BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıssadan hisse alınır mı?

Kıssadan hisse alınır mı?

Meclis’te ilk cinayet 9 Şubat 1925 yılında yaşanmıştı. Afyon Mebusu Kel Ali lakaplı Ali Çetinkaya ile Ardahan Mebusu “Deli” lakaplı Halit Paşa arasında tartışma çıkmıştı.



Meclis’te ilk cinayet 9 Şubat 1925 yılında yaşanmıştı. Afyon Mebusu Kel Ali lakaplı Ali Çetinkaya ile Ardahan Mebusu “Deli” lakaplı Halit Paşa arasında tartışma çıkmıştı. Nereden geldiği belli olmayan bir kurşunla (Halit Paşa’ya göre ateş eden Rize Milletvekili Fuat Bey ) öldürülmüştü. Hastaneye götürülmeyen Halit Paşa 5 gün mecliste bir odada tutulmuş, o günün şartları gereği cinayet de kapatılmıştı... Meclis’te ikinci cinayet ise 29 Mart 1989 yılına rastlar. 1989 seçimlerinin üç gün sonrasında çıkan tartışmada Bağımsız Siirt Milletvekili Zeki Çeliker ile ANAP milletvekili İdris Arıkan’ı ayırmak için araya giren Siirt Milletvekili Abdulrezzak Ceylan öldürülmüştü. Ceylan’ı öldüren kurşun Arıkan’ın silahından çıkmıştı... Meclis’te üçüncü cinayet ise 31 Ocak 2001 tarihinde işlendi. Koalisyon Hükümeti ( DSP-MHP- ANAP) işbaşında iken muhalefet ve iktidar milletvekilleri arasında kürsü işgali sırasında çıkan kavgada, İçel Milletvekili Cahit Tekelioğlu ile Osmaniye Milletvekili Mehmet Kundakçı arasında kalan DYP Şanlıurfa milletvekili Fevzi Şıhanlıoğlu başına isabet eden yumruklar sonucu hayatını kaybetti... Bu cinayetleri niye yazdığımıza gelince; son günlerde Meclis’te çok gergin anlar yaşanıyor. Genel Kurul’da çıkan kavgalardan dolayı elim bir kaza olmasından korkuyor toplum. Milli iradenin tecelli ettiği yüce çatıya bu tür gerginlikler zarar verir. Sözlerimizi Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un mısraları ile bitirelim: “Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!/Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?/”Tarih”i tekerrür diye ta’rif ediyorlar;/Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?” Arabaya taş koydum Meclis Başkanı Cemil Çiçek, yeni anayasa için sürekli koşuşturuyor. Engelleme ve sabotaj girişimlerine rağmen orta yolu bulmak için uğraşıyor. İnşallah ümidi kırılmaz. Abant Toplantısında Mecliste grubu bulunan 4 partiye çağrı yaptı ve bu defa, “Bu meseleyi çözmek için taşın altına elini koymak yetmez, kafasını koyması lazım 4 siyasi partinin...” diyerek işin ciddiyetini bir kez daha vurguladı. Sayın Çiçek haklı ama bu işe ciddiyetle yaklaşan bir parti var o da AK Parti. Başta CHP olmak üzere diğer partilerin tutumu, “Dostlar alışverişte görsün misali” havasında. Değil kafalarını, ellerini dahi taşın altına koymazlar, canımız acımasın diye. Ama AK Parti koyar koymaz kafasını-gövdesini ezilsin diye taş üstüne taş yığarlar?!. Yine de temennimiz, bizi mahcup etmeleri... İyi olacak hastanın... İngiliz bilim adamları Oxford Üniversitesinde yaptıkları araştırmada hastalara verilen tansiyon ilacının beynin ırkçı duygularla aktive olan bölgelerini etkilediğini ortaya çıkarmışlar. Araştırmanın başında bulunan Prof. Julian Savulescu bu sonucun bilinç altında sahip olunan ırkçı duyguların bastırılabileceğine işaret olduğunu söylüyor. İşin açıkçası bu ilacın yaygınlaştırılması en fazla Türkiye’nin işine gelir. Özellikle Ermeni, Alman ve Yunan vatandaşları üzerinde denenip sonuç alınırsa, “Sözde Ermeni Soykırımı” belasından, Yunanistan’ın Türkiye üzerindeki hain emellerinden ve Alman dazlakların gurbetçilere düzenlediği hain saldırılardan en kısa zamanda kurtulmuş oluruz!.. Fırsatı kaçırmadan bu aşamada hemen devreye girip bu tür araştırmalara finansörlük yapmamız gerekiyor. Böylece ırkçı tehditlerden hem biz hem de dünya kurtulmuş olur ne dersiniz?!.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT