BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Omuz omuza iş ama cepler farklı

Omuz omuza iş ama cepler farklı

Belediyede birinci derecede memur olarak çalışanlar 280 milyon lira maaş alırken, işçi, yan gelirleriyle yaklaşık 500 milyon lira alıyor.



Binlerce belediye çalışanını kapsayan toplu sözleşme dolayısıyla geçen hafta “Belediyelerde ateş bacayı sardı” haberimize, bazı belediye memurları, “Bizim durumumuzla ilgilenen yok. Şehir ve İnsan’a bizlerin durumunu da görün” şeklinde faks ve telefonlarla tepki gösterdiler. İki ayrı yasadan doğan farklılık aynı iş ortamındaki huzuru da bozuyor. Belediyedeki bir müdür 280 milyon lira maaş alırken, bir işçi de 276 milyon maaş alıyor. Tabii işçinin çıplak ücreti bu. Giydirilmiş ücretin içinde ise yılda 3 ikramiye, eğitim, yakacak ve giyim yardımı gibi sosyal yardımlar da var. Sadece ikramiyenin yansıması ile işçinin maaşı 340 milyona çıkıyor. Tabii işçinin mesai durumu da girince maaş daha da artıyor. Bizde 657 sayılı yasaya tabii memur ile 1475 sayılı yasaya göre çalışan işçi arasındaki farkı birkaç belediye üzerinde araştırdık. İşçiler sözleşme ve grev hakkına sahip olmanın avantajının yanında 1. derece bir devlet memurunun, odacısı veya şoförü ile arasındaki dengesizlik psikolojik sıkıntıyı da beraberinde getiriyor. Memurlar, Bakanlar Kurulu kararıyla birinci ayda ve yılın ikinci altı ayında da bir katsayı, yani maaş artışı bekliyorlar. Memur yine işçiye göre çok cüzi olan aile ve çocuk yardımı da alıyor. Mesaisi de yine Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen memurun yıllık izni, eğer 10 yılı doldurmuşsa 30 gün olabiliyor. Aynı durumda işçi için iş günü baz alınıyor. Yani 1 yılını dolduran bir işçi hafta sonu ve resmi tatil günleri hariç 24 işgünü alırken, 9 yıllık memur hafta sonu ve resmi tatil günleri dahil 20 gün izin kullanabiliyor. İş ortaklığı var İhale yoluyla belediye tarafından temin edilen yemeğin yarı ücreti memurdan kesiliyor, ancak yemek yemeyen bir memura diğer yarı ücret ödenmiyor. Aynı durumda bir işçi, yesin veya yemesin sözleşmede belirlenen yemek bedelini maaşıyla birlikte alıyor. Memur ile işçinin ortak yararlandığı tek sosyal konu, giyim yardımı. Memurun 1. derece yakınları; anne, baba, eş ve çocuk vefatında 5 gün ücretli izin alırken, ölüm yardımını sadece çocuk ve eş vefat ettiğinde alabiliyor. İşçi ise 1. ve 2. derece yakınları vefat ettiğinde 7 gün ücretli izin kullanabiliyor. Çocuk ve eş haricinde memurdan farklı olarak anne ve baba vefatında da ölüm yardımı alabiliyor. Yine emekliliği gelen ve yıllık iznini kullanmamış bir memur izin ücretini alamazken, işçi geriye dönük 5 yıla kadar kullanmadığı izin ücretini, son yevmiyesi üzerinden alabiliyor. Ekonomik olarak da aralarında uçurum var. Yüksek okul mezunu 17 yıllık bir memur (Müdür) 280 milyon lira maaş alırken, tahsil durumu farketmeksizin 10 yıllık bir işçi mesailer hariç, yemek ve diğer sosyal paketlerle bu parayı alabiliyor. Mesailer de dahil edildiğinde rakam 350 milyon lira oluyor. Yani birinci dereceden bir devlet memuru, odacısı veya şoförü ekonomik olarak da sosyal gelirler yönünden de daha rahat durumda. 10 yıllık memur 145 milyon lira maaş alırken, en düşük işçi ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi örnek alındığında deneme süresi de dahil ilk maaşı 220 milyon liradan başlıyor. Sosyal haklarla bu rakam 310 milyona çıkıyor. Aşağıdaki örnek tablo Şişli Belediyesi’ndeki işçiyle memur karşılaştırmasını ortaya koyuyor. İşte kısa bir örnek: İşçinin sosyal hakları: Toplu sözleşme, 3 ikramiye, elbise veya parası, izin parası, yol parası, fazla mesai. Memurlarda ise: 657 sayılı yasayla belirlenen haklar (Emekli Sandığı). En düşük işçi maaşı: 226 milyon En yüksek işçi maaşı: 276 milyon En düşük düz memur: 130 milyon En yüksek düz memur 140 milyon Teknik kadro da ise: Mühendis: 280- 320 milyon Doktor : 300- 340 milyon Müfettiş : 280- 320 milyon Müdür : 280- 320 milyon Zabıta : 220- 250 milyon
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT