BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kofi Annan devrede

Kofi Annan devrede

6. BM genel sekreteri, Butros Gali adında biriydi. Hemen bütün İslam âlemi, Mısırlı bu diplomattan nefret etti. Daha doğrusu İslam âlemi, kendisinden nefret etsin diye o, âdeta her şeyi yaptı. Butros Gali’den sonra 7. genel sekreter Ganalı Kofi Annan oldu. İki genel sekreter de kara kıtadan seçilmişti. Kofi Annan aynı zamanda ilk zenci genel sekreterdi.



6. BM genel sekreteri, Butros Gali adında biriydi. Hemen bütün İslam âlemi, Mısırlı bu diplomattan nefret etti. Daha doğrusu İslam âlemi, kendisinden nefret etsin diye o, âdeta her şeyi yaptı. Butros Gali’den sonra 7. genel sekreter Ganalı Kofi Annan oldu. İki genel sekreter de kara kıtadan seçilmişti. Kofi Annan aynı zamanda ilk zenci genel sekreterdi. İlki ne kadar antipatik idiyse ikincisi de o kadar sempatik oldu. Başarılı bir dönem geçirdikten sonra yerine Koreli Banki Moon geldi. Kofi Annan tam da unutulmuşken şu birkaç gün içinde yeniden dünya sahnesinde yer aldı. Eski genel sekreter, Beşar Esad’a hem BM ve hem de Arap Birliği temsilcisi sıfatıyla gitti. Sonra nedense Katar’a uğrayıp Ankara’ya geldi. Kamera önünde dedikleri şunlar... -İnsanî yardım için Suriye’ye daha fazla baskı uygulayacağız. Gayemiz sivil ölümlerinin önüne geçmektir. Herkesi masaya oturtacağız. Şiddetin daha fazla sürmesini göze alamayız. Tabiî ki bu beyanat, kendi içinde sorular da taşımakta: -Baskıyı ne ile kimlerle ve nasıl uygulayacaksınız? Masaya oturacak herkes kimlerdir, Suriye iktidarıyla muhalifler mi, muhalifler, Türkiye ve Esad idaresi mi, yoksa Türkiye, İran, ABD, Çin, Rusya, Suriye, muhalifler mi? Şiddetin daha fazla tırmanması veya sürmesine tahammül edilemeyecekse kimler, ne zaman ve ne ile karşı çıkacaktır? Bu kadar tecrübeli bir diplomatın mesnetsiz konuşması beklenemez. O halde kapalı kapılar ardında daha şümullü, kararlı ve netice alıcı konuşmalar yapılmaktadır. Tahmin ederiz ki artık Suriye’de işgalci bir idare haline gelmiş olan Beşar Esad’a Moskova, Londra gibi dilediği yere ailesiyle birlikte gitmesi için garanti verilmiştir. Ankara’da Suriye’nin bugünü gibi Esad sonrasının konuşulmuş olma ihtimali de yüksektir. Dile getirilenler peyderpey ortaya çıkar. Ama bu arada ümit, tahmin ve temennilerin de gerçek olması gerekir. Kan ve katliamın durmadığı Suriye’de sorumlu sadece Baascı bir tatlısu sosyalisti mi? Pekin, Tahran ve Moskova da sorumlu. Onlardan evvel de BM’nin eskimiş sistemi sorumlu. Güvenlik Konseyi, bugün hâlâ II. Dünya Harbi galiplerini, patron devletler olarak görmeye devam ederse daha çok Esadlar çıkar, daha çok kanlar dökülür.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT