBMM Başkanı Yıldırım Akbulut yurtdışında bulunan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e vakalet ettiği için DSP’li Ali Ilıksoy başkanlık etti. Ancak Demirel’in öğleden sonra Ankara’ya dönmesiyle taşlar yerine oturdu. Meclis’e dönen Akbulut, ikinci oturuma başkanlık etti. Görüşmelerde eleştirilere hükümet adına cevap veren Başbakan Bülent Ecevit, hem üçlü paketi savundu, hem Demirel’e sahip çıktı. Ecevit, konuşmasında yumuşak bir üslup kullanarak, FP’ye açık kapı bıraktı. Görüşmelere yazılı ve görsel basın büyük ilgi gösterdi. Meclis belki de tarihindeki en büyük gazeteci ordusunu ağırladı. Erken saatlerden itibaren Meclis koridarları gazetecilerle doldu. Televizyonlar canlı yayınlarla sonuca etki edebilecek gelişmeleri izleyicilerine anında duyurabilmek için yarıştılar. Milletvekilleri, Meclis’te görev yapan gazetecilerden diğer partilerdeki durum ve fire sayısı hakkında bilgi almaya çalıştılar. Grup başkanvekilleri gruplarının tam kadro oylamaya katılabilmesi için neredeyse her saat başı özel bir yoklama yaptılar. Acil durumlar dışında hiç bir milletvekiline Meclis dışına çıkması için izin verilmedi. Anayasa değişikliği oylamasının nasıl sonuçlanacağı, sayım tamamlanıncaya kadar kelimenin tam anlamıyla bıçak sırtında gitti. Anayasa değişikliği paketinin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasından sonra maddelere geçilmesi için yapılan gizli oylama endişelerin ne kadar haklı olduğunu ortaya koydu. Oylamanın ortaya çıkardığı sonuç Türkiye’de yeni bir dönemin de habercisiydi. Başta siyasi partiler olmak üzere siyasetle ilgilenen herkesin ve Demirel’in yeni bir durum değerlendirmesi yapması, yeni projeler üretmesi, yeni taktikler geliştirmesi kaçınılmaz oldu.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT