BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tıbbın acizliğini yaşadım!

Tıbbın acizliğini yaşadım!

“Mal varlığım dediği arazi ve üzerindeki tesisin değeri trilyonlarla ölçülemeyecek kadar koca bir tatil köyüydü... Ve bir can karşısında hiç değeri yoktu!..”



Kendisi o kadar kibar bir insandı ki, hayatımda onun gibisini az gördüm desem yeridir. Hanımı keza yine öyle... Balıkesir Bandırma’daki te-sisleri uçsuz bucaksız Manyas ovasının havasıyla suyuyla tertemiz bir beldesi. Kuş sesleri, su seslerine karışıyor, mutlu ve müreffeh insanların biri gidip biri geliyordu... Lakin hiçbiri beyefendinin gözünde değildi. Artık orasıyla ilgisi kalmamıştı. Çünkü kanser bedenini sarmaya başlamıştı. Kendisine durumu anlattığımızda umutsuz gözlerini mahcup gözlerime dikti. O gözlerde resmen tıbbın acizliğini gördüm. Beyefendinin verdiği o cevabı hiç unutmuyorum: -Bilsem ki uygulayacağı yöntem derdime çare olacak, şu gördüğün bütün mal varlığımı kendisine bağışlarım. Hiçbiri gözümde yok... Mal varlığım dediği arazi ve üzerindeki tesisin değeri binlerle milyonlarla değil trilyonlarla ölçülemeyecek kadar koca bir tatil köyüydü... Ve bir can karşısında hiç değeri yoktu. Ama o kadar varlık o canı bedende tutamıyordu. Onun yüzüne bakarken o kadar anlaşılıyordu ki dünyanın anlamsızlığı... Aradan altı ay gibi bir süre geçmişti. Duyduk ki beyefendi Hakkın rahmetine kavuşmuş. İnna lillah ve inna ileyhi raciûn... Bu hatıramın üzerinden on sene geçmişti... Olacak değildi ama yine bir vesileyle o tesise ve o aileye bu kez iş görüşmesi için gitmemiz varmış nasipte. Mail gönderdim. Kendimi tanıtmaya ve hatırlatmaya çalıştım. Halkla ilişkiler müdürlüğünden bir cevap geldi. Bizi görüşmeye çağırıyorlardı. Oraya gittiğimizde muhasebe müdürü karşıladı. O da çok kibar bir beyefendiydi. İş görüşmesi öncesi hanımefendinin halini hatırını sordum. “Nasıllar?” dedim. -Rahatsız, dedi. Kemoterapiye gitmişti. On sene önce, kanserden vefat eden kocası geldi gözümün önüne. Kendisinin de kocasının rahatsızlığına içten içe üzüldüğü hali geldi. On yıl öncesini konuşacak halim kalmadı. Demek o da kanser olmuştu. “Allah şifalar versin” diyerek sustum. İş görüşmesi sonrası arabamıza yöneldik. Tatil köyünün çıkış kapısına geldiğimizde bir hareketlilik oldu. Bir de baktım oydu. Evet, on sene önceki gördüğüm aynı cip. Kapıdan içeri girmişti. Ve araçtan koluna iki kişi girmiş halde hanımefendi indiriliyordu. Kanser onu da eritmiş, yiyip bitirmişti... Bir tuhaf oldum... Dinleneceği odasına götürülüşünü içim buruk izledim. Dünya bu kadar faniydi işte... Halil İbrahim Levent-İstanbul > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT