BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ortam dinleme işi çığırından çıktı

Ortam dinleme işi çığırından çıktı

Şöyle bir sorum var: Amerika’da iki subay eşi aralarında konuşurken başkana sövse, hakaret etse.. Birileri de ortam dinlemesi yaparak bu konuşmayı kaydetse.. Başka birileri de bu kayıtları yayınlasa ne olur?



Şöyle bir sorum var: Amerika’da iki subay eşi aralarında konuşurken başkana sövse, hakaret etse.. Birileri de ortam dinlemesi yaparak bu konuşmayı kaydetse.. Başka birileri de bu kayıtları yayınlasa ne olur? a) Konuşanları, hakaret edenleri linç ederler. b) Kaydedeni bulurlar. c) Yayınlayanın yakasına yapışırlar. d) Sesleri kaydedilenden özür diler yüklü bir tazminat öder, kaydedenin de yayınlayanın da anasından emdiği sütü burnundan getirirler. ..... Aynı ses kaydı bizim ülkemizde yayınlanınca ne olur.. Herkes biribirini haberdar eder, ağız şapırdatarak dinler, dinleyenler de başlar sövmeye. ..... Bu işler çığırından çıktı. Bırakın insanlar aralarında ne konuşurlarsa konuşsunlar. Rahatlasınlar. Kim kaydediyor, haberiniz yok. Kim yayınlıyor, haberiniz yok. Peki bu işi yapanların emeli ne, ondan haberiniz var mı? Bu metodu meşru kabul edersek, bugün şu tarafı dinleyip yayınlayan yarın da öbür tarafı dinler. Hiç olmazsa ayıp bir iş olduğunu resmî ağızlardan seslendirin. .... Lastik reklamında “kontrolsüz güç güç değildir” diyor ya.. Başkalarının kontrol ettiği haber de haber değildir. Bu aynı zamanda acizliktir. Hem kamuoyu yönlendirilmiş oluyor, hem bu işlere müdahil olması gerekenlerin zihni bulanıyor hem de bir kurum ve mensupları inatla ısrarla baskı altında tutuluyor. Bunu yapan biz olsak, içimizdeki kurumların sürtüşmesinden, rekabetinden, hesaplaşmasından kaynaklanıyor olsa metodun gayrimeşruluğuna rağmen yine de açıklanabilir bir tarafı olur. ... Dün olup bitenleri ayıplıyoruz. Bu kadar da olmaz, diyoruz. Bugün değişik metodla karşımıza çıkan yönlendirme faaliyetlerine nasıl sıcak bakarız, nasıl alet oluruz. Kurmayların önemli bir kısmının kalın kafalılığını yadırgıyorduk. Onu bunu aptal aptal fişlemelerini, çoğu takıntılı ve çocukça olan faaliyetlerini, başörtünün bağlanma şeklini tarif eden generalleri ayıplıyorduk., Bu adamlarda öngörü olsa bu oyunlara gelmezler, akıl tutulması yaşamazlar, diyorduk. Biz nasıl aynı çukura düşüyoruz. Biz derken devlet adına düşünen, ölçen, biçen, hesap kitap yapanları kastediyorum. Bu rezalete dur, demek lazım. Bu ne istihbarat, ne de ulusal güvenlik.. Acizlik ve rezalet.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT