BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Minik mutluluklar...

Minik mutluluklar...

Daha büyük mutlulukların hevesiyle ihmal edilen bir sürü küçük mutluluk var. Evet küçükler, sıradanlar ama anlık da olsa hayattan keyif almamıza imkan tanıyorlar...



Daha büyük mutlulukların hevesiyle ihmal edilen bir sürü küçük mutluluk var. Evet küçükler, sıradanlar ama anlık da olsa hayattan keyif almamıza imkan tanıyorlar... Fırından yeni çıkmış ekmek almak, koşar adımlar ile eve giderken üstündeki kıtır bölgeleri tırtıklamak. Elektrik süpürgesinin kablosunu tek seferde, takılmadan toparlamak. Saçma sapan şeyler alınan bir alışveriş sonrası eve gelip onları incelemek. Aynı anda aynı şeyi düşünüp söylemeden sadece gülümsemek... Kaldırım taşları arasından fırlamış minik bir çiçek görmek. Küçücük bir çocuğun kocaman bir gülümsemesi... Anahtarlıktaki onca kalabalıkta ilk seçilenin doğru anahtar olması!.. İlk çatal hamlenizin zeytinin ortasına saplanması. Dolgunuzun düştüğünü zannedip, dille kontrol ettiğinizde onu yerinde bulmak. Puding tenceresinin dibini sıyırmak... İlaç prospektüsünü okuduktan sonra ilk haline katlayabilmek. Kar yağarken ağzını açıp kar tanelerini yakalamak... Yağmurun camları dövmesi ve öğlen olmasına rağmen yatakta olmak... Kalabalık bankada gişe sırası alırken, yerde daha erken sıra fişi bulmak... Yeni alınan dergi ve kitap sayfalarını koklamak... Yazın arabayla yolculuk yaparken yol kenarında durup böğürtlen yemek. Kışın evde sıcak tesisat borularının altından geçtiği parkelere basarak yürümek, Veya üşüyen ayağı dizüstü bilgisayarın ısınmış adaptörüne basmak. Otobüste boş yer bulmak ve ininceye kadar kalkmamak. Çekirdek çitlerken, ayıklanmış çekirdeğin elinize gelmesi. Önemsenen bir insandan duyulan önemsiz bir takdir cümlesi. Seni bekleyen birilerinin olduğunu bilmek... Babanın “Bakarız...” demesi. İltifat edildiğinde kendiliğinden oluşan şımarıklık... Mesaj sesi, ışığı, sinyali... Bir çocuğun kocaman gülümsemesi insanı mutlu kılar. Küçük mutlulukları küçümsemezsek, kocaman olur hayatınızı doldururlar... > Ninem diyor ki; Kabı ayrı olanın tadı ayrı olur.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT