BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Omerta bozuluyor mu?

Omerta bozuluyor mu?

İtalyan mafyasının kuralı olduğu söylenir ‘omerta’nın... Sessizlik yemini gibi bir şey... Mafya üyelerinin, işledikleri veya şahit oldukları suç eylemlerinden asla bahsetmemeleri, itiraf etmemeleri anlamında...



İtalyan mafyasının kuralı olduğu söylenir ‘omerta’nın... Sessizlik yemini gibi bir şey... Mafya üyelerinin, işledikleri veya şahit oldukları suç eylemlerinden asla bahsetmemeleri, itiraf etmemeleri anlamında... Türkiye’nin yakın tarihi kirlerle dolu... Bu kirlerin failleri, çanak tutucuları veya şahitleri ise bugüne kadar asla konuşmamışlar. Yaptıklarından nedamet getirseler bile susmuşlar. Arada konuşacak, hatta mırıldanacak gibi olanları da ya boğuntuya getirmişler, ya da pişman etmişler. Lakin; Birkaç zamandır bu mutlak suskunluk zırhında çatlaklar oluşmaya başladı. Ufak ufak itiraflar, pişmanlıklar sökün etmeye başladı. Bazıları bunu mezar ziyaret edip fotoğrafını gazetedeki köşesinde basmak gibi ucuz PR komikliklerine çevirdiyse de, bu itiraf süreci artarak devam edecek gibi görünüyor. 28 Şubat’ın 15. yıl dönümünde itiraf ve yüzleşmeler ardı ardına gelmeye başladı. İfşaat, itiraf, inkâr, 32 kısım tekmili birden... Ahmet Yağcı dostum, hekim olmanın da tecrübesiyle, ‘zulme, suça ortak olanları vicdanları hiç rahat bırakmaz, ta ki itiraf edinceye ve paylaşıncaya kadar’ demişti bir hayli zaman önce... Görünen o ki, yakın dönemin sessizlik yemini bozuluyor. Önümüzdeki aylarda kimbilir neler okuyup dinleyeceğiz. Bölme yapamayan öğrenci 4+4’e itiraz edenler ‘vay bunlar kızları okula göndermez’ diye vaveyla ederken, zorunlu eğitim süresinin uzamasını savunanlarsa süre uzadıkça eğitim seviyesinin gelişeceğini iddia etmekteler.. Halbuki eğitimciler ilköğretim 8. Sınıfa gelip dört işlemi layıkıyla yapamayan öğrenciler olduğunu söylüyorlar. Rahmetli dedem, Osmanlı’nın son dönemindeki 6 yıllık iptida mektebinde okumuştu. Bütün tahsili bu olmasına rağmen, münevver kelimesinin hakkını verirdi. Zihni altyapısını bu okullara borçlu olduğunu söylerdi. Eğitimin süresi değil, o sürede çocuğa formasyon ve analitik bilgi olarak nelerin verilebildiği önemli... Sekizinci sınıfa gelen bir çocuğa hâlâ aritmetik işlem öğretmeye çalışan, dogma ve tabularla hantallaşmış bir müfredat ile, eğitim süresi 12 yıl olmuş, 22 yıl olmuş, ne fark eder?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT