BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Îmânın şubeleri”ne dâir hadîs üzerine -2-

“Îmânın şubeleri”ne dâir hadîs üzerine -2-

“Îmânın Şubeleri” tabîrinin “Îmânın grupları, kıt’aları, fırkaları, parçaları, dalları, bâbları, nev’leri, cüzleri, hasletleri” gibi karşılıklarını görüyoruz...



Şeyh (İbnü’s-Salâh) bu hususta demiştir ki: “Bu şubelerin tayîni husûsunda söz uzar. Bu konuda bazı eserler tasnîf edilmiştir. Faydası en bol olanlarından biri, Buhârâ’daki Şâfiîlerin imâmı, Müslümânların imâmlarının yükseklerinden Ebû Abdillah el-Halîmî’nin “Kitâbu’l-Minhâc” adlı eseridir. Hâfız Ebû Bekr el-Beyhekî (rahmetullahi aleyh) de “Kitâbu Şu’abi’l-Îmân” isimli büyük kitâbında O’nun yolunu ta’kîb etmiştir.” Sahihu’l-Buhari’nin “Bed’u’l-Vahy” ve “el-Îmân” isimli iki kitâbına (bölümüne) yazılmış üç şerhi ihtivâ eden “Şurûhu’l-Buhârî” kitâbında, sekizinci hadîs olarak ele alınan “îmânın şu’beleri” hadîsinin îzâhı yapılırken, İmâm Ebû Zekeriyyâ en-Nevevî, önce kısa kısa râvîlerin terceme-i hâllerinden bahsetmiş, sonra lafızlara geçmiştir. Burada, îmânın şubeleriyle ilgili hadîsdeki şubelerin sayısı üzerinde durmuş, 60 küsûr ve 70 küsûr sayılarını ele almıştır. İmâm Nevevî, “60 küsûr” sayısını tercîh edenler de bulunmakla beraber, el-Kâdî Iyâz ve İmâm Ebû Abdillah el-Halîmî’nin “70 küsûr” sayısını tercîh ettiklerini zikredip îmânın şubelerinin a’lâ (en yüksek) ve ednâ (en aşağı) derecelerine, bu hadîse dâir yazılan eserlere ve İbni Hıbbân el-Büstî’nin, şubelerin sayısıyla ilgili sözlerine, bunlardan sonra, hadîsle ilgili başka îzâhlara da temâs etmiştir. “İrşâdü’s-Sârî li-Şerhi Sahîhi’l-Buhârî” isimli büyük bir şerh yazıp, sonra onu “el-İs’âd fi muhtasari’l-İrşâd” adıyle ihtisâr eden, fakat tamamlayamayan Ebu’l-Abbâs Şihâbuddin Ahmed bin Muhammed el-Kastalânî (851-923)’nin îzâhları üzerinde de bir nebze durmakta fayda görüyoruz: Burada, râvîler kısaca tanıtıldıktan sonra hadîsin metnine geçilmiş, burada “bid’=küsûr” kelimesinin îzâhı yapılmıştır. İmâm Kastalânî, bu ve benzeri îzâhları müteâkıben, hadîsteki sayıdan murâdın, hakîkî sayı mı, yoksa mübâlağa mı olduğu üzerinde durup et-Tîbî’nin konuyla ilgili bir sözünü de nakletmiştir. Bazı âlimler, îmânın şubelerini ictihâd yoluyla saymaya çalışmışlar, el-Beyhakî ile Abdü’l-Celîl ise birer “Şuabu’l-Îmân” kitâbı yazmışlardır. Hadîste îmân, dalları bulunan bir ağaca benzetilmiştir. Binâenaleyh amellere îmân itlâkı mecâzdır. Konunun sonunda el-Kastalânî, hadîsin senedinden bahsedip metni Ebû Dâvûd’un es-Sünne, et-Tirmizî ve en-Nesâî’nin “el-Îmân” bölümlerinde zikrettiklerini, ayrıca İbn-i Mâce’nin de hadîsi eserinde ihrâç ettiğini belirtmiştir. (Tirmizî, “hadîs hasen sahîhtir” demiştir.) El-Hattâbî’nin (319-388) “Meâlimu’s-Sünen” isimli Sünenü Ebî Dâvûd şerhinde de, bu hadîsin îzâhı yapılmış, şer’î ma’nâda îmânın ne demek olduğu, hayânın îmân şubelerinden biri bulunduğu ve hayânın ma’nâsı, mü’minler arasında îmân ve dereceleri husûsunda tefâdul ve tebâyün bulunduğu [fazîlet bakımından farklılık olduğu] belirtilmiştir. Îmânın şubeleriyle ilgili hadîs hakkında İmâm, Hâfız Ebû Hâtim İbnü Hibbân demiştir ki: “Bu hadîsin ma’nâsını bir müddet araştırdım ve tâatleri saydım. Gördüm ki onlar bu sayıdan çok fazla, sünnetlere döndüm; Resûlullah(aleyhis-selâm)’ın îmândan saydığı bütün taatleri ta’dâd ettim; bu da yetmiş küsûr’dan noksân geliyor. Allahü teâlânın Kitâbına dönüp düşünerek okudum ve Allahü teâlânın, îmândan addettiği bütün tâatleri saydım. Baktım ki, çıkan sayı 70 küsûrdan az çıkıyor. Kitaptakileri, sünnettekilere ilâve edip mükerrerleri çıkardım. Gördüm ki Allahü teâlânın ve Nebîsinin (aleyhis-salâtü ves-selâm) îmândan saydıkları 79 şube olup ne artmakta, ne de eksilmektedir. Bunun üzerine anladım ki Hazret-i Peygamberin (aleyhis-salâtü ves-selâm) muradı, bu sayının Kitâb ve sünnette bulunduğudur.” Bu hadîste beyân olunan “Îmânın Şubeleri” tabîrindeki şube kelimesinin ma’nâlarına dâir kaynaklarda geçenleri özetleyecek olursak: “Îmânın tâifeleri (grupları), kıt’aları, fırkaları, parçaları, dalları, bâbları, nev’leri, cüzleri, hasletleri” karşılıklarını görüyoruz. Îmânın cüzleri ve bunun gereği olan hasletlerin neler olduğu, İmâm, Muhaddis Ebû Bekr Ahmed İbnü’l-Hüseyn el-Beyhakî’nin (384-458) “Şu’abu’l-Îmân” isimli eserinde ve onu ihtisâr eden Ebû Ca’fer Ömer el-Kazvînî’nin (v.699) muhtasarında madde madde sayılmıştır...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT