BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Deveyi hamuduyla...

Deveyi hamuduyla...

Küresel büyüme hızı düşüyor, petrol fiyatları yükseliyor. Bu işte bir terslik var! Oysa arzda azalma, stoklarda artış yaşanıyor. Peki talep artmadan petrol niye yükseliyor?



Küresel büyüme hızı düşüyor, petrol fiyatları yükseliyor. Bu işte bir terslik var! Oysa arzda azalma, stoklarda artış yaşanıyor. Peki talep artmadan petrol niye yükseliyor? Bunun tek bir açıklaması var, ucuz fiyatla çok satanlar aynı kazancı, yüksek fiyatla az satarak dengelemek istiyor. Yangına körükle gidiliyor.. Bu işten kim kazançlı çıkıyor, tabii ki üreticiler. Kim kaybediyor bizim gibi ekonomileri petrole bağımlı ülkeler. Petrol artınca, akaryakıt ve enerji zamlanıyor. Maliyetlerle birlikte enflasyon yükseliyor. Petrol fiyatı dolarla tesbit edildiği için ülkeler ABD para biriminin esiri oluyor. Aslında her ülke aldığı petrolü altın karşılığı ödemeli. 1 varil (159 litre) petrolün topraktan çıkan maliyeti 5-6 dolar... Yüklemesiyle birlikte 10 dolar... Kaça satılıyor 123 dolar. 113 dolar kâr. Bu inanılmaz bir gelir. İran’ın günlük üretimi 3.5 milyon varil. Bunu 113 dolarla çarparsanız yaklaşık 400 milyon dolarlık gelir çıkar. Suudi Arabistan’ın günlük üretimi 9 milyon varil, yani 1 milyar dolar kazanıyor. Ayda 30, yılda 360 milyar dolar sadece petrolden geliyor. İran’ın yıllık petrol geliri (masraflar çıktıktan sonra) 144 milyar dolar. Petroldeki artışın perde arkasındaki sebebi gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızlarını düşürmek. Kasım 1973’te Mısır ve İsrail arasında çıkan savaş sonrası OPEC İsrail’i destekleyen Amerika ve Hollanda’ya petrol ambargosu uyguladı ve fiyatların aşırı yükselmesine sebep oldu. Eylül 1973 ve Ocak 1974 tarihleri arasında petrol fiyatları varil başına 3 $ iken 11.5 $ düzeyine kadar çıktı ve navlunlar inanılmaz bir şekilde düştü. 1973’te ABD, doların değerini altına bağımlı olmaktan çıkardı. 2008 krizi öncesinde petrolün varil fiyatı 147 dolarla tarihinin en yüksek seviyesine çıktı. Krizle birlikte 30 dolara devrildi. Bu tablo Türkiye’nin nükleer enerjiye ne kadar ihtiyacı olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Bizim bu konudaki girişimlerimiz engellendi. İhaleye girecek olan ülkelerin kulaklarına hep kar suyu kaçırıldı. Ama sonunda ikinci santrali kuruyoruz. İki santral demek Türkiye’nin her sene enerjiye ödediği faturanın 14 milyar dolar azalması demek. (www.necmettinbatirel.com)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT