BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sivas davası nasıl çıkmaza girdi?

Sivas davası nasıl çıkmaza girdi?

Organize işleri planlayanlar, her şeyi inceden inceye düşünür ve ona göre de tedbirini alırlar...



Organize işleri planlayanlar, her şeyi inceden inceye düşünür ve ona göre de tedbirini alırlar... Öyle ki, operasyona muhatap olanlar, esas darbenin nereden geldiğini, elebaşının kim veya neresi olduğunu bir türlü anlayamaz. Olayı her kurcaladıklarında; bilmeden ve istemeden organizatörler hesabına bir düğüm daha atarlar. Mesele giderek çetrefilleşir. Bu arada, organizatör mihrak sırası geldiğinde, ustaca bir düğüm daha atar. Al sana kördüğüm!.. Sivas’taki Madımak olayının derin bir organizasyon olduğu, daha ilk günden belli idi. Hadi o gün anlamayanlar, ondan sadece iki gün sonra Erzincan Başbağlar’da; 33 köylü kurşuna dizildiğinde, ne gibi dolapların döndüğünü fark etmeliydi. Ama öyle olmadı. Aradan geçen on dokuz yıllık sürede, ortaya çıkan bunca bilgi ve belgeye rağmen, bazıları hâlâ daha kafalarını kuma gömmüş, ezberlerini veya önyargılarını tekrar ediyor. Bu yanlışta ısrar etmenin doğru sonuca götürmeyeceği kesin. Ama ideolojik ve sekter taassup, öyle körlük yapıyor ki, doğru istikamet bir türlü bulunamıyor. Otuz küsur yıl önce, Çorum ve Kahramanmaraş’ta tezgâhlanan oyun, vaktinde fark edilseydi, acaba Sivas’ta aynısının tekrarı mümkün olur muydu? Bugün hâlâ, “Sünnilerin Alevileri katletmesi” şeklinde yapılan ajitasyonun; Sivas’ta hayatını kaybeden kişilerin esas katillerinin, biraz daha gizlenmesine fırsat verdiği acaba ne zaman anlaşılacak? Davanın nasıl zamanaşımına uğradığı bile, doğru dürüst analiz edilmiyor, edilemiyor. Herkes konuşuyor, ama boş konuşuyor. Kellim kellim la yenfa’... Konuş konuş nafile... Ama herkes polis, herkes dedektif, herkes savcı- yargıç... Kimi hukukçular dahi, eyyamcılık olsun diye; yahut siyaseten öyle ihtiyaç hissettiği için, hukukun temel ilkelerine aykırı şeyler söylüyor. Olmayacak şeylerle kamuoyunu oyalayıp duruyor. Sivas davasında bugüne kadar yüz otuz bir kişi yargılandı. Kırk kişi beraat etti. Bunları ele alan yok. Firardaki beş sanık niçin bugüne dek yakalanamadı? Bunda kusuru olan kimler? Sürecin işleyişini tıkayan unsurlar nedir? Bu süreçte görevini ihmal edenler hakkında herhangi bir işlem yapılmış mı? Bunun üzerinde durulmuyor. Peki, ne yapılıyor? Slogan atılıyor. Evet evet, yalnızca slogan atılıyor. Bu şekilde Sivas davası sittin sene çözülemez. Kimse kendini kandırmasın. Aleviler de artık, kendileri üzerinde oynanan oyunların farkına varsın bari... Mezhepçiliği körükleyenlerin tezgâhına gelmesin! Zamanaşımı kararı, 2005 yılına kadar yürürlükte olan eski ceza usul kanununun hükmüne göre verildi. Yeni CMK’da, zamanaşımı süresi daha uzun. Bazı suçlar için ise, zamanaşımı hiç yok. Ama bu kanun, sanıkların aleyhine olduğu için, geçmişe yürürlü olarak uygulanamaz. CHP’li Sezgin Tanrıkulu ve Emine Ülker Tarhan’ın çıkışları sonuç getirecek şeyler değil. Sanıklar aleyhine geçmişe yürürlü kanun çıkarıldığı nerede görülmüş? Böyle bir uygulama hukukun temel ilkelerine açıkça aykırıdır. Tribünlere oynuyorlar... Nasrettin Hoca ahırda kaybettiği iğnesini dışarıda arıyormuş... Niçin böyle yaptığını soranlara da, “Ne yapayım, burada aramak daha kolayıma geliyor!” demiş. Sivas olayının faillerini, karanlık dehlizler yerine siyaset meydanlarında aramak, böyle bir şey olsa gerek!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT