BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Siyasette risk

Siyasette risk

Anayasa değişikliği için yapılan oylamaları ibretle izledik. Bilindiği üzere Anayasa değişikliği Meclis’in işidir, Hükümetlerin işi değildir. Zira, hükümetler, salt çoğunlukla kanun çıkarıp, icraatlarını yürütebilir ama;



Anayasa değişikliği için yapılan oylamaları ibretle izledik. Bilindiği üzere Anayasa değişikliği Meclis’in işidir, Hükümetlerin işi değildir. Zira, hükümetler, salt çoğunlukla kanun çıkarıp, icraatlarını yürütebilir ama; Anayasa’yı değiştirmek için gerekli nitelikli çoğunluk olan 5’te 3’ü, kolay kolay bulamazlar. Belki de hiç bulamazlar. Bundan dolayıdır ki, parlamenter demokratik sistemlerde Anayasa, hükümetlerden ziyade Meclis’in işidir. Gerçi biz, Anayasalarımızı, milletin seçtiği Meclis’lerimize hiçbir vakit yaptıramadık. Bu husus ayrı bir ayıp olarak demokrasi hanemizde duruyor; ayrı konu. Şimdi de; düşünülen Anayasa değişikliklerini millete sunmaktan kaçınıyoruz. Mesela, Cumhurbaşkanı’nı millete seçtirmiyoruz. Bu anlayış, yukarıdaki, Anayasaları seçilen Meclis’lere yaptıramayan anlayışla paralellik arzetmiyor mu? Neyse, konumuz o da değil.. Biz, Meclis’teki oylamaları yorumlamak istiyoruz. Şu hususu açık seçik ortaya koymakta fayda var. Anayasa’da yapılması istenen değişiklik sadece 5 artı 5 formülüdür. Yani, Cumhurbaşkanlığı süresini 5 seneye düşürmek ve aynı Cumhurbaşkanı’na peş peşe iki kere seçilme hakkı vermek. Bilindiği gibi mevcut Anayasa’ya göre, Cumhurbaşkanları 7 seneliğine ve bir kere seçilebiliyorlar. Bu, Anayasa’nın 101. maddesinde yapılması düşünülen tadilat... Diğer 69 ve 86. maddeler ise, bu kanuna payanda olarak düşünülmüş. Demokratik teamüllere aykırı bu tutum, doğrusu kimsenin içine sinebilmiş değil. Teklif, bu şekliyle yani, üçlü paket halinde Hükümet tarafından geldi. Muhalefetteki DYP’nin de desteğini alarak 400’ün üstünde bir imzayla gündeme alındı. Oylamalar sonucu görüldü ki, değişiklik maddelerinden hiçbirisi gerekli desteği bulmadı. Yani, başta Hükümet Partileri imzalarının arkasında durmadılar. Demek ki, liderlerin hatırına atılan imzalar, verilen sözler, gizli oylamada tutulmadı. Şimdi gözler, 5 Nisan’daki 2. oylamaya çevrildi. Daha doğrusu, Fazilet Partisi’ne!.. Eğer, Fazilet Partisi’ne istediği taviz verilirse (ki bu, Anayasa’nın 69. maddesinin 6. fıkrasıdır), o vakit istenilen 5 artı 5 formülü gerçekleşir. Aksi halde, bütün bu değişiklikler başka bir bahara kalır ve Sn. Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanlığı’na yeniden adaylığı sözkonusu olmaz. Fazilet Partisi’nin kapatılma davasının Anayasa Mahkemesi’nde görülmesine rağmen, bu denli bir tavır sergilemesi kendileri açısından risktir. Ama demokrasi adına onurlu bir risk. 5 artı 5, tek başına getirilip oylanmalı idi. Böyle yapmayıp, 69 ile 86. maddeleri buna payanda yapanlar, gereğini yerine getirmelidir! Artık, 2. oylamada risk alma sırası Hükümet Partilerinindir. Her ne kadar, çirkin bir pazarlık gibi gözükse de, bunun bedelini, 101’i tek başına oylatmayanlar ödemelidir! Payanda değişikliklerle 5 artı 5’i getirenlerin bir bildikleri ve bekledikleri vardır herhalde! Hadi bakalım; gün ola, harman ola!..
Reklamı Geç
KAPAT