BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Geliyorum’ diyen zafer!..

‘Geliyorum’ diyen zafer!..

MHP’nin muazzam zaferi için, çok şeyler söylendi, çok şeyler yazıldı veya daha çok şeyler söylenecek, çok şeyler yazılacak.



MHP’nin muazzam zaferi için, çok şeyler söylendi, çok şeyler yazıldı veya daha çok şeyler söylenecek, çok şeyler yazılacak. Ne var ki; MHP’nin yükselişi ile ilgili olarak ilk tesbiti yapanların başında olduğumuzu belirtirsek hiç de yanlış olmaz. Gerçekten de, bir yıl kadar önce FLAŞ’ta “MHP, ‘Ben de varım’ diyor” başlığı altında yer alan yazımız, mutlaka şimdi hatırlatılması gereken bir belge halini almıştır sanırız. 17 Mayıs 1998 tarihli yazımızı aynen kullanmak ihtiyacını duyuyoruz. Çünkü, “Geliyorum” diyen zaferin ayak seslerini ta o tarihlerden duymanın temelinde, samimi, sorumlu ve objektif bir gazetecilik duygusunun saklı olduğu apaçık. İşte, FLAŞ’ın tam metni: “Kuruluşundan beri, ismi üzerinde çeşitli spekülasyonlar yapılan, nedense her olaya karıştırılmak istenen MHP’de çıta yükseliyor. Başbuğ Türkeş’in vefatından sonra sendeleme geçiren MHP, yavaş yavaş kimliğine kavuşurken, artık “Ben de varım” diyor. Ard arda yapılan toplantılarda, mitinglerde, MHP’nin Türk siyasi yelpazesinde önemli bir yer işgal edeceğinin kesin işaretleri görüldü. Türk-İslam mefkûresinin bir heyecana, bir coşkuya dönüştüğü MHP’nin, gerek gösterilen ilgi, gerek kamuoyu yoklamalarında, yüzde 10 barajını rahatlıkla aşabileceği, hatta daha büyük rakamları zorlayacağı intibaları mevcut. Türk siyasi hayatında yaşanan bunca “çirkin” olaylar, doğan boşluklar ve tutarsızlıklar, MHP’nin yıldızını parlatırken, şimdi en önemli husus, herhangi bir hatanın işlenmemesiyle özetlenebilir. Nitekim; başta Genel Başkan Devlet Bahçeli olmak üzere, bütün parti kadrosu, tutarlılık çizgisini muhafaza etmeye çalışıyor. AĞIRBAŞLI BİR POLİTİKA MHP’nin yakaladığı ivme gerçekten de çok önemli. Önemli olduğu kadar da, Türk siyasi hayatı için büyük “fırsat” olarak değerlendirilmeli. Bu yüzden de sergilenen “ağırbaşlı” politika çizgisinin korunmasına çaba gösteriliyor. Özellikle, ülkücülerin yeniden “yanlış” anlaşılmamasına gayret ediliyor. Her ne kadar, bazı münferit olaylar, yine MHP’ye fatura edilmek isteniyorsa da, takınılan tavır gerçekten de “umut” ve “güven” verici. Geçenlerde görüştüğümüz MHP Genel Sekreteri Koray Aydın’ın dediği gibi, “Türkiye hassas bir dönemden geçiyor.” İşte bu hassas dönemde, demokrasinin “emniyet supaplarından” biri de MHP gösteriliyor. Gerçi, MHP üzerinde “çirkin” oyunlara tevessül edildiği de bir gerçek. Ancak, başka bir gerçek de, MHP’nin provokasyonlara kapılmaması, aksine birleştirici, huzur verici bir rol oynaması... Eğer, MHP, “Ben de varım” diyorsa, bu tutarlılığını ve ağırbaşlı politikasını dikkatle sürdürmeli, kendisine gönülden bağlanan kitlenin umutlarını, parlamentoya taşımalı ve iktidar için “anahtar” rolünü mutlaka kazanmalı, üstlenmeli.”
Kapat
KAPAT