BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KRAMPON...

KRAMPON...

ALTI yıl sonra golle buluşan Ujfalusi: “Top çizgiyi geçince gol oluyor derlerdi de inanmazdım.” “Kardec”



ALTI yıl sonra golle buluşan Ujfalusi: “Top çizgiyi geçince gol oluyor derlerdi de inanmazdım.” “Kardec” ... SİVAS deplasmanında G.Saray’ın 3. golünü atan Aydın Yılmaz; “Konyaspor geyiğinden kurtulduğum için mutluyum.” “uçantekmeatanfare” ... SİVAS-G.Saray maçında ilginç anons; “Çıkan ayakkabı 42 numara Nike, giren ayakkabı 41 numara Adidas.” “Zamazingoloji” ... KENARDAN gelen “Necati nasıl vurdun bana da öğret” haykırışı futbolseverleri duygulandırdı. “nicomedi” ... HAFTALARDIR 3 puana hasret kalan Inter’de yönetim, kovulacak teknik adam arayışlarına hız verdi. “atoutlemonde” ... BURAK ile Ronaldo arasındaki gol krallığı yarışına Mourinho’dan ilginç yorum; “Burak Türkiye’den daha iyi bir takım” “rhmsrl” ... REAL Madrid Espanyol maçını yorumlayan üstat Üründül; “Bu nasıl bir kaleci Erdoğan bir o kalede bir bu kalede...” “asparagas” BİZİMKİLER... (...Bizimkiler’in ajandası) Serdar; “Banyodaki kirli çamaşır sepeti, mutfaktaki çöp... Unutma...” ... Murat; “2011’in senelik iznini de kullan... Kafan rahat olsun...” ... Faik Abi; “Gazetede gece çalışanlar da varmış... Çay demleyip git...” ... Hasan Abi: “Röportaja giderken alınacaklar; kayıt cihazı ve fotoğraf makinesi... Ayakkabı giymeyi unutma...” ... Ahmet Abi; “Burnumun maçta kırıldığına kimse inanmadı... Yeni senaryo bul...” ... Emin; “Asansörlerde kamera yok ama mikrofon var, dikkatli konuş...” ... Berber Coşkun; “Yüzdeki tüyleri iple çekme... Yine dişi kırdık...” ... Mustafa Abi; “Sağdaki demlik bayat, soldaki taze... Unutma...” TUZAKTAN?KUMANDA (...FLASH - Ne Çıkarsa Bahtına) SİNEM YILDIZ: Siz kendinizi dört dörtlük görüyor musunuz?... STÜDYO KONUĞU: Aynaya bakınca daha fazlasını görüyorum... SİNEM YILDIZ: Görüyorsunuz kimse ‘Kaşımın üstünde gözüm var’ demiyor... Hayata dair... En genel biçimiyle sevmenin etkin yapısı, sevmenin almak değil öncelikle vermek olduğu biçiminde tanımlanabilir... Vermek almaktan çok daha coşku vericidir... Bu, beni yoksullaştırdığı için böyle değildir, verme eyleminde canlılığının gücü yattığı için bu, böyledir... Ancak kendinden bir şeyler verebilen kişi zengindir... Sevgi, sevgi üreten bir güçtür... Güçsüzlük, sevgi üretememektir... Eğer sevginizi sevgi doğurmuyorsa bu, sevginizin, sevgi üretemediği anlamını taşır... Eğer seven kişi olarak hayatınızı ortaya koyuyor ama sevilen bir kişi olamıyorsanız, sevginiz güçsüzdür... Sevmek öğretmenin tek yoludur... Gerçek bilgiye erişmenin tek yolu sevme duygusudur... Ancak bir insanı nesnel olarak tanıyarak, onun değişmeyen özüyle, sevgi duygusu ile kavrayabiliriz... Bir amaca yönelik olmayan sevgide ancak, gerçek sevgi açılıp gelişir... (Erich Fromm) İTİRAF REYONU... (...isim: samet ...şehir: istanbul ...yaş: otuz iki) Evlendiğinde ellidokuz kiloluk tığ gibi arkadaşım Ahmed Onur ile fazla kilolarından konuşurken dedi ki; “-Ya abi tartıldım, yetmiş dokuz kilo olmuşum, inanamıyorum. E tabii kıyafet mıyafet iki kilo çık, yetmişyedi kilo falanım...” Ben de artık dayanamadım, “-Yahu abi, geçenlerde de yetmiş beş kiloyum, kıyafetleri çık yetmiş üç falanım diyordun. Bence dikkatli ol derim...” (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) söz der ki; “-Hayatın tadı; hayatın tadını ararken karşına çıkan şeylerdir...” (...Orta derecedeki müthiş S.Ö.Z.leri) TEMEL’iN YERi Temel, arkadaşıyla sohbet ederken, “Yahu Dursun” demiş; “-Bu fıkraları bize uyduruyorlar ama benim hiç komiğime gitmiyor...” Dursun, “Ben sana bir tane anlatayım da gör” demiş ve başlamış meşhur fıkrayı anlatmaya; Küçük Temel matematikten ikmale kalmış... Hocası son bir şans daha tanımış ve stadyumda, herkesin gözü önünde bir imtihan daha yapmaya karar vermiş... Ve; “Oğlum Temel, de bana bakayım iki kere iki kaç ediyor” diye sormuş... Temel düşünmeden “Herhalde dört ediyor hocam” cevabını vermiş... Hocanın bir şey demesine fırsat kalmadan tribünler, “Bir şans daha ver... Bir şans daha ver” diye tezahürata başlamış... Dursun’un anlattığı fıkrayı dinleyen Temel, kaşlarını çatmış; “-O da dersine çalışıp gelseydi kerata” demiş... GÜNDEMİN KIRINTILARI... Annenin televizyonda izledikleri, çocuğun ruh hâlini de etkiliyormuş... Bu işler böyledir hep; Önce annenin izledikleri çocuğu etkiler, sonra çocuğun izlediği anneyi... BİR FİLM DİYALOĞU (...The Roaring Twenties) “-Hiçbir şeyini kaybetmemiş birine güvenemezsiniz...”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99547
    % 1.59
  • 6.0594
    % -3.21
  • 7.1276
    % -3.1
  • 7.9636
    % -2.83
  • 234.329
    % -3.49
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT