BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sistemin zaafı

Sistemin zaafı

Nasıl olur da bir savcının kararı devlet krizine yol açar. Ülkeyi seferber eder. Hükümet, parlamento, cumhurbaşkanlığı, seferber olur. Savcı da, “ne yapalım, elimize öyle belgeler geldi ki, bu belgeleri görünce soruşturma açmak zorunda kaldık” der.



Nasıl olur da bir savcının kararı devlet krizine yol açar. Ülkeyi seferber eder. Hükümet, parlamento, cumhurbaşkanlığı, seferber olur. Savcı da, “ne yapalım, elimize öyle belgeler geldi ki, bu belgeleri görünce soruşturma açmak zorunda kaldık” der. M. Ali Birand’ın, “Peki madem böyle önemli belgeler vardı, neden randevu talep edip bu konuyu MİT Müsteşarı ile görüşmediniz?” sorusuna verebildikleri tek cevap; “Öyle bir uygulamamız yoktur” oldu. Gerçekten bir endişeleri olsaydı, gidip görüşmeleri için hiçbir engel yoktu. ... Kimi bu işin arkasında filan ülke var, dedi. Kimi emniyet-yargı-MİT sürtüşmesi, dedi. Mahir Kaynak ise, görünürdeki sebepler bahane, asıl amaçları Türkiye’nin kurumlarını birbiri ile çatışır hale getirmektir, dedi. “Amaçları” derken o da harici müdahaleden söz ediyor. Hepimizde dış güçler takıntısı var ya.. Bir başkası ise “dış güç takıntısı”nın paranoya olduğunu söylüyor. .... Dış müdahale deyince savcının ya da emniyetin ilgili birimindeki insanların oralarla irtibatlı olduğu anlamı çıkmaz ki. Usturuplu yollarla polisin belge temin etmesine yardımcı olunur. Savcının ikna olacağı belgelerin teminine yardımcı olunur. Her iki kurum da sonuçta kendi iradesi ile belki de iyi niyetle bu işi yapar ama başkalarının planına hizmet etmiş olur. İşin bu tarafı bizi ilgilendirmiyor. Bizi ilgilendiren tarafı böyle durumlarda iş dallanıp budaklanmadan müdahale edebilecek bir mekanizmamızın olmaması.. Savcılık hâlâ garip bir şekilde yaptığının doğru olduğunda ısrarlı.. Bunun bir bedeli olmalı. Emniyet hâl⠓biz her şeye ve herkese rağmen işimizi yaparız” havasında.. İkna olmuş görünmüyorlar. Ben de hâlâ bu tarz krizlerin kanunla çözülemeyeceğinde ısrarlıyım. Eğer bu yumuşak karın meselesi ise yarın da başka yerden dürterler. Biz, parmaklarımız havada kanun çıkarmaya hazır halde mi bekleyeceğiz. ..... Bu insanlara bu işleri yapmadan önce “durun, ne yapıyorsunuz” diyecek bir kanalımız yok. Öyle bir hava estiriliyor ki.. sanki herkes ihanet ve iş birliği içinde.. Meclis, hükümet, cumhurbaşkanlığı, MİT.. Bir tek savcı tahta kılıçla ve tek başına ülkeyi kurtarıyor. Bir tek o doğru yolda.. Bu manzara bile çarpıklığı ortaya koyuyor. Bir aracın ters yola girdiği anonsunu duyan Temel’in, “hangi birusu hepisu hepisu” demesi gibi.. ... Niyeti ister iyi ister kötü olsun.. Bir ülkenin geleceği bir savcının, üç-beş polisin iradesine bırakılamaz. Önemli noktalardaki kamu görevlilerini akıl tutulması yaşadığı anda ortak akılla veya üst irade ile irtibatlandıracak bir mekanizmaya ihtiyacımız var.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT