BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tarihçilere bırakılmayacak kadar önemli

Tarihçilere bırakılmayacak kadar önemli

Pazarlamayı anlatırken, “Pazarlama, sadece pazarlamacılara bırakılmayacak kadar önemlidir“ deriz. “Pazarlama, sadece satışlar durgunlaştığında akla gelmemeli, işin başı bu olmalıdır“ deriz. “Konuyu tarihçilere bırakalım“ sözü de biraz ona benziyor. “İhtiyaç halinde kullanın“ vaziyeti...



Pazarlamayı anlatırken, “Pazarlama, sadece pazarlamacılara bırakılmayacak kadar önemlidir“ deriz. “Pazarlama, sadece satışlar durgunlaştığında akla gelmemeli, işin başı bu olmalıdır“ deriz. “Konuyu tarihçilere bırakalım“ sözü de biraz ona benziyor. “İhtiyaç halinde kullanın“ vaziyeti... Bunun gibi, tarihin de yalnızca tarihçilere bırakılmayacak kadar önemli olduğunu, tarihi sevdiren insan, değerli tarihçi, gazetemizin başyazarı, rahmetli Yılmaz Öztuna’nın vefatı vesilesiyle bir kere daha hatırladık. Kendisine rahmet diliyor, yakınlarına ve sevenlerine taziyelerimi sunuyorum... Tarihle ilgisi kopmuş/koparılmış bir neslin gençleri olarak toplumları millete dönüştüren unsurlardan biri olan tarih şuurunun, geçmişten geleceğe bir hedefi, hülyâsı, maksadı ve stratejisi olan herkes, her kurum ve her bilim için olmazsa olmazlardan biri olduğunu, tarihle bağını kesen birey, toplum ve halkların iflah etmediğini, onun akıcı üslubuyla kaleme aldığı kitap ve yazılarından öğrenmiştik. Bizim yetiştiğimiz dönemlerde tarih, sıkıcı, itici, zorlama bir dersten ibaretti. Hayatımıza girememişti. Rahmetli Öztuna gibi vicdan sahibi az sayıdaki alaylı yazarlarımızın ve gerçeği haykırabilen mektepli tarihçilerimizin eserlerinden anladık ki, bize okutulan tarihler bile, yabancı gözüyle kaleme alınmış, formatlama amaçlı propaganda metinleri imiş. Tarihin üreticileri var; tarihe mal olmuşlar... Tarihin müşterileri var; kişiler, nesiller, müesseseler ve yöneticiler, kısaca, hepimiz... Tarihin yazıcıları, paketleyicileri, satıcıları, tüccarları da var... Bir de, tarihi hayatımıza katan, onu bir değere dönüştüren “pazarlamacıları” olmalı, diyoruz. Zira, her şey gibi, tarih de pazarlanmak istiyor. Pazarlanmayan, müşterisine ulaşamayan tarihin kimseye faydası olmuyor. Ciltlere hapsolmuş, kıtalara yayılmış belgelerle, tarih bilimiyle, tarihçiler uğraşacak. Ama ayrıca istiyor ve bekliyoruz ki, birileri de, içeride ve dışarıda geniş kitlelere tarihi doğru dürüst anlatsınlar. Tarihimize “albeni” katsınlar. Tarihi bize satsınlar. Lakin, muhteşem sultanları da, çağ açan sultanları da sığlaştırıp, tarih merakımızı istismar etmeden... > (Pazarola, pazar günleri yayınlanır.)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT