BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Anayasanın tarafları

Anayasanın tarafları

Eskiden, uzlaşarak, geniş toplum kesimleri ile mutabık kalarak, toplumun her kesiminin taleplerini göz önüne alarak dedi mi tek şey anlaşılırdı: Askerler bu düzenlemeye sıcak bakıyor.



Eskiden, uzlaşarak, geniş toplum kesimleri ile mutabık kalarak, toplumun her kesiminin taleplerini göz önüne alarak dedi mi tek şey anlaşılırdı: Askerler bu düzenlemeye sıcak bakıyor. Asker her şeye bakardı. ÖSS imtihanındaki katsayıya da, kurban derisine de, polisin kullanacağı silaha da, polis yetki ve salahiyet kanununa da, kimlerin vakıf üniversitesi kurabileceğine de.. İnsanın her işine bakan, nezaret eden biri olunca müzakere de teferruat oluyor, uzlaşmak da.. Toplumun farklı kesimleri dediğiniz şey de yemeklere katılan baharat ve tuz misali azı karar, çoğu zarar. Bu toplum buna alışmış. Bu alışkanlıklar üç nesil büyütmüş. Bu alışkanlıklarla büyüyenler sivil toplum kuruluşunun ne olduğunu bilmez. Üye olsa da bilmez, başkan olsa da. Meslek örgütünün ne olduğunu da bilmez. Bilmediği için bu tarz örgütlerin başına çöreklenenler yaş haddini dolduruncaya kadar orada kalır. Fırsat bulanlar çocuklarını yerine hazırlar. Saddam gibi, Esat gibi, Hüsnü Mübarek abi gibi.. Hep seçim olur, hep bu adamlar kazanır.. Bu ülkenin efsane olmuş öğrenci dernekleri (MTTB gibi), efsane olmuş esnaf odaları, sanayi odaları geçmişte hep yarı resmî El Ehram gazetesi gibi çalışmışlar. Halkla, öğrenci ile, esnafla bir ilgileri olmamış. Herkesin var bizde de olsun, olana bitene göz kulak olsun hesabı yapılmış. (Artı), daha biz hayatımızda oturup hiç anayasa yapmamışız. Yapıp getirmişler, yazıp getirmişler. Bu şartlarda, bu alışkanlıkların sahibi olan biz, bu saatten sonra nasıl oturup anayasa yapacağız? Perde arkasından höt diyen biri olmadan bu iş nasıl olacak. Bu işler boşluk kabul etmez. Asker nezaretten vazgeçti ise orada oluşan boşluğu birisinin doldurması lazım. Müptezel bir tavırla, “Efendim bu boşluk halkın iradesi ile doldurulacaktır” demek benim açımdan iltifat değil. ... Diyorum ki, bu anayasayı kim kiminle anlaşarak yapacak. Soru tam anlaşılmadı.. Tersinden gelerek sorayım: Parlamentodaki üç partinin genel başkanı mutabık kalsaydı, işin usul kısmını yerine getirmek için bir komisyon kurulsaydı.. Komisyon, ellerine tutuşturulan prensiplere göre bir metin hazırlasaydı.. Getirip genel başkanlarına gayriresmî arz etselerdi.. Genel başkanları da tamam, deseydi.. Kimlerin uzlaşmasıyla bu anayasa hazırlanmış olurdu: Resmî söylemle: Parlamentodaki üç siyasi partinin ittifakı ile.. Parlamentonun yüzde 95’inin mutabakatı ile.. Oysa aslı üç kişinin mutabakatı oluyor. Doğal olanın bu olduğunu söylüyorum.. Öbür tarafı göstermelik.. Biz göstermelik kısmını medyadan takip ediyoruz. Asıl mutabakatın kimler arasında olacağını soruyorum.. Kimler uzlaşacak da bu anayasa çıkacak.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT