BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir tabak dereotlu bakla

Bir tabak dereotlu bakla

“Urla’daki akrabaları da göndereceklerini söylemişler. Ancak yetişemeyeceğinden endişelilermiş. Adamcağızın son arzusu bir tabak dereotlu bakla!..”



Hanım telefonda, “Dur kapatma! Bu çok önemli” deyince dinlemek zorunda kaldım. Diyordu ki: - Adam çok hasta... Yakında ölür diyorlar. Sadece “nefes” alabilmek için zorlanıyormuş. - Nefes mi? Vay be, nefes almak bu kadar zor mu? Kimden söz ediyorsun sen? - Ya yan komşumuzdan... Hani oğlumuz Enver’i çok seven emekli öğretmen vardı ya? İşte o. Bugün ziyaretlerine gitmiştim. Amca akciğer kanseriymiş. - Tamam, bakarız. Sen merak etme! - Ama bak! Lütfen her yere bak. Olur mu? Yoksa içime dert olur... - Peki... O gece toplantı sonrası ne kadar açık market, manav, bakkal çakkal varsa giriyoruz içeri. “Bakla var mı?” “Yok!” Gerçi Urla’daki akrabaları da bakla pişirip göndereceklerini söylemiş. Ama eşi yetişemeyeceğinden endişeliymiş. Adamcağızın son arzusu bir tabak dereotlu bakla!.. Ortağım konudan tam haberli olmadığından sıkılmıştı: -Ne bulunmaz baklaymış be! Yarın alsanız olmaz mı? -Abi bu geceden baklanın acilen pişmesi lazım... -O niye ki? -Alt komşu göçecek bu âlemden. Bizim bakla yetiştirmemiz lazım... -Abi saat kaç oldu bak! Adam hemen ölmedi ya! -Belli mi olur Abi! Neyse galiba haklısın. Kaç saattir arıyoruz ama yok... Neticede o gece eve bakla bulamadan gitmiştik. Ama sağ olsun hanım, ertesi sabah erkenden çarşıya çıkıp aramış taramış nihayet bulmuş baklayı. Eve gelir gelmez, Girit usulü hemen pişirmiş. Aceleyle hasta komşuya servis yapmış. Hanım teyzeler o bir tabak baklayı görünce gözleri dolmuş. Güzel bir komşuluk ne hoş bir şey ya... Ne şans... Bir gün sonra tekrar ziyarete gittiğinde hanıma demiş ki Akciğer hastası olan emekli öğretmen amca: - Kızım ben artık hiç bir şey yiyemiyordum. Ama senin getirdiğin yemeğin hepsini afiyetle yiyip bitirdim. Allah senden razı olsun. Son demlerimiz (zamanlarımız)de gazetenizi de okuduk. Hakkınızı helal ediniz... - O ne demek amca? Helal olsun. -Evet, kızım, yemeğinizi de yedik. Artık buraya kadarmış. -Aman amcacığım o nasıl söz? -Takdir-i İlahi kızım. Biz ölümden razıyız. O gece... Uykulu halde iken ambulâns sesleri duyuyorduk. Evet, hasta amca perşembeyi cumaya bağlayan o gece vefat etmişti. Cuma günü de namazı kılınıp defnedildi. Son okuduğu, Türkiye gazetesi oldu. Ve son dünyalık arzusu da yerine getirilmişti: Bir tabak dereotlu bakla yemeği... Allah rahmet eylesin... Taksiratını affetsin... H. E.-İzmir > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93427
    % 0.77
  • 5.4654
    % -0.33
  • 6.1611
    % -0.47
  • 7.074
    % -0.34
  • 211.182
    % -0.24
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT