BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kabaklı ulu bir çınardı

Kabaklı ulu bir çınardı

Ahmet Kabaklı Hoca’nın yazılarıyla milyonları aydınlattığını belirten Prof. Yazgan, “Onu, en yüksek seviyede gönül gücüne sahip bir üstadımız, bir büyüğümüz, bir ulu çınarımız, bir ak sakallımız olarak anıyoruz” dedi.



Ahmet Kabaklı’yı her konuda örnek aldığını belirten Prof. Dr. Turan Yazgan, “Kabaklı Hoca’yı, vefatının 11. yılında en yüksek seviyede gönül gücüne sahip bir üstadımız, bir büyüğümüz, bir ulu çınarımız, bir ak sakallımız olarak anıyoruz. Bu dünyadan bir Şeyh-ül muharririn geçti” dedi. Türk Edebiyatı Vakfında düzenlenen, “Hakka Yürüyüşünün 11. Yılında Ahmet Kabaklı” konulu Çarşamba Sohbeti’nde konuşan Prof.Yazgan, Ahmet Kabaklı Hoca’yla birlikte Türk dünyasına yaptıkları yolculuk hatıralarını anlattı. Türk Edebiyatı Vakfı Başkanı Servet Kabaklı’nın yönettiği toplantı, Ahmet Kabaklı’nın hayatının anlatıldığı sinevizyon gösterimi ile başladı. Toplantıya, konuşmacı olarak, Prof. Dr. Turan Yazgan’ın yanı sıra gazeteci Ünal Sakman ve Azerbaycan Bilimler Akademisi üyesi Asif Rüstemli katıldı. Servet Kabaklı’nın konuşmacıları tanıtmasından sonra ilk sözü alan Prof. Dr. Turan Yazgan, Türk dünyasındaki parçalanmışlık üzerinde durdu ve akılcı politikalarla birleşmenin sağlanması gerektiğini söyledi Bu birleşmenin tek vatan, tek bayrak demek olmadığını belirten Prof. Yazgan, şöyle konuştu: HER?ZAMAN DİK?DURMUŞTUR “Birleşme dilde, fikirde, iş birliğinde olmalıdır. Birleşme olmazsa Türkler soyulmaya, sömürülmeye devam eder. Rusya bir taraftan, ABD bir taraftan, bu birleşmeyi engellemenin yollarını aramaktadır. Türklerin medeniyet merkezi Doğu Türkistan Çin işgali altındadır. İş birliğini ancak akılcı politikalarla gerçekleştirebiliriz. 1989 yılında Ahmet Kabaklı’yla birlikte Bakü’ye uçakla çıkarma yaptık. 164 kişiydik, sonra 4 kişi daha katıldı 168 kişi olduk. Bu, Nuri Paşa’dan sonra Bakü’ye yapılan ikinci çıkarmadır. Nuri Paşa silahla gitti, biz uçakla gittik. Kabaklı Hoca’yla birlikte Yakutistan’a kadar bütün Türk dünyasını gezdik. Turan’a gittik. Bakü’de bizi 200 bin kişi karşıladı. Kabaklı Hoca, bu hasret ve aşk karşısında gözyaşlarını tutamadı. Buralarda çok faydalı ve uyarıcı konuşmalar yaptı. Bu gezilerin çok büyük faydası oldu. Buralarda dostluk kurduğumuz insanlar daha sonra düzenlediğimiz bütün toplantılara katıldı. Yolculuğumuzda sıkıntılarla karşılaştığımız da oldu. Kabaklı Hoca her şartta dik durmasını bildi. Kimseye eğilmedi. Dergi konusunda, vakıf konusunda ve her konuda Ahmet Kabaklı’yı örnek aldım. Bizi o yetiştirdi. Allah gani gani rahmet eylesin.” Prof. Yazgan, Kabaklı’nın birinci olduğu Tercüman gazetesinin 1956 yılında açtığı fıkra yarışmasına kendisinin de katıldığını ve beşinci olduğunu sözlerine ekledi. Sakman:?Her mektubu okurdu Tercüman ve Türkiye gazetelerinde Ahmet Kabaklı ile 38 yıl birlikte çalıştığını belirten gazeteci Ünal Sakman da, Kabaklı Hoca’nın hep tevazuyla, sevgiyle hareket ettiğini belirterek, şunları söyledi: “Kabaklı Hoca’nın parayla pulla ilişkisi olmazdı. Hayatı boyunca para lafı etmedi. Hakkında ağır siyasi yazılar yazdığı kişilerin edebî bir yönü varsa, eserlerinde bunu objektif olarak yansıtırdı. Bu herkesin yapamadığı önemli bir olaydır. Masasına günde 80-100 civarında mektup gelirdi ve hepsini tek tek açar okurdu. Milli Eğitim Bakanını telefonla arayıp, yanlış gördüğü şeyleri söylerdi. Bakanlar, gazetede kendisini ziyaret ederdi. Devlete, millete karşı yazı yazmazdı. Bugün yazarların yüzde 70’i devlete karşı yazıyor. Ayrıca, çevreye aşırı duyarlı bir insandı.” Azerbaycan İlimler Akademisi Edebiyat Şubesi üyesi ve Ozan Yayınevi sahibi Asif Rüstemli de konuşmasında, Ahmet Kabaklı’nın, gençlerin okuması ve tanıması gereken büyük bir Türk mütefekkiri olduğunu söyledi. Kabaklı’nın Azerbaycan’da yeteri kadar tanınmadığını belirten Asif Rüstemli, şöyle konuştu: “Kabaklı Hoca’nın Ejderha Taşı adlı eserini Azeri Türkçesine çevirdik, asıl hedefimiz, 5 ciltlik Türk Edebiyatı isimli büyük eserini Azeri gençlerinin istifadesine sunmaktır.” Konuşmaların ardından katılımcılara çay, simit ve tatlı ikram edildi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT