BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Milliyetçilik ölmedi!

Milliyetçilik ölmedi!

Seçimlerdeki Milliyetçi Hareket Partisi’nin, muhteşem zaferi, herşeyden önce, benim her fırsatta tekrarladığım bir gerçeği kanıtladı



Seçimlerdeki Milliyetçi Hareket Partisi’nin, muhteşem zaferi, herşeyden önce, benim her fırsatta tekrarladığım bir gerçeği kanıtladı: “Milliyetçilik ölmemiştir” Bu zafer herşeyden önce Milliyetçiliğin.. Türk milletinin zaferidir ve yaşlı gönlüme su serpmiştir.... Seçim neticeleri, benim için hiç sürpriz olmadı. Seçimler konusundaki son yazımda “DSP’nin başı çekeceğini ve MHP’nin de barajı geçmekten öte sürpriz yapacağını” tahmin etmiştim. Haklı çıktım. MHP’nin sürprizi, doğrusu, umduğumdan da çok büyük oldu. Tahminlerim, bilimsel hesaplardan ziyade umuda ve inanca dayanıyordu. İçimizde ve dışımızda türlü tehlikelerin ve münasebetsizliklerin yaşanmakta olduğu bir dönemde, milliyetçiliğin zaferine ihtiyacımız vardı ve Yüce Allah bu duamızı kabul etti. Milliyetçi Hareket Partisi’, hiçbir başka partide olmayan, değişmeyen ideolojik yapısı ile ve bilgili kadrosu, inançlı tabanı ile, bu neticeyi fazlası ile hak etmişti. Başta Genel Başkan Devlet Bahçeli, MHP yöneticileri, günlerdir, yorulmadan ülkeyi karış karış gezerek, başarıyı mümkün kıldılar. Onları candan tebrik ediyorum! BÜYÜK ŞOK Bu netice MHP’yi tanımayanlar ve hele son zamanlarda geçirdiği değişikliklerin farkında olmayanlar, bağnaz oldukları için de, tanımak ve farkında olmak da istemeyenler için, sürpriz oldu ve bazılarında şok etkisi yaptı. Şimdi bazı köşe ve köşebaşı ukâlaları türlü ahkam kesecekler, neticenin üzerine limon sıkmaya yelteneceklerdir.. Nitekim dün akşam TV ekranlarında bunların sıkıntıları yüzlerinden okunuyordu. Mesela Profesör Seyfi Gürsel bugünlerde çok söyleneceğini tahmin ettiğim bir iddianın öncülüğünü yaptı: Seçim sistemindeki bozukluk yüzünden halkın iradesi neticelere yansımamış ve bunun için de seçimler meşru sayılmazmış... Cumhurbaşkanı iptal için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmalı imiş! Bu netice alınana kadar ve aynı sistemle CHP barajı geçer MHP dışarda kalırken nerede idiniz, Sayın Profesör? Buna bilimsel mızıkçılık derler! Ya DSP’den milletvekili seçilen Rıdvan Budak? Yüzünden görülüyor ki kendi partisinin zaferine, kendisinin seçilmesine sevinmemiş de MHP ikinci parti olduğu için burukluk içinde. Görülmemiş bir bağnazlıkla, bir DSP-MHP koalisyonunun mümkün olamayacağını söylüyordu! Bu peşin hükümlü uyuşmazlık Türkiye’yi her zaman sıkıntıya sokan bir sosyalist illetidir. Toktamış Ateş de MHP’nin kazanmasını eski ilişkileri yüzünden içine sindiremiyor. Gazeteci arkadaşımız Mustafa Balbay da, ders verir gibi, MHP’nin artık değişmesi, düzelmesi gerektiğini söylüyor. Bence asıl bazıları artık kendilerini ve kafalarını düzetmeliler! Eğer lütfedip Sayın Bahçeli’yi ve çoğu Akademik kariyerden gelen adayları yakından tanımak zahmetine katılsalardı, MHP’nin teşrii göreve birçok partilerden çok daha hazır olduğunu görürlerdi... Benim kafamda, hemen iktidarı paylaşabilecek güçlü bir kadronun listesi var. MİLLİYETÇİLİK KORKUSU Bazılarının hâlâ saplanıp kaldıkları bir şey de var, herhalde MHP’nin söylemlerini tetkike gerek görmedikleri için MHP’nin “etnik milliyetçilik” yapmasından korkuyorlarmış! Rahmetli Türkeş her fırsatta, her konuşmasının başında en tehlikeli şeyin ırkçılık olduğunu söylerdi. Sayın Bahçeli de seçim konuşmalarında MHP’nin milliyetçiliğinin Atatürk’ün “Ne Mutlu Türküm Diyene” milliyetçiliği olduğunu hep söyledi. MHP niçin kazandı? Herşeyden önce MHP en düzgün, en dürüst parti olduğu için kazandı. Bölücülük tehlikesi karşısında, şehitlerimiz hususunda, Öcalan konusunda en duyarlı ve tutarlı parti olduğu için kazandı.. Tıpkı DSP’nin de aynı sebeblerle kazandığı gibi! Yeni İstanbul Milletvekili Mehmet Gül’ün dediği gibi, bu konularda iki lider, Ecevit ve Bahçeli arasında büyük bir paralellik var: İkisi de hem çok dürüstler hem devlet adamlığı vasıflarını taşıyorlar... Milletin hasret olduğu ölçüleri karşılıyorlar. Bütün bunlarla birlikte büyük bir gerçek de var; entel-liboşların her gün yazmalarına çizmelerine ve bütün gayretlerine rağmen, hem Ecevit’in hem de Bahçeli’nin anladıkları manada “Türkiye’de Milliyetçilik ölmemiştir” ve seçmenler bu milliyetçiliğe oy vermişlerdir. İkinci bir husus da şu: Büyük bir çoğunluk yıllardır her fırsatta sürdürülen Susurluk, ülkücü mafya ve çete gibi MHP’ye karşı kullanılan propagandalara kapılmamış ve MHP’yi bu tür iddialardan soyutlamasını bilmiştir. Çok şükür ki Türkiye entel-liboşlardan ibaret değildir; halkımızın sağduyusu büyük, Türk ordusuna karşı olanlara, din sömürüsü yapanlara prim vermemiştir hatta bir bakıma onları cezalandırmıştır. ...Ve bu suretle de bugün maalesef MHP karşıtlarının hatta Milliyetçilik karşısındakilerin güdümündeki bazı medyanın gerçek gücü de anlaşılmıştır. Şimdi soru MHP’nin DSP ile koalisyon yapıp yapmayacağı. Daha doğrusu Ecevit’in bunu isteyip istemeyeceği! MHP bu görevden kaçmaz ve DSP’yi pekala ve evleviyetle içine sindirir. Ecevit de, artık eski bazı saplantılarından ve özelikle MHP hususundaki peşin hükümlerinden kurtulmuştur. Son dönemlerde rahmetli Türkeş’le de uzlaşmakta, anlaşmakta idi. Bahçeli ile de aralarında Atatürk milliyetçiliği ve dürüstlük başta çok müşterek şey var.. Çok iyi anlaşırlar! İki lideri, iki devlet adamını, asıl bundan sonra büyük bir görev bekliyor. İşbirliği yaparak ve mümkünse, Mesut Yılmaz’la, ve ANAP’la da birleşerek, parti hesaplarından azade bir şekilde, Türkiye’yi ve demokrasiyi rayına oturtmak görevi! Yenilmeye doyamamış bazı siyasi güreşçilerin, daha 19 Nisan sabahında seçimlerin yenilenmesinden söz etmeleri abes. Ama daha evvel de yazdığım gibi, yeni Meclis bir Kurucu Meclis gibi çalışmalı ve koalisyonları, siyasi ve ahlaki yozlaşmaları mümkün kılan bugünkü sistemi değiştirmek için gerekli kanunî, anayasa değişiklikleri yapılmalıdır. Asıl zafer o olacaktır. Bu seçimler ülkede çok şeyi değiştirecek ve inşaallah yeni bir başlangıcın da “başlangıcı” olacaktır. Şimdi, herkese düşen Profesör Nevzat Yalçıntaş’ın dediği gibi, bu neticeyi içlerine sindirmek, bazı politikacıların da “Nerede yanlış yaptık?” diye düşünmeleri ve bundan sonrası için dersler çıkarmaları... Evet, halkımızın sağduyusu çok büyük, o afra ve tafraları çok kıytırık partileri, ÖDP vesaireleri de sildiler. Hele CHP’nin barajı bile aşamaması en anlamlı olay. Bir arkadaşımız CHP’nin TBMM’ye girememesi Atatürk’e karşı imiş gibi algılanır, diye hayıflanıyordu. Asıl, CHP, onun ilkelerine, başta Milliyetçiliğe karşı çıktığı için, Atatürk’ün ruhu tarafından çarpıldı! GÜNÜN FİKİR KIRINTISI “Savaşta kararlılık...Mağlubiyette boyun eğmemek... Zaferde de hayırhahlık...” “İntikam çok tatlı ve sarhoş eden bir içkidir... Ama hiç kimse bu içkiyi dibine kadar içmemeli çünkü tortusu, telvesi çok acı olur!” WINSTON CHURCHILL
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT