BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Lütfen bizi bu bürokrasi cenderesinden kurtarın

Lütfen bizi bu bürokrasi cenderesinden kurtarın

Üçüncü defa derdimizi anlatan dilekçemizi yazıp verdik. On gün sonra mahkemeye gittik, bayağı dil döktükten sonra ikna oldular.



Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Başbakanım, Sayın Adalet Bakanım; Emekli memur olan bir vatandaşım. Yaklaşık on sene önce dairemizin satışı için mahkemeye müracaat ettik (mahçur bir kişiye ait dairenin vasi yoluyla satış izni alınması, vasi; eşi), keşif vs. bütün işlemler yapıldı fakat sürecin uzamasından dolayı satış işi olmadı. Harcanan zaman, emek, diğer masraflar boşa gitti. On sene sonra tekrar, şirketin elinde kalmış tek daireyi almak için dairemizi satmak istedik. İlgili mahkemeye bir dilekçe verdik, verdikleri süre (10 gün) kadar bekledik, gittik. Meğer önceki mahkemenin kararı geçersizmiş, yeni karar lazımmış. Bir hafta sonra yeni karar çıktı. Satmak ve satın almak istediğimiz dairelerin bilgilerini belirten bir dilekçe daha yazdık. Dairelerin keşif bedeli olarak 450 TL yatırdık. Keşif yapıldı raporu bir hafta sonra adliyeye göndermişler. İşlemler bitiyor diye sevinirken, bizim dosya ve rapor bir de asliye hukuk mahkemesine gidecekmiş. Üçüncü defa derdimizi anlatan dilekçemizi yazıp verdik. On gün sonra mahkemeye gittik, Bayağı dil döktükten sonra ikna oldular. On gün sonra gel dedikleri dosya hazırmış, ellerinin altında bekliyormuş. Evrakların yazısını elden takip için bana verdiler, tapuya ve belediyeye gittim. Tapudan evrak’ı aldım, belediyeye gittim. Epey uğraştıktan sonra yazıyı, imzalanması için müdüre göndermeyi sağladım. Bir gün sonra müdürün, sonraki gün de başkan yardımcısının imzaladığı evrakı, hemen mahkemeye götürdüm. Mahkemedeki görevli evrakları inceledi. Tapu dairesinin verdiği evrakta BEDAŞ tarafından 99 yıllığına konmuş bir şerh vardı. Bu şerh kalkmadan olmaz dedi. Ümitlerim bitti ve yıkıldım. Ne konuşacak hal ne söyleyecek derman kaldı. Bu şerhin ne olduğunu araştırmaya başladım. Daireyi aldığım şirketi aradım, şerhin ne olduğunu sordum, “onun dairenizin satışına veya kredi alınmasına engel bir durumu yok, bu konuyu bütün bankalar ve tapu dairesi biliyor bu şerh sadece senin daireye mahsus bir şey değil, o sitedeki 2700 dairenin hepsinde var ve kalkması mümkün değil” dediler. Şerhin mahiyeti de; Bedaş’ın yapacağı bir şey için baştan daire sahiplerinden muvafakatname alması anlamına geliyormuş. Bu hususta ne yapacağıma dair kimse doğru dürüst bilgi vermiyor. En son Taksim’de inşaat emlak kamulaştırma birimine bir dilekçe verip, istediğimiz yazıyı 6 gün sonra alabildik. Bu arada alacağım daire sahiplerinden dört defa süreyi uzatmaları için izin istedim. Yazıyı mahkemeye götürdüm, tam olmamış ama neyse bu şekilde de kurtarır dediler. Mahkemedeki görevliye işlem tamam mı dedim, “hayır daha kararın on beş gün askıda kalması lazım, ondan sonra satış günü vereceğiz, daireni alacak şahıs ile birlikte geleceksin, satış işlemi yapacağız, sonra tapuya gidip devir yapacaksın. Dairenin parasını bize getirip teslim edeceksin, senin hesabına yatıracağız ondan sonra alacağın yerle ilgili tekrar dilekçe vereceksin parayı oraya transfer edeceğiz” dediler. Yıkıldım, konuşacak halim dermanım mecalim kalmadı. Ertesi gün şirkete gittim, durumu anlattım. Onlar da, “bu işlem bir ay daha sürer, biz bu kadar bekleyemeyiz, daireyi almak için sırada 7-8 kişi var” dediler. Benim işim olmadı. Bir buçuk aya yakın süre uğraştım, yaptığım masraflar 1000 TL’yi geçti ve bütün bunlar boşa gitti. Bu arada satmak istediğimiz dairemize de üç defa müşteri bulduk. Bu süreçten dolayı hepsi caydı. Mahkemede görevliye, başlattığımız bu satış işlemlerinin ne kadar süresi var dedim. Bir veya iki ay geçerli olur ondan sonra tekrar aynı işlemlere başlayacaksın dedi. Bu ikinci defa satış girişiminden de sürenin uzamasından dolayı sonuç alamadık 1. Önceki mahkemede aldığımız kararın, yeni mahkemede geçerliliği devam edemez miydi, bir kararın çıkması iki hafta mı sürmeliydi? 2. En az 4 dilekçe verdim, bu kadarına gerek var mıydı? 3. Rapor ve mahkeme süreci daha kısa olamaz mı, veya başka tedbir alınamaz mıydı? 4. Tapu dairesi, bankalar bu şerhi biliyor, bunun satışa engel olmadığı mahkemelere iletilse olmaz mıydı? 5. Mahkemenin verdiği satış kararının 15 gün askıda kalmasının ve diğer gereksiz bürokratik işlemlerin ne faydası var? 6. Şu ana kadar bir buçuk aya yakın zaman geçti, alacağımız daire sahipleri vazgeçmemiş olsaydı işlemler bir ay daha devam edecekti ve 2.5 aya yakın bir süre geçmiş olacaktı. Bu kadar zaman ve 1000 TL’den fazla masraf boşa gitti, on sene önce de aynı işlem ve masrafı yapmıştım. Daha kolay bir uygulama olamaz mıydı. 7. Bu işlemlerin tamamının bir dilekçe ile ve bir hafta içinde bitebileceğine inanıyorum. Mahçuru korumak böyle mi olur? Bir mahçur İşi olmayan gencin geliri mi olur? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın dikkatine; İşsiz bir gencim. 3 sene önce babamı kaybettim. Üniversite mezunuyum, çevrem ve tanıdığım olmadığı için iş bulamıyorum. Dul ve yetim aylığı alan annemin eline bakıyorum ve de hiç konuşmadığım mühendis maaşı alan kardeşim var. Emin olun tıraş paramı isteyemiyorum. Sadece bir tabak fazla konuluyor. Şimdi bana, “GSS (Genel Sağlık Sigortası) Primi öde” diyorlar. Ailemle bir aydır bozuşuyoruz. Konuşmadığım kardeşimin maaşı, annemin maaşı, kısacası benim üzerinde hiçbir tasarrufum olmayan bir gelir nasıl benim sayılabilir. Gelir servet değildir ayrıca, gelir maaş gibi akım değişkendir. İşsiz insan geliri olmayan insandır. Bunu en iyi ben biliyorum. Kişilerin banka hesapları, evindeki malzemeleri, et yiyip yemediği gibi kıstaslar var. Anayasa’nın özel hayatın gizliliği ilkesine aykırı bir durum. Şu an ödeyemezsem haciz ile tehdit ediliyorum... Lütfen bu çarpıklığı düzeltin... İsmi Mahfuz Adres: İhlas Medya Plaza 29 Ekim Cad. No:23 Yenibosna/ İSTANBUL Tel: (0212) 454 38 22 Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT