BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Pazar yazıları

Pazar yazıları

Cenab-ı Hakk, Âl-i İmran suresinin 159. ayetinde buyuruyor ki: “O vakit Allah’tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın! Şayet sen, kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi.



Cenab-ı Hakk, Âl-i İmran suresinin 159. ayetinde buyuruyor ki: “O vakit Allah’tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın! Şayet sen, kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde onları affet; bağışlanmaları için dua et; iş hakkında onlarla istişare et (onlara danış). Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever.” Bu ayeti kerimede yumuşak davranmanın, bağışlayıcı olmanın, dua ve istişare etmenin, karar verip Allah’a güvenmenin gerekliliği apaçık gözler önüne serilmektedir. Günümüzde, hayatın binbir zorluğu ve iman zaafiyeti yüzünden, insanların canı burunlarının ucunda! Özellikle din adamlarının son derece şefkatli, tatlı dilli, güler yüzlü ve bağışlayıcı olması gerekir. İnanın; çatık kaşlı, sert ve haşin olanların, kaba ve katı yüreklilerin doğruları bile yanlıştır! Dinimizin hak ve gerçekliliğini, güzelliklerini insanlara, ancak şefkat ve merhamet kanatlarını gererek anlatabiliriz. Sevgililer Sultanı, Sevgili Peygamberimiz, kendisini taş yağmuruna tutan ve kovalayanlara karşı bile “... Ya Rabbi! Bunları sonsuz merhametinle bağışla! Bilmiyorlar, bilselerdi böyle yapmazlardı!...” Affedici oldu ve Allah’ın sonsuz kereminden af diledi. Evet, insanlar, gerçekten bilmiyorlar ve bilmediklerinin düşmanı oluyorlar! İnsanlara bildirmenin bir tek yolu vardır, o da Peygamber (s.a.v.) metodudur. O metod da işte budur; yani rıfk ve yumuşaklık. Ticaret erbabı, elindeki malı, müşterisine sunarken ne diller döküyor! Ne kadar tatlı dilli ve güler yüzlü oluyor! (Müşteri devamlı haklıdır!) ilkesini düstur ediniyor! Devamlı surette alttan alıyor! Müşterinin her türlü kaba söz ve davranışını görmezlikten geliyor! Sebep? O malı ona satacak ya; üç kuruş menfaatı olacak! Bütün bu zilletlere o üç kuruşluk dünya menfaati için katlanıyor. Ebedi saadetimiz olan dinimizi insanlara anlatıp inanmalarını isterken, söz ve davranışımıza bakıyor muyuz? O ticaret erbabı kadar olsun, nefsimizden fedakarlıkta bulunabiliyor muyuz? Bulunamıyorsak, bilelim ki, bizim inancımıza verdiğimiz değer, dünya malı ile bile üç kuruş etmez! İnsan, sevdiği şeyi sahiplenir, korur ve kayırır. Üzerinde titrer. Bu asık suratlarla, haşin tabiatlarla, insanları incitircesine yaklaşımlarla biz, ancak dinimizden nefret edilmesini sağlayabiliriz. Ashab-ı Kiram Efendilerimiz, yanlış bir şey söylememek ve kötü örnek olmamak için dillerinin altına taş koyarlardı! Hayrı, susmakta bilirlerdi. Şimdilerde ise moda oldu; önüne gelen, kendisini dinin temsil kadrosunda görerek, ahkâm kesiyor! Üstelik, eskileri de beğenmiyor! Halbuki, eskiler her şeylerini vererek, akıl almaz fedakarlıklara katlanarak ve inançlarını yaşayarak bu aziz dini, bizlere ulaştırdı. Eskileri beğenmeyenlerin hallerine dikkat edin; vermek yerine almayı yeğlemişler! Sadece bu tavırları bile samimiyetsizliklerinin en bariz ifadesidir. Müslümanlar ne haldedir sualinin cevabını günümüz müslümanlarının hallerinde bulabiliriz! Öyle başkalarına bakıp kusur araştırmaya da gerek yok; fert fert kendimize bakıp muhasebe yapalım yeter!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT