BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Osmanlı AVM’leri

Osmanlı AVM’leri

İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından yayınlanan, “Tarihin ve Medeniyetin Beşiği Çarşılar” isimli kitapta, alışveriş merkezi bedestenlerin yer aldığı Osmanlı şehirlerinin birer uluslararası ticaret merkezi olduğu anlatılıyor.



İSTANBUL, BURSA, EDİRNE, KONYA, KÜTAHYA, ÇANAKKALE Kitapta İstanbul’dan Bursa’ya, Edirne’den Kütahya’ya, Konya’dan Çanakkale’ye, Sivas’tan Tokat’a birçok farklı şehirde onlarca bedesten ve arasta bulunduğu, bedestenin de bir nevi ihtisaslaşma alanı olduğu anlatılıyor. Gazeteci-yazar Hüseyin Öztürk’ün hazırladığı, “Tarihin ve Medeniyetin Beşiği Çarşılar” kitabında, bedestenlerin Osmanlı’nın alışveriş merkezleri olduğu anlatılırken, bedestenli şehrin aynı zamanda uluslararası bir ticaret merkezi olduğuna da değiniliyor. Bedestenlerin içinde bulunduğu şehrin en güvenli bölgesi olduğu esnaf ve veya halktan birinin bir emaneti olduğunda bedestende bulunan ve ‘bölükbaşı’ olarak tabir edilen kişilere emanet edildiği de kitapta aktarılan anekdotlar arasında bulunuyor. Tarihin ve Medeniyetin Beşiği Çarşılar adlı kitabı için Türkiye’nin dört bir yanına giden Öztürk, arastalar ile bedestenleri dolaştı; esnafla mülakat yaptı. Kitabında Ahilik geleneğinden yararlanırken, bedestenler ve çarşıların hem tarihi hem kültürel katkılarına değindi. Bedestenler, Osmanlı çarşılarının en seçkini olma özelliği taşıyor. Bedestene her isteyen kişi esnaf olamıyor. Öncelikle bedestende dükkân açmak isteyen kişi çeşitli vesilelerle araştırılıyor ve daha sonra bedestende dükkân açabiliyor. Araştırmalar sonunda güvenli bulunmayan ve ticari ahlaka sahip olmayan kişilerin bedestende dükkân açmasına izin verilmiyor. Kitapta İstanbul’dan Bursa’ya, Edirne’den Kütahya’ya, Konya’dan Çanakkale’ye birçok farklı şehirde onlarca bedesten ve arasta bulunduğu, bedestenin de bir nevi ihtisaslaşma alanı olduğu anlatılıyor. HAYATIN ŞEKİLLENDİĞİ YER İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Murat Yalçıntaş, çarşıların her zaman alışverişin nabzının attığı mekânlar olduğunu kaydetti. Dr. Yalçıntaş, tarihimizde çarşının çok farklı bir anlamının daha bulunduğunu belirterek, “O da çarşıların sadece ticaretin değil, aynı zamanda sosyal hayatın da şekillendiği yer olmasıdır. Burada sadece alışveriş yapılmaz, şehrin güvenliğinden dinsel gelişmelere kadar tüm sosyal meseleler de ele alınırdı. Çarşılar Osmanlı’nın günlük hayat akışının önemli bir aktarım noktasıydı. Çarşılarımız bu nedenle özel bir ilgiyi hak etmektedir” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT