BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir milyon ehliyet

Bir milyon ehliyet

Türkiye’deki sürücü ehliyet sayısı yirmi milyon civarında. Her ehliyetli araba kullanmamakta. Bazıları araba alamadığı için direksiyonda değil.



Türkiye’deki sürücü ehliyet sayısı yirmi milyon civarında. Her ehliyetli araba kullanmamakta. Bazıları araba alamadığı için direksiyonda değil. Yaşlılar, bazı hanımlar ve makam sahipleri de direksiyona geçmiyor. Bundan dolayı ehliyet sayısıyla yollardaki araba kullanan sayısı eşit değil. Sürücüler ikiye ayrılabilir. TIR ve kamyon sürücüleriyle otomobil sürücüleri. Otomobil sürücülerini de ticari araba sürücüleri, hususi araba sürücüleri diye tasnif etmek mümkün. Şehir trafiğini ilgilendiren ticarî ve hususî arabalardır. Ticarî vasıta sürücüleri ekmek derdinde. Problem yüzde doksan hususî araba sürücülerinde. Onlarda da gençlerde... Nereye geleceğiz? Geleceğimiz yer bir sosyal derttir. AB, Suriye, Kıbrıs, iktidar-muhalefet atışmaları vs. derken zaman zaman asıl konuşulması gereken gündem kayboluyor. Kadın budlu rengarenk basın, sadece darbe meddahlığı yapmadı. Alkole dokunduğunuzda, ‘ahlak’ dediğinizde onlar, yıllar yılı ayağa fırlayıp çağdaşlık, uygarlık yobazlık türküleri çağırdılar... Varılan netice nedir? Bugün kadına şiddetin önüne geçilemiyor, çocuk dayaktan kurtulamıyor, yol cinayetleri durmuyor, şehir trafiği magandalardan illallah diyor, spor saldırganları ıslah olmuyor. Bunların sebebi, alkol ve sarhoşluktur. Yukarıdaki hesaba göre hususi araba sayısı beş milyon civarında olmalı. Hadi biz on milyon diyelim. Birkaç gün evvel yetkililer açıkladı. Türkiye’de bir milyon ehliyete el konmuş. Haber sıradan bir istatistik olarak okunup geçildi. Felaket yalnızca deprem midir? Alkol aldıkları için değil, alkol sınırlarını aştıkları için o kadar ehliyet geri alınmış. Görüldüğü gibi ortalama olarak her beş veya on sürücüden birinin sarhoş olduğu bir acı gerçek karşımıza çıkmakta. Bunlar, genç ve orta yaştır. Yani alkol, nesilleri, aile hayatını, sosyal hayatı ve cemiyet huzurunu tehdit etmekte. Eğer, üstelik de Müslüman bir memlekette sürücü sayısının onda veya beşte biri sarhoşluk sebebiyle ehliyetini kaybetmişse orada durup düşünmek gerekmez mi? Bu bir sosyal çürüme habercisi değil midir? Ceza olarak ehliyete el koymak yetmez. Sarhoş sürücülerin pasaportları üç ay gibi hükümsüz sayılmalı. Üç ay gibi banka kredisi alma hakkından mahrum bırakılmalı. Arabasına da değerinin yirmide biri gibi bir ceza yazılmalı. Araba üç ay kadar bağlanmalı. İçki satışı çok zorlaşmalı. Benzin istasyonlarında bile alkolün her çeşidi satılmakta. Bunu insanın aklı fikri almıyor. Neredeyse pompa ile içki verilecek. Acilen bu çelişkinin önüne geçilmeli. Bu bir cerrahî müdahale, mânevî iyileştirmedir...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT