BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Eğitimde kara rakamlar

Eğitimde kara rakamlar

Biz ilk emri “Oku!” olan bir dinin mensuplarıyız. Vahyin ilk emri: Oku! “Oku! Yaradan Rabbin adıyla oku!.. O ki kalem ile öğretti.” Ve ikinci olarak nâzil olan da “Kalem” suresinin ilk dokuz âyeti.



Biz ilk emri “Oku!” olan bir dinin mensuplarıyız. Vahyin ilk emri: Oku! “Oku! Yaradan Rabbin adıyla oku!.. O ki kalem ile öğretti.” Ve ikinci olarak nâzil olan da “Kalem” suresinin ilk dokuz âyeti. Yani okumak ve yazmak. Kitap ve kalem. Başlangıcı, ilk emri, ilk düsturu böyle olan bir dinin mensuplarının cehaletinin mazur görülebilecek bir tarafı yoktur! Pakistanlı araştırmacı Dr. Faruk Saleem’in önümüze koyduğu rakamlar herhalde bir yerlerde gözünüze çarpmıştır. Gözümüze de suratımıza da çarpılması gereken rakamlardır onlar. Dünya nüfusu içinde her beş kişiden biri Müslüman. Yani bir buçuk milyar civarında Müslüman yaşıyor yeryüzünde. Hıristiyan dünyada okuma-yazma bilenlerin oranı % 89. Bunların %98’i ise en az ilkokul mezunu ve 100 kişiden 40’ı üniversite mezunu. Hıristiyan çoğunluğa sahip 15 ülkedeki okuma-yazma oranı ise %100; yani bu 15 ülkede okuma-yazması olmayan tek kişiye rastlamak mümkün değil! Müslüman ülkelerde durum bunun tersi: 100 kişiden sadece 40’ı okuma-yazma bilir ve tamamının okuryazar olduğu bir tek Müslüman ülke bulunmamaktadır. Okuryazar Müslümanların %50’si ilkokul mezunu ve sadece %2’si üniversite diplomalı. Ve bütün bu nüfus ilk emri “oku!” olan bir dinin mensupları! İslâm Konferansı Teşkilâtına üye 57 ülke var, bu ülkelerdeki toplam üniversite sayısı 500. (Kalite durumlarını bir yana koyun) Yani her 3 milyon Müslüman’a bir üniversite. Veya üniversite başına 3 milyon Müslüman! Dininin ilk emri “oku!” olan... (ABD’de iki ve dört yıllık üniversite sayısı 4000’in üzerindedir.) Bir başka çarpıcı rakam şöyle: Dünyada 14 milyon Musevi var. Yani her 100 Müslümana 1 Musevi. Fakat son yüz yıldır bilim dallarında 104 Nobel ödülünü Museviler almış, 3 tanesi Müslümanlara gitmiş. İlk emri “oku!” olan bir dinin mensuplarına... Dr. Saleem’in verdiği rakamlara göre, Müslümanlar gayri safi millî gelirin yalnızca % 0.2’sini araştırma-geliştirme bütçesi olarak ayırıyor. Buna karşı Hıristiyan dünya araştırma-geliştirmeye % 5 oranında, yani 25 kat daha fazla fon ayırmaktadır. Çok çok zengin Arap ülkeleri var; durmadan dünyanın en yüksek, en cazibeli, en ihtişamlı, en bol yıldızlı eğlence binalarını dikiyorlar. Araştırma geliştirme merkezleri, muazzam laboratuvarlar kurduklarını, ilmî faaliyetlere yatırımlar yaptıklarını duymadık. Bu işler böyle değildi vaktiyle. Bütün o Hıristiyan ve Musevi dünyaya ilim ufuklarını Müslümanların açtığı devirlerden geçildi. Öyleyse ne oluyoruz? Eğitimin, çok yerinde bir kararla 12 yıla çıkmasının konuşulduğu bugünlerde eğitimde kalite konusunu ciddî ciddî, mümkünse “kara kara düşünerek” masaya yatırmamız gerektiği kanaatindeyim.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT