BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yeniden yapılanma!

Yeniden yapılanma!

Her şeyimizle hiç bitmeyen bir “yeni yapılanma” rüzgârına kapıldık gidiyoruz. Bu rüzgâra da sık sık kendimizi bırakırız. Sonra bir bakmışsınız ki hamam da aynı tas da. Yıkanan ile natırlar da aynıdır. Durum tatsız çünkü; en yukarıdan en aşağıya kadar, en üst düzeyde “ajitasyon” ile beslenen bir futbol ailemiz var...



Federasyon yeniden yapılanıyor iki gündür. Milli Takım yeniden yapılanıyor iki aydır. Kulüpler Birliği yeniden yapılanacakmış. Federasyon Başkanının boşalttığı koltuklardan Beşiktaş ve Kulüpler Birliği doğal olarak yeniden yapılanma üzerinde projeler geliştirmeye başladı bile. Mantık-vicdan ve kalp-cüzdan... Bir yerlerde; çıkış arıyoruz ama bu dört kavramın dördüne de uyan çıkış maalesef yok. Bakınız... “Mantığımızın söylediği ile kalbimizin söylediği arasında insanlığımız yatar.” MİLLİ TAKIM... Milli Takımımız bu gece sahaya adım atıyor. Yeni isimler, genç oyuncular ile hocamız Abdullah Avcı‘nın “milli takım seçmeleri” başlıyor. Bu isimler ile yakın gelecek oluşturulursa amenna... Ancak elemelere giriştiğimizde bu yeni isimlerden kaçını görebileceğiz acaba? Kalede yine Volkan oynar tabii ki. O olmadan kaybettiğimizde; en önce şimdi yanında olanlar ipini çeker Avcı‘nın. Bu takımın sağ beki, iyi olduğunda Gökhan Gönül‘den başkası olabilir mi? Solu Hakan Balta‘dır. Emre-Selçuk tabii ki. İlerde bu durumda Burak olur. En fazla, belki bir veya iki isim bize değişik gelecektir. Bu mu olacaktır yeni yapılanma? Belçika 3 turnuvayı pas geçti yeni yapılanma uğruna. Yeni yapılanma bitmedi, devam ediyor. Ama bir sonrakinde eminim ki ciddi rakip olacaklardır. Bu akşamki “yeni yapılanmış” kadrodan kaç kişiyi bulacaksınız bakalım ilk ve resmi eleme maçında. FUTBOL FEDERASYONU... Sayın Başkan Yıldırım Demirören seçildiğinde, bana göre bir olumlu taraf vardı. Sadece bir ama... Milli Takım’da Beşiktaş’ta olduğu gibi “büyük paralar harcayıp bol keseden transfer yapma” ihtimali ortadan kalktığı için sevinebiliriz. O makamda sadece bu mümkün değildir... UEFA sopasını gösterene kadar “kaçmak ve beklemek“ üzerine bir politika geliştirecek Sayın Başkan. Bu sopa çıkmaz ise ne âlâ... Çıktığında da; “Ne yapalım ki UEFA böyle buyurdu” savunması veya “O buyruğa karşı da direnmek üstüne” yeni bir savunma stratejisi geliştirmekten başka çaresi var mı? Peki, bozuk paradan bile daha özensiz harcadığımız Mehmet Ali Aydınlar zaten bunu yapmıyor muydu ki? O zaman bu neyin “yeni yapılanması” olacaktır? MALİ KRİTERLER... Belki de önümüzde duran “mali kriterlere” uyulmadığı gerekçesiyle zaten gelmesi muhtemel bir Avrupa yasağı ve lisans alamama durumunu, mevcut “şike davası” ile yoğurup “zaten gidemiyorduk” demek istiyorlar. Bu Federasyonu kulüpler seçtiği sürece, onların başkanları kucaklarına bırakılan paradan nemalandığı ve saçma sapan harcamalar yaptığı sürece kendilerine kısıtlama getirecek bir Federasyon Başkanı seçerler mi hiç? Mesela, Akhisar Belediyespor lige çıktı diyelim. Ertesi gün kucağında bulacağı 8-10 milyon euroyu rahat harcamak ve nemalanmak için hemen Hamza Hoca’yı gönderip birkaç Afrikalı ve Brezilyalıya para verip, bu durumdan niye kâr etmesin ki? Yönetimi tanıdığım ve bunu yapmayacağını bildiğim için en sağlam örnek olarak Akhisar’ı özellikle seçtim. Sakın yanlış anlamasınlar... Onlar gelirse kalırlar çünkü... POST-İT Türkiye’de ne olmakta ise hep insanımızın hafızasının 8 gün ile sınırlı olmasına ve ilk başarıda bütün başarısızlıkları unutmasına veya ilk başarısızlıkta bütün başarıları unutmasına sığınarak; olmuyor mu? Beşiktaş... 103 trilyon eski haliyle... 103 milyon yeni haliyle... Hibe... Ben de yedim! Yeni gelen birisi vakıf üstünden yani el altından 20 milyon verdi diyelim kulübe. Kalıyor 83 milyon... Yenisi 20’yi hibe ederse, eskisi de 20’yi o an hibe etmiş olacak ve borç inecek 83 milyona. Futbolun ana patronu olduğunda da Beşiktaş’ın üstünde ve içinde olacak elleri Sayın Başkanın... Davada adı geçen bir kulübün başkanı idi Demirören ve şimdi davada adı geçen bir kulübü aklamaya çalışması kadar doğal bir şey olamaz. Ancaaak... O sopa kaçınılmaz olarak gösterilirse ve çaresiz kalınırsa, Yıldırım Demirören Beşiktaş’ın puanını silen veya küme düşüren bir Beşiktaş aşığı olarak tarihte yerini nasıl alacak? S-ÖZ: “Doğru; gökteki yıldızlar gibidir. Onu tutmak mümkün olmaz ama karanlık durumlarda yolumuzu bulmamızı onlara borçluyuzdur.” Galatasaray Yönetimi Yıldırım Demirören’in garantisine kanarak böyle durdu ise vah Galatasaray’a. Başkanın bildiği tek garanti, bir bankadır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT