BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Soğuk ve kirli hava birleşince alerji çekilmez olur

Soğuk ve kirli hava birleşince alerji çekilmez olur

Eski yıllara nazaran özellikle büyükşehirlerimizde doğalgaza geçişle birlikte havamız daha temiz olsa da, artan motorlu taşıt sayısı ve fabrikalar sürekli alerjiyi tetikleyen kimyasallar salıyor. Siz siz olun bu soğuk günlerde kirli ortamlardan uzak durun!



ASTIMLILARIN İŞİ ÇOK ZOR Soğuk ve kirli hava, sigara dumanı, çeşitli alerjenler ve gıda maddeleri, parfüm, boya ve stres gibi pek çok alerjen astım nöbetlerini tetikler. Kışın sert yüzüyle tanıştığımız şu haftalarda, alerjik hastalar için de zor ve sıkıntılı günler başladı. Bu aylarda egzoz gazı, fabrika dumanları, ısınmak için kullanılan odun, kömür ve benzeri yanıcı maddeler hava kirliliğe zemin hazırlar. Alerjik bünyeye sahip kişiler, hava kirliliğinden ve soğuğun kendisinden daha çok etkilenir. Kirli havaya maruz kalmaları durumunda, astım atakları nükseder, bakteriyel ve viral mikroplar soğuk havalarda solunum yollarına daha kolay yerleşerek farenjit, sinüzit, bronşit, zatürre gibi hastalıklara yol açar. ÇOCUK VE YAŞLIYA DİKKAT! Alerjik kişilerde, hava kirliliğinden sadece akciğer ve bronşlar değil, aynı zamanda göz ve burun da olumsuz etkilenir. Hava kirliliğinin yoğun olduğu yerlerde alerjik rinit (saman nezlesi) ve alerjik göz hastalıkları da artar. Özellikle çocuk, yaşlı ve kronik hastalarda risk altındadır. Hava kirliliğine sebep olan kimyasallar göz, burun ve akciğerlerdeki hücreleri uyararak alerjik reaksiyonları tetikler. Hastalarda burun akıntısı, burun tıkanıklığı, gözlerde sulanma, öksürük, kızarıklık ve kaşıntı görülür. Soğuk havalarda solunum yollarının kuruması ve daralmasına bağlı olarak burundan nefes alma zorlaşır. Burun, solunum yollarının korunmasında önemli rol oynar. Burundan alınan hava nemlendirilerek, ısıtılarak ve içindeki tozlar tutularak geçerken ağızdan alınan hava direkt olarak solunum yollarına ulaşır ve bronşların hassasiyetini artırır. Böylece alerjik bulgular tetiklenmiş olur. Başta alerjik hastalar olmak üzere herkes soğuk havalarda şu hususlara dikkat ehemmiyet vermelidir: NASIL KORUNMALIYIZ? > Hava kirliliği olan ortamlardan mümkün mertebe uzak durulmalı. > Kalabalık ve hava akımına kapalı durak, köprü altı, dar sokak gibi yerlerde uzun süre bulunulmamalı. > Sigaradan kaçınılmalı ve dumanından da mutlaka korunmalı. > Soğuk havadan solunum yollarının etkilenmemesi için dışarı çıkarken boyun, ağız ve burun kaşkolla sarılmalı, ağız ve burundan soğuk hava direkt olarak alınmamalı, göz gibi organlar da korunmalı, mutlaka bere takılmalı ve kazak giyilmeli. Bir fincan bitki çayı binbir derde deva... Kış aylarında vücut direncini artırmak, sindirim sistemini rahatlatmak ve sinirleri yatıştırmak için siyah çay ve kahve yerine bitki çaylarını tavsiye ederim > NANE: Mide-bağırsak spazmını azaltır. Gaz söktürür, hazımsızlığa ve bulantıya iyi gelir. Migren, uykusuzluk ve baş dönmesine faydalıdır. Astım, grip, bronşit ve öksürük için yararlıdır. Sinirleri gevşetir. > IHLAMUR: Bağışıklığı güçlendirerek, grip ve soğuk algınlığına karşı sizi korur. Öksürüklerde yumuşatıcı rahatlatıcı, balgam söktürücü ve terletici etkilere sahiptir. Kan dolaşımını düzenler, yatıştırır. > ADAÇAYI: Direnci artırır, hafızayı açar, canlandırıcı etkisi var, bulantıyı keser, hazım sistemini düzenler, göğsü yumu-şatır, siniri yatıştırır, cilde iyi gelir. > PAPATYA: Boğaz, solunum yolu, mide ve bağırsak iltihap ve ağrılarını gidermede faydalı yumuşak bir çaydır. Küçük çocuklarda gaz söktürücüdür. > EKİNEZYA: Bağışıklık sistemini güçlendirir, iltihaplanmaları azaltır, mikropları yok eder, yorgunluğa faydalıdır, soğuk algınlığı ve gribin önlenmesine yardımcı olur, cilt yaralarına iyi gelir. > LİMON: A, B, C ve D vitaminlerini içerir. Soğuk algınlığında, mide bulantısı ve hazımsızlık şikayetlerinde kullanılabilir. Tansiyonu düşürür, sinirleri yatıştırır. > MELİSSA: Sakinleştirici, gaz söktürücü, terleticidir. Baş dönmesi ve kulak çınlamasını azaltır. Hazımsızlık, baş ağrısı ve migrende faydalıdır. > REZENE: Mide ve bağırsak hareketlerini artırır. Kaslardaki spazmları giderir. Bronşlardaki iltihabı gidermede etkilidir. Gaz söktürücü ve süt artırıcıdır. > KUŞBURNU: C vitamini deposu, kabızlığı giderilmesine yardımcı olur, güç kazandırır, öksürüğe iyi gelir, alerji egzama ve hemoroide karşı yararlıdır. > YEŞİL ÇAY: Bağışıklık sistemini güçlendirir, direnci artırır. Sakinleştirici etkisiyle sinirleri yatıştırır. > ZENCEFİL: Nefes darlığı, astım, bronşit gibi soğuk algınlıklarına iyi gelir. Gevşetici, sakinleştirici ve terleticidir. > DEFNE: Hazmı kolaylaştırır, uykusuzluk problemine yardımcı olur, saç dökülmesini engeller, rahatlatıcı etkisi vardır. Kalp ve şeker hastaları soğukta dışarı çıkmasın > Damarlardaki daralma soğuk havada daha da artar. Bu da kalp, damar ve şeker hastalarında var olan sertliğe bir de spazm ekler. Özellikle de rüzgârlı havalarda efor sarf etmek kalp krizi ve felce zemin hazırlayabilir. Bu sebeple bu tür rahatsızlıkları olanlar mecbur kalmadıkça dışarı çıkmamalı, çıkılırsa da dikkatli olmalıdır. Şeker hastalarında özellikle ayak uçlarındaki damarlar daha dar olduğundan ayağın üşütülmemesi gerekir. Soğukla birlikte damarlar daha da büzüşür. Kan, uç damarlara yeterince ulaşamaz. Allah korusun ayaklarda kangren gelişebilir. Bu sebeple şeker hastaları da soğuktan iyi korunmalıdır. OKUYUCULARIMIZA?CEVAPLAR Tiroidim yükseldi ne yapmalıyım? > Gözde Çepni > 21 yaşındayım, boyum 175, kilom 74. Şubat 2011’de tiroid ultrasonum normal, son tahlilimde ise 1.740 çıktı. Ne yapmam gerekir? CEVAP: Gözde Hanım, tiroid ultrasonografisi; tiroid bezimizin yapısını genel hatlarıyla gösteren kolay ve kapsamlı bir metoddur. Böylelikle troidde normalin üzerinde yaygın büyüme (diffüz guatr) veya nohut şeklinde yumru tarzı büyüme (nodüler guatr) olup olmadığını anlayabiliriz. TSH, ST3 ve ST4 ile ifade edilen kan tahlilleri ise tiroid fonksiyonlarının normal olup olmadığını gösterir. Sizde yapılan TSH tahlili beynimizdeki hipofiz bezinde salgısı başlangıçta yüksek olup, tiroid bezinizin yeterince normal çalışamadığını göstermektedir. Hipotiroidi durumumda metabolizma hızımız normal olmadığından kilo alımı, göz kapaklarında ve ayak bileklerinin üzerinde şişme, kabızlık gibi şikayetleri ortaya çıkar. Yetersiz salgılanan tiroid hormonunu normale getirebilmek için her sabah yemekten 2 saat önce aç karnına tablet şeklinde takviye gerekir. Dozu ve süresi ise tahlil ve bulgulara göre ayarlanır. Dahiliye uzmanı hekiminize 2-3 ayda bir kontrollerinizi ihmal etmeyin, sıkıntılarınız bitecektir. Yemekten sonra ağırlık çöküyor! > Rumuz Yıldız / DÜZCE > Yemeklerden sonra ağırlık çöküyor. Öyle ki göz kapaklarım şişiyor. Ayrıca migren tedavisi görüyorum. Kilom fazla ama kan değerlerim düşük. Neler tavsiye edersiniz? CEVAP: Sayın Yıldız, normalin üzerinde kilosu olan kişilerde genellikle trigliserid, LDL-kolesterol dediğimiz kan yağları yüksek seyreder. Uzun vadede kan damarları daralacağı için akım azalıp, organlarımız normal fonksiyonlarını yeterince yerine getiremez ve oksijenlenemez. Böylece beynimize giden kan akımı yavaşladığından özellikle yemeklerden sonra ağırlık çökmesi, uyku gelmesi gibi durumlarla karşılaşılır. Aynı etki, trigliserid ve LDL-kolesterol değerleri normal değerlere yakın olsa bile HDL-kolesterol dediğimiz faydalı kolesterolün düşük olduğu tabloda da görülür. Yine benzer olumsuzluk, tiroid bezi az çalıştığında (hipotiroidi) görülür ve beraberinde göz kapaklarında şişme olur. Detaylı dahili fizik muayene, gerekli kan tahlilleri ve görüntüleme tetkikleri ile kati teşhis konulup uygun tedaviyle son derece rahatlarsınız. Ayrıca tansiyonunuz normal, başka da bir engel yoksa hekiminizin tavsiyesiyle her akşam tok karnına 100 mg aspirin alabilirsiniz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT