BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kahve bahane

Kahve bahane

Gümüş tepside bir bardak su ve sahanda lokum, yanında mis gibi kokusuyla burnumuzu okşayan fincanda kahve... Tadı, aroması ile damağımızı şenlendiren, sohbetimizin refakatçisi, gönül keyfimizin ustası...



Türk İslam Eserleri Müzesi’nde, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay tarafından 11 Şubat’ta açılışı yapılan “Müze’nin Kahvesi” yıllardır beklenen bir projenin ilk adımı oldu. Türk yeme/içme kültüründe önemli bir yeri olan “kahve”nin değerini ortaya çıkaracak, tanıtımında etkili olacak bir çalışma. Müzenin ilk katında, eski yapının orijinal haline dokunulmadan, Selçuklu ve Osmanlı motifleriyle gerçekleştirilmiş bir dekor otantik bakır cezvelerde, standartları tespit edilmiş reçetelere göre hazırlanan, şık porselen ya da zarflı fincanlarda, gümüş tepsiler içinde ikram edilen “Türk Kahvesi”... İkram gümüş bir tepside, yanında ufak bir bardak su, minik gümüş sahanda bir adet lokumla birlikte geliyor önünüze. Sunum mükemmel... Önce mis kokusuyla burnumuzu okşayan, sonra tadı, aroması ile damağımızı şenlendiren, sohbetimizin refakatçisi, gönül keyfimizin ustası. Türkler kahve ile 15. yüzyılda 1. Selim’in Mısır ve Yemen’i fethiyle tanışmış. Batılı tarihçilerin de kabullendiği gibi, ilk kahvehane 1554 yılında, İstanbul’da açılmış. Yani kahveyi ilk biz içmişiz... Avrupa’ya da biz tanıtmışız. BİZİM TARİHÎ MİRASIMIZ 2008’de kurulan “Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği” kahve kültürümüze sahip çıktı. Dernek, geleneksel ve tarihî mirasımız olan Türk kahvesinin ulusal ve uluslararası tanıtımında yer alacak gönüllülerden kurulu. “Müze’nin Kahvesi” projesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği” ve BKG (Bilkent Kültür Girişimi) nin ortak bir çalışması. Danışma Kurulunda ise Dr. Filiz Çağman, Prof. Dr. Gül İrepoğlu, Prof. Dr. Öcal Oğuz, Prof. Dr. İskender Pala gibi her biri kendi konusunda, alanında uzman kıymetli pek çok kişi yer alıyor. Kahvede sergilenen ürünlerin zarif, şık, hoş görüntüleri göz alıcıydı. Bu mekanda, Türk kültür ve geleneklerine göre, Türk kahvesinin en doğru yöntemlerle üretimi, pişirimi ve sunumu yapılacak. Bunun için, BKG’ye Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği tarafından, üzerinde “Bu işletmede standartlarımıza uygun Türk Kahvesi servis edilmektedir” yazılı bir plaket sunuldu. “Müze’nin Kahvesi”ni ziyaret eden yerli ve yabancı turistlere, kahvenin yeşil çekirdekten fincana kadar geçirdiği bütün evreler aşama aşama uygulanarak anlatılıp, kahve yapım ve sunumu konusunda eğitim verilecek. Türk kahvesini pişirme eğitimini tamamlayanlara, “Geleneksel Türk Kahvesi Eğitim Sertifikası” verilecek. KIZLARIN KAHVE PİŞİRMESİ Müze’nin Kahvesi, haftanın pazartesi hariç her günü, 09.00-17.00 saatleri arasında açık. Türk ailesinde, genç kızlara verilen ilk eğitimlerin başında “kahve pişirmek” gelirdi. Rahmetli anneannem, daha 7-8 yaşlarımda iken bana kahve pişirmesini öğretmişti. O zaman kahve çekirdek olarak satın alınır, kavrulur, pirinç değirmende elle çekilir, renkli çinko (emaye) iki gözlü kabın bir gözünde rafta saklanırdı. Birlik, ikilik, üçlük gibi birkaç çeşit cezve, incecik porselen fincanlarımız küçük bir sepet içinde, üzeri tülbentle örtülü beklerdi. Türk İslam Eserleri Müzesi’ndeki “Müze’nin Kahvesi”nin açılışını yapan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, işletmenin ocağına geçerek kahve pişirdi ve hazırladığı kahveyi içti. Açılışa, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Yönetim Kurulu üyesi Prof.Gül İrepoğlu, yazarımız Sevim Gökyıldız ve Mutfak Dostları Yönetim Kurulu üyesi Ülkü Kahraman da katıldı. 7 adımda mükemmel kahve nasıl pişirilir? Müzede açılış günü, misafirlere dağıtılan bültende kahve pişirme eğitiminden notlar vardı. Aşağıya, “7 adımda mükemmel Türk Kahvesi nasıl pişirilir?” açıklamasını aynen alıyorum. 1- Taze kavrulmuş kahve çekirdeklerini çok ince toz haline getirmek için öğütülür. 2- Her porsiyon için bir tepeleme tatlı kaşığı (7-8 gr) kahve, boş ve kuru olan cezvenin içine konur. 3- Arzu edilen miktarda şeker ilave edilir. Aşağıdaki ölçüler kullanılır. a- Sade-şeker eklemeyin... b- Az şekerli - 1 küp ( 2-3 gr) şeker... c- Orta şekerli-1.5 küp ( 4-5 gr) şeker... d- Tatlı/şekerli - 2 küp ( 8-9 gr) şeker... 4- Her porsiyon için bir kahve fincanı su (oda sıcaklığında) cezveye ilave edilir. 5- Cezve ateşin üzerine yerleştirilmeden önce malzeme iyice karıştırılır. Ateşin üzerine yerleştirildikten sonra kesinlikle karıştırılmamalıdır. 6- Cezve düşük ayarda ateşin üzerine yerleştirilir. Ortalama 3 dakikaya denk gelecek şekilde pişirilmelidir. 7- Eşit köpük dağılımı için: -İlk kabarma (yaklaşık 80 derece): Kahve köpürmeye başlayacaktır. Köpük cezveden taşmadan önce cezve ateşten kaldırılır ve köpüğü eşit şekilde kahve fincanlarına dökülür. -İkinci kabarma (yaklaşık 90 derece): Köpük tekrar yükselecektir. Kahve taşmadan önce cezve ateşten kaldırılır. Birkaç saniye kahvenin dinlenmesine izin verilmelidir. (Tercihe göre bu aşama tekrarlanabilir. Fakat kahveyi kaynatmamaya özen gösterilmelidir. Aksi takdirde tadı acı ve sulu olacaktır. -Köpük dağıtımı için uygulanan eşit döküm, kahvenin geri kalan kısmı için uygulanır, bütün fincanlara eşit miktarda kahve konulur. Servis için hazır olan kahvelerin yanında bir bardak su ikram edilir. Şimdi, yukarıdaki açıklamalara göre kahvenizi pişirin, koltuğunuza oturun, sırtınızı yumuşak bir yastığa dayayın, kahvenizi afiyetle yudumlayın. Gönül ne kahve ister, ne kahvehane/ Gönül sohbet ister, kahve bahane Kahveniz afiyet-şeker olsun...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT