BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu ödül iptal edilmelidir!..

Bu ödül iptal edilmelidir!..

Bir; Merkezi İstanbul’da olan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin üyesi değilim, olmak için müracaat etmedim ve olmadım. Bana, merkezi Ankara olan Gazeteciler Cemiyeti ile İzmir Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Spor Yazarları Derneği üyeliği yetti de arttı bile.



Bir; Merkezi İstanbul’da olan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin üyesi değilim, olmak için müracaat etmedim ve olmadım. Bana, merkezi Ankara olan Gazeteciler Cemiyeti ile İzmir Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Spor Yazarları Derneği üyeliği yetti de arttı bile. İki; üyesi olduğum bu derneklerin “gazetecilik yarışmalarında”, uzun yıllar “jüri üyeliği” de yaptım!.. Dahası, 56 yıla dayanan meslek hayatımda “ilk birkaç yılım hariç” bu yarışmalara hiç ama hiç katılmadım!.. Zira, yarışmalarda, zaman zaman “içinde de bulunduğum” jürilerin seçim ve teşkilinden başlayarak değerlendirme yöntem ve kriterlerine kadar beni “tatmin etmeyen” boşluklar, noksanlıklar vardı ve de “nedense” bu boşluklar bir türlü “adaleti sağlayacak” şekilde doldurulamıyordu!.. Dahası, “benim haber ve yazılarımı değerlendirecek” jüri üyelerinin, “benden daha iyi gazeteciler olması gerektiğini” de düşündüğümden, çok jüride “bu gereği taşımayan” insanların olduğunu görmem, beni “bu yarışmalardan her zaman uzak tutmuştu!..” Üç; bugün spor gündemimize “bomba gibi düşen” olay, yukarıdan beri yazdığım ve de belki de “eksik” yazdığım tablonun doğal bir sonucudur ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Jürisi, “gazetecilik” bakımından fevkalade hatalı, “insan hakları” bakımından da “adaletsiz” bir seçim yaparak, tam tabiri ile bu köklü cemiyeti de, mesleğimizi de “sarsacak” bir skandala imza atmıştır!.. Üstelik “Fotoğraf mıydı, haber miydi” açıklamaları ve düzeltmeleri de, yapılan “çok yanlış” değerlendirme zincirine, insanların aklına “başka şeyler de getiren” hata halkaları eklemiştir!.. Bir defa, “Nereden nereye” diye haber olmaz!.. “Haber” kabul edilen “o” yazıya “haber niteliği veren” o yazıya ek olan fotoğraftır; “o fotoğraf olmasa”, çok açıktır ki, “haber” denilen o yazı büyük jürinin önüne bile gelmezdi!..” “Öyle” fotoğraflar elde edilmediği içindir ki, “spordan, siyasete, askerlikten, bilimden, gazeteciliğe kadar” pek çok ünlü insanımızın başına “benzer” durumlar gelmiş olduğu hâlde, “Nereden nereye” haberleri (!) yazılmamış, “gazetecilik yarışmalarına katılmamış” ve de elbette “ödül (!) kazanamamışlardı!..” Dört; ve “gene” çok açıktır ki, “ödül” habere değil, “fotoğrafa verilmiştir!..” Bu fotoğraf, bir gazeteci tarafından çekilmemiş, “açık açık suç işleyen bir polisten para karşılığı satın alınmıştır”; gazetecilikle “örtüşen” tarafı çok azdır, ortada “ödül verilecek bir durum (!) varsa”, bu ödülün “suç işleyen” o polise verilmesi gerekir!.. Beş; değerlendirme, “insan hakları bakımından” tam bir yüz karasıdır; “suçlu olduğu kesinleşmemiş” kişilerin “böylesine küçük düşürülerek teşhiri” ve hele hele “bu teşhire ödül verilmesi” mesleğimiz bir tarafa “insanlık” açısından hiç kabul edilemez!.. O değerlendirmeyi yapan jüri üyelerine sormak gerek, “bu konuma düşürülen insan, Aziz Yıldırım değil de, siz olsaydınız, babanız, eşiniz, kardeşiniz olsaydı” ve yapar, ne düşünürdünüz?.. Altı; bu bakımdan, “yetkisi olan” cemiyet yönetim kurulu, bu ödülü, gelecek kuşaklara da örnek ve ders olacak bir şekil ve gerekçe ile iptal etmeli, özür dilemelidir!.. Yedi; Ama bütün yukarıdan beri yazdığım satırlar, Fenerbahçe Yönetimi’nin “tepki” açıklamasındaki “bazı değerlendirme ve nitelemeleri ile çok haksız, adaletsiz olarak, tepki konulan durumun bir benzerini yapmış olduğu” gerçeğinin üzerini örtemez. Fenerbahçe gibi bir büyük kulübün yönetiminin “üslûbu” bu olamaz ve olmamalıydı!.. Sekiz; herhalde bu “kara” olay, “ortada hiçbir delil, belge ve hatta ciddi tanık olmadan” çıkıp da başka kulüpler ve takımlar için “Şike yaptılar” iddialarında bulunmanın, o camiaları ne kadar “derinden yaraladığını” ve ne kadar “acımasız bir hata olduğunu”, yıllardan beri “bu iddialara sarılmış” Fenerbahçe yöneticilerine anlatmıştır!.. Ve de dokuz; Sarı-lacivertli yöneticilerin unutmaması gereken gerçek şudur; “Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi, başkasına yapmayacaksın!..”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT